Ipek Budak

597 posts

Ipek Budak banner
Ipek Budak

Ipek Budak

@ipekbudak

Katılım Haziran 2010
169 Takip Edilen161 Takipçiler
Ipek Budak retweetledi
Sezen Ada
Sezen Ada@bluemoonyellows·
KAVALA: BİR TÜRK ŞEHRİNİN KATLEDİLİŞİ (1912-1923) Dört asır boyunca ezan sesiyle uyanan bir liman kenti, otuz yıl içinde nasıl haritadan silindi? Bugün Kavala'ya ayak basan bir gezgin, körfeze bakan taş kemeri, tepedeki kaleyi, dar sokaklardaki konakları görür ve bunların "antik Yunan mirası" olduğunu düşünür. Ona kimse şunu söylemez: O su kemerini bir Osmanlı sadrazamı yaptırdı. O kalenin surlarını bir Osmanlı sultanı genişletti. O limanı dünyaya açan tütün imparatorluğunu kuran adam, bu şehrin kendi evladıydı. Ve daha yüz yıl öncesine kadar, bu şehrin sokaklarında yükselen ses ezandı, nüfusun çoğunluğu Türk'tü, mahalleler camilerin etrafında şekilleniyordu. Kavala'nın hikâyesi, dört asırlık bir Türk-Müslüman şehrinin, on yıl içinde nasıl köküyle birlikte sökülüp atıldığının hikâyesidir. Bu bir "el değiştirme" değildi. Bu, planlı, aşamalı ve nihayetinde tam bir silinmeydi. Bir Sadrazamın Hediyesi: Kavala Nasıl Türk Şehri Oldu Osmanlı fethinden önce (1387) Kavala, susuz, yoksul, unutulmuş bir Bizans taşra kasabasıydı. Şehri bugünkü kimliğine kavuşturan isim, tarihin "Makbul ve Maktul İbrahim Paşa" diye andığı, Kanuni Sultan Süleyman'ın efsanevi sadrazamıdır. 1520-1530 arasındaki on yıl içinde İbrahim Paşa, şehrin surlarını yeniletti, dağlardan su getiren o muhteşem kemeri inşa ettirdi ve devasa bir külliye kurdu: cami, imaret, medrese, mektep, hamam, sebilhane.¹ Fransız gezgin Pierre Belon'un aktardığına göre bu imaret, dininе bakmaksızın her yolcuyu üç gün boyunca ücretsiz ağırlıyordu bu, Osmanlı'nın kurduğu düzenin cömertliğinin bir kanıtıydı.² Bugün hâlâ ayakta duran İbrahim Paşa Camii ve su kemeri, bu mirasın taşa kazınmış hâlidir. Kentin altın çağı ise 19. yüzyıl başında, yine kendi evladı olan bir isimle geldi: Kavalalı Mehmed Ali Paşa. Burada doğan bu Osmanlı paşası, hem imaretini ve ailesinin konağını şehre kazandırdı hem de Kavala'yı, Drama ve İskeçe hinterlandında yetişen efsanevi "Turmac" (Türk-Makedon) tütününün dünyaya açılan kapısı hâline getirdi.³ 1799'da yalnızca 3.000 nüfuslu ıssız bir iskele olan Kavala, 19. yüzyıl sonunda 22-24 bin nüfuslu, Mısır'dan İngiltere'ye, Amerika'dan Rusya'ya kadar dünya pazarlarına tütün gönderen dev bir liman kentine dönüştü.⁴ 19. yüzyıl ortasında bölgede tütün yetiştiriciliği veya ticaretiyle uğraşmayan aile neredeyse yoktu Kavala'nın bütün ekonomik nabzı bu bitkiye bağlıydı.⁵ Rakamlar Yalan Söylemez: Kavala Bir Türk Şehriydi Bugün "çok kültürlü kozmopolit liman" diye pazarlanan Kavala'nın gerçek demografik fotoğrafı, İngiliz konsolosluk raporlarında saklı ve bu fotoğraf tartışmaya kapalı bir gerçeği gösteriyor: Kavala ve bağlı olduğu Drama Sancağı, ezici çoğunluğu Türk olan bir bölgeydi. - 1859, Drama Sancağı geneli: 210.000 Müslüman'a karşı yalnızca 30.000 Rum-Bulgar Hristiyan.⁶ - 1878, Kavala İngiliz konsolos yardımcısı raporu: 249.165 Müslüman Türk'e karşı 34.849 Yunan. Toplam nüfusun 270.998'i Müslüman, sadece 43.549'u Hristiyandı.⁷ Yani her beş kişiden dördü Türk'tü. Bu Türklüğün fiziki izleri şehrin göbeğindeydi. 1900'lerin başında, Kavala kasaba merkezinde (28 köy ve çiftliği kapsayan kazada değil, sadece şehir içinde) 9 cami, 3 dergâh bulunuyordu buna karşılık yalnızca 3 kilise ve 1 havra.⁸ Şehrin 9.357 kişilik nüfusu, 1.627 hanesi vardı ve kaza genelinde bu rakam 18.733'e ulaşıyordu.⁹ Mahalleler klasik Osmanlı usulüyle bir cami etrafında şekilleniyor, adını çoğunlukla banisinden alıyordu: İbrahim Paşa Mahallesi, Halil Bey Mahallesi, Kadı Ahmet Efendi Mahallesi…¹⁰ Bu bir "azınlık cemaati" değil, bu şehri inşa eden, ona adını, camisini, mahallesini, ekonomisini veren asıl unsurdu. Fırtınadan Önce Sükunet: 1821'de Kavala Neden Sağ Kaldı? 1821'de Mora'da patlak veren Rum isyanı, Osmanlı tarihinin en kanlı sayfalarından birini açtı. Tripoliçe'de Müslüman ahali topluca katledildi; kalelerde kuşatma altında kalan binlerce Türk açlıktan ve kılıçtan can verdi.¹¹ İsyanı bastırmak için II. Mahmud'un çağırdığı isim, yine Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ydı; Mısır donanmasıyla Mora'ya çıkan Kavalalı, isyanı büyük ölçüde bastırdı ta ki 1827'de Navarin'de Osmanlı-Mısır donanması yakılana kadar.¹² Çarpıcı olan şu: Mora'da bu vahşet yaşanırken, Kavala'nın kendisinde buna dair hiçbir kayıt yok. Şehrin 1831 nüfus sayımı isyandan yalnızca on yıl sonra Müslüman ve Rum-Bulgar nüfusun hâlâ yan yana yaşadığını gösteriyor.¹³ Bu, dört asır boyunca Kavala'da hüküm süren o dengeyi Müslüman çoğunluğun, azınlıkları hedef almayan bir yönetim anlayışıyla bir arada yaşaması dengesini özetliyor. Bu denge, doksan yıl sonra, 1912'de, bir kerede paramparça olacaktı. Kâbusun Başlangıcı: Bulgar Fırtınası (1912-1913) 7 Ekim 1912'de başlayan Birinci Balkan Savaşı, dört asırlık düzeni birkaç ay içinde çökertti. 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması'yla Midye-Enez hattının batısındaki bütün Rumeli toprakları Balkan devletlerine bırakıldı; Kavala bu antlaşmayla Bulgaristan'a verildi.¹⁴ Bulgar ilerleyişinin Makedonya'da bıraktığı iz, tesadüfi değildi. Uluslararası Carnegie Komisyonu'nun 1914'te yayımladığı ve Balkan Savaşları'nda sivil halka yönelik mezalimi araştıran raporuna göre, Müslümanlara yönelik saldırılar sistemli bir politikanın ürünüydü.¹⁵ Dönemde Balkanlar'a muhabir olarak gönderilen Rus Marksist Lev Troçki, gördükleri karşısında şoke olmuş, Müslümanların amansızca öldürüldüğünü, köylerinin yakıldığını, mallarının sistematik biçimde yağmalandığını yazmıştı bunların tesadüfi olaylar değil, milliyetçi bir programın parçası olduğunu vurgulayarak.¹⁶ Aynı dönemde, özellikle Kavala, Drama, Nevrokop, Doyran, İskeçe gibi Pomak-Türk nüfusun yoğun olduğu bölgelerde Bulgar makamlarının yürüttüğü zorla din değiştirme kampanyasında, 1913'e kadar 150-200 bin Müslüman Pomak Türk'ün baskıyla Hristiyanlaştırıldığı iddia edilmektedir.¹⁷ Buna karşılık, Justin McCarthy'nin daha sistematik hesaplamasına göre, Balkan Savaşları öncesinde Osmanlı'nın Avrupa topraklarında yaşayan 2,3 milyon Müslümanın sayısı savaşlar sonrasında yüzde 61 azalarak 1,4 milyona geriledi; bu süreçte 632.408 Müslüman hayatını kaybetti, 812.771'i Anadolu'ya göç etti.¹⁸ Bu rakamlar Balkanlar'ın geneline aittir; Kavala'ya özgü, isim isim doğrulanmış bir döküm elimizde yok ama Kavala'nın da tam ortasında bulunduğu bu coğrafyanın, aynı fırtınanın dışında kalması mümkün değildi. Yunan Bayrağı Altında: Kırsalın Yakılışı Bulgaristan ile diğer Balkan müttefikleri arasındaki paylaşım kavgası İkinci Balkan Savaşı'nı doğurdu. Temmuz 1913'te Yunan donanması ve ordusu, Bulgaristan'ın elindeki Kavala ve Dedeağaç'a çıkarma yaptı.¹⁹ 10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması bu fiili durumu tescil etti: Kavala artık Yunanistan'ındı.²⁰ Şehir merkezi, kayıtlara göre, nispeten sessiz bir teslimiyetle el değiştirdi. Ama asıl dram, şehrin dışında, Kavala'yı Kavala yapan o tütün kırsalında yaşandı. Pravişte kazasına bağlı Palihor, Draniç, Meşeli ve Goyran köyleri kestane ormanları, verimli ovaları ve usta tütüncüleriyle tanınan, yoğun Türk nüfuslu yerleşimlerdi; Leftere ve Koçkar köyleri ise zeytin ve tütün üretiminin kalbiydi.²¹ Savaş yıllarında bu köylerde gayrimüslim komşularıyla iç içe yaşayan Müslüman ahali, düzensiz silahlı çetelerin baskısından kaçarak dağların daha güvenli, yüksek kesimlerine sığınmak zorunda kaldı.²² Bu tek cümle bile, o günlerde tütün tarlalarının ortasındaki köylerde ne tür bir dehşetin hüküm sürdüğünü anlatmaya yetiyor: insanlar evlerini, tarlalarını, senelerin emeği olan tütün ambarlarını geride bırakıp dağa kaçıyordu. Sistemli Bir Yıkımın Rakamları: 204.000'den 69.000'e Balkan Savaşları'nın ardından Kavala'da başlayan süreç, yalnızca can kaybıyla sınırlı kalmadı; bölgenin etnik-dinî fizyonomisini kalıcı olarak değiştirecek bir dizi mekanizma devreye girdi. TDV İslam Ansiklopedisi'nin Bulgar araştırmacı Ivanoff'tan aktardığı çarpıcı rakam şudur: 1911'de Kavala, Drama, Sarışaban ve Pravişte bölgelerinde 204.000 Müslüman yaşıyordu; 1918'de bu sayı 69.000'e düşmüştü.²³ Yedi yıl içinde bölgenin Müslüman nüfusunun üçte biri otuz beş bin insan yok oldu: kimi öldü, kimi kaçtı, kimi zorla göç ettirildi. Bu, "birkaç el konulan ev" meselesi değil; bir toplumun fiziki varlığının hızla eritilmesiydi. Bu erime, somut, fiziki bir kültürel imhayla da birlikte yürüdü. Lozan Mübadilleri Vakfı'nın kayıtlarına göre, Osmanlı döneminden kalan iki camiden biri olan İbrahim Paşa Camii, yapılan tadilatlarla kiliseye çevrildi.²⁴ Dört asır boyunca ezan okunan bir mabet, birkaç yıl içinde çan çalan bir yapıya dönüştürüldü bu, fiziksel şiddetin ötesinde, bir kimliğin taşıdığı her simgenin sistemli biçimde silinmesiydi. Bölgesel ölçekte bakıldığında da tablo aynı: Yunan Makedonyası genelinde 1913'te Yunanlılar nüfusun yalnızca yüzde 27'sini oluştururken, bu oran mübadeleden hemen sonra, 1926'da yüzde 88'e fırladı.²⁵ Bu, kendiliğinden oluşan bir demografik kayma değil; planlı bir iskân ve yer değiştirme politikasının doğrudan sonucuydu. Bulgar Dönüşü: Bir Halkın İkinci Kez Ezilmesi Huzur hiç gelmedi. I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Yunanistan'ı saran "Ulusal Ayrılık" krizinden yararlanan Bulgar ordusu, 12 Eylül 1916'da Drama ve Kavala'yı yeniden işgal etti.²⁶ TDV İslam Ansiklopedisi'nin kaydına göre hem Müslüman hem Yunan nüfus bu yeni Bulgar işgal yıllarında ciddi sıkıntılar çekti.²⁷ Düşünün: aynı bölgenin Türk-Müslüman ahalisi, on yıl içinde üçüncü kez idare değiştiriyor önce Osmanlı, sonra Bulgar, sonra Yunan, şimdi yeniden Bulgar. Her el değiştirme, kalan son güvenceleri de eritiyordu. Savaş sonunda bölge yeniden Yunanistan'a verildi (1919 Neuilly Antlaşması), ama artık geriye dönecek bir şey kalmamıştı. Son Darbe: 1923 Mübadelesi ve Mozaiğin Sonu 1923 Lozan Antlaşması'na ek imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi, Kavala'daki dört asırlık Osmanlı mirasının son kalıntılarını da tasfiye etti. Din esasına dayanan bu zorunlu göçle, Batı Trakya hariç Yunanistan'daki bütün Müslüman varlığı sona erdi.²⁸ 1911'de 194.000 kişilik bir nüfusun küçülmüş kalıntısı olan bu insanlar atalarının yüzyıllarca yaşadığı, tütün ektiği, cami yaptırdığı topraklardan sökülerek gemilere bindirildi; Samsun'dan Trakya'ya, Ege'ye kadar tütün yetiştirilen bölgelere iskân edildiler. Geriye ne kaldı? Su kemeri hâlâ ayakta ama artık kimin yaptırdığını hatırlayan çok az. İbrahim Paşa Camii hâlâ duruyor ama kilise olarak. Mehmed Ali Paşa'nın evi müze ama içindeki hayat, 1923'te trene bindirilip Anadolu'ya gönderildi. Kavala bugün turizm broşürlerinde "otantik Yunan liman kenti" diye anlatılıyor. Oysa onu Kavala yapan, dört asır boyunca orada yaşayan, çoğunluğu oluşturan, cami inşa eden, tütün ambarı dolduran o Türk-Müslüman nüfustu. Balkan Savaşları'yla başlayıp mübadeleyle biten on bir yıllık süreç, sadece insanları değil, o kimliğin kendisini de haritadan sildi. Kaynakça (Kısa Atıflar) 1-5, 10: İsmail Arslan, "19. Yüzyılda Balkanlar'da Bir Liman Şehri: Kavala", History Studies, C. 2/3, 2010. 6-7: The National Archives (Londra), Foreign Office FO 294/7 ve FO 295/2 Kavala/Drama İngiliz konsolosluk raporları (Arslan, 2010 içinde aktarılmıştır). 8-9: Lozan Mübadilleri Vakfı, "Mübadele Bölgeleri: Kavala" (lozanmubadilleri.org.tr). 11-12: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yunanistan" maddesi; 1821 Rum İsyanı üzerine genel derlemeler. 13: Enver Ziya Karal, İlk Nüfus Sayımı 1831. 14, 19-20: Balkan Savaşları (1912-1913) genel kronolojisi; Türkçe Vikipedi "Birinci/İkinci Balkan Savaşı" maddeleri; TDV İA "Kavala". 15-16, 18: Uluslararası Carnegie Komisyonu Raporu (1914); AVİM, "100. Yılında Balkan Savaşları ve Yapılan Mezalim"; Justin McCarthy, Ölüm ve Sürgün: Osmanlı Müslümanlarının Etnik Kıyımı (1821-1922), TTK Yayınları, 2018 çevirisi. 17: Millet Gazetesi (Yunanistan), "Balkan Savaşlarının Gizemli Olayları (1912-1913)" köşe yazısı, ihtiyatla değerlendirilmelidir. 21-22: Bölgesel mübadele/yerel tarih derlemeleri (Pravişte-Drama köyleri tasfiye talepnameleri üzerine sözlü tarih ve arşiv blog çalışmaları). 23, 26-27: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kavala" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr). 24: Lozan Mübadilleri Vakfı, "Mübadele Bölgeleri: Kavala". 25: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yunanistan" maddesi (Kitsikis, Mazower kaynaklı veriler). 28-29: Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi (1923); Lozan Mübadilleri Vakfı, "Kavala". © Sezen Ada 2026 Bu makaleyi iktibas edecekseniz yazar adı ve sosyal medya hesabını kaynak göstermeniz zorunludur. Sezen Ada X: @bluemoonyellows Medium : @Bluemoonyello" target="_blank" rel="nofollow noopener">medium.com/@Bluemoonyello wstar Substack : @bluemoonyello" target="_blank" rel="nofollow noopener">substack.com/@bluemoonyello wsstars Youtube: @Sezen1Ada" target="_blank" rel="nofollow noopener">youtube.com/@Sezen1Ada 2026
Sezen Ada tweet media
Türkçe
3
23
55
1.2K
Ipek Budak retweetledi
Dr. Sefa Karahasan
Dr. Sefa Karahasan@sefakarahasan·
Tarihi fotoğraf!.. 📍BM Genel Sekreteri @antonioguterres Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geldi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda @tufanerhurman tarafından karşılandı. O anlar kareye böyle yansıdı: Bayrak ve Millet Camisi…
Dr. Sefa Karahasan tweet media
Türkçe
24
48
255
19.7K
Ipek Budak retweetledi
The Palestinian
The Palestinian@InsiderWorld_1·
One of the most terrifying images in history: a transformation from life to death. Gaza in 2023 and 2026!
The Palestinian tweet media
English
105
1.6K
2.1K
25.9K
Ipek Budak retweetledi
militarist
militarist@xmilitarist·
1. Dünya Savaşı sonunda Rusların elinde 1800 Türk askeri esir düşmüştü. Meryem Atmaca, Ruslarla pazarlık yaparak 10.000 altını Ruslara vermiş ve askerlerimizi kurtarmıştır. Savaşın bilinmeyen kahramanı Meryem Atmaca, 1926 yılında fakir bir kadın olarak ölmüştür.
Türkçe
15
162
1K
15.9K
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
Daily reminder: Israel is committing genocide against civilians in Gaza. Israel is a terrorist state!
Ipek Budak tweet media
English
0
8
16
133
Ipek Budak retweetledi
Y.T.C
Y.T.C@Young_Turk_Cyp·
António Guterres arrives in the Turkish Republic of Northern Cyprus. The UN Secretary-General was welcomed by TRNC President Tufan Erhürman at the Presidency. It is the first visit to Cyprus by a sitting UN chief in over sixteen years.
Y.T.C tweet media
English
7
12
101
2.5K
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
Daily Reminder : The Greeks committed genocide on the Peloponnese and in Greece until not a single Turk or Jew remained. Greece is guilty of genocide !!!
Ipek Budak tweet media
English
12
16
66
1.3K
Ipek Budak retweetledi
Özrumeli
Özrumeli@yeniozrumeli·
Üsküp 1923
Özrumeli tweet media
Türkçe
0
6
61
671
Ipek Budak retweetledi
MC Squared
MC Squared@mcsquared34·
Both sides are bad The sides
MC Squared tweet media
English
65
11.5K
87.8K
546.7K
Ipek Budak retweetledi
The Thinker
The Thinker@ottomanenglish·
The first fruit of the Anglo-Turkish strategic cooperation agreement has arrived: BP has transferred a 15% stake in Kirkuk oil to Turkiye. Turkiye 's next expectation from the island’s guarantor state is clear: Recognize the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) now.
The Thinker tweet media
English
1
5
24
619
Ipek Budak retweetledi
TRT World
TRT World@trtworld·
UN Secretary-General Antonio Guterres arrived in Cyprus on July 28, reaffirming the UN's commitment to supporting a lasting settlement to the island's decades-long division. Guterres's statements came as he met the president of Turkish Republic of Northern Cyprus Tufan Erhurman. The visit also includes talks on advancing the peace process and the role of the UN peacekeeping mission on the island
English
0
5
7
4.9K
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
@Schopenhaueress Just a few of the crimes committed by the Greek terrorist organization EOKA in Cyprus. If the Turks hadn't stopped the Greeks, EOKA would have continued its massacres of civilians until not a single Turk remained.
Ipek Budak tweet media
English
0
7
11
57
Elk 🇬🇷🇨🇾
Elk 🇬🇷🇨🇾@Schopenhaueress·
Antonio, lets be real about what happened to Cyprus: Turkey invaded Cyprus in 1974 under the pretext of a so called "genocide" which never happened, only because the CYPRIOT COMMUNITY (singular since so called Turkish Cypriots were a minority of the leftovers of the Ottoman Empire) wanted to unite with Greece as Cyprus is Greek in each and every level of its civilization and culture. I am a refugee from Famagusta ◇Ammochostos◇ and still are a refugee because your friends, the Turks, are still occupying my very Greek ancestors' land in the past 52 years! So Antonio, when you speak about "communities" make sure you talk to all of us, not just the fabricated groups of a so called "reunification" as we did not have a couple's quarrel with Turkey since they invaded us and still occupy our land. Remember how many tweets you created in the past 3 years about refugees Antonio...very touching, indeed, yet you keep confusing the word "refugee" with reality. The ones you referred to in the past did not own the land in the first place whereas Greeks of Cyprus did, for thousands of years.. Now get your facts straight, maybe read a book or two and start tweeting facts! Thank you.
António Guterres@antonioguterres

I have just landed in Cyprus to express my commitment to support for Cypriot communities in the search for a comprehensive & sustainable settlement of the Cyprus issue. The @UN cannot impose peace. Only Cypriots, through their leaders, can build it.

English
91
56
205
10.1K
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
Just a few of the crimes committed by the Greek terrorist organization EOKA in Cyprus
Ipek Budak tweet media
English
5
46
173
2.9K
Ipek Budak retweetledi
Sezen Ada
Sezen Ada@bluemoonyellows·
EOKA is a Greek and Cypriot terrorist organization! It terrorized civilians in Cyprus and ruthlessly massacred thousands of children. Türkiye exercised its right as a guarantor power to protect Turks living in Cyprus from EOKA’s terrorism. Had it not done so, the Greeks would have carried out ethnic cleansing, just as they did in Crete, the Peloponnese, and Rhodes.
Sezen Ada tweet media
English
1
7
10
165
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
@zamanegencligim @florentiafl Sözde cok bilmis gibi davranip ancak yirtik dondan cikar gibi hareket eden bu Dönme arkadasi bi gun davet edinde Turklerin donlarindan cikanlarla tanissinda rahat etsin
Türkçe
0
0
10
30
Mete
Mete@zamanegencligim·
@florentiafl @ipekbudak Hhaha Sezen dava edince bu Dönme baska kadinlara satasmaya baslamis. Donme oldugu icin kadinlardan nefret eden ve tipik Yunan trollugu yapan bu ex beyfendi yeni c.. abla yeni kadinlara satasmaya baslamis. Ama yazik her satasmasi ona Dava olarak donecektir🤣
Türkçe
4
2
12
314
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
So, you claim that the Turks committed genocide against you and annihilated you for 450 years? If we believe your lies, it turns out they weren't Turks, but Greeks🤣🤣🤣🤣The Greeks are so good at lying, because they are liars
Παναγής@o_Panagos_

@ipekbudak Girl, none of the turkocretans spoke turkish. None. They were all Greek muslims.

English
9
12
203
8.7K
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
Depending on the situation, the Turks supposedly exploited the Greeks for 450 years, but they weren’t Turks they were Greeks. Don’t believe everything you hear; minds shaped by an education system like this can only end up this way. Yirtik dondan cikanlari sklmiyoruz
FLORENTIA@florentiafl

This is Grok΄s answer. Apparently, everyone is a liar except of you of course... "...Conclusion: Yes, in the case of the Turkish Cretans (Turco-Cretans), the prevailing view in historiography is that they were mainly Islamized indigenous Cretans of Greek (and partly Venetian) origin, and not ethnic Turks who came from Anatolia"

English
3
5
35
2.1K
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
@GreeceLost The historical truth the Turks haven't told you: Your grandmothers gave birth to children fathered by Turkish grandfathers
English
0
1
17
309
Ipek Budak
Ipek Budak@ipekbudak·
Daily Reminder : The Greeks committed genocide on the Peloponnese and in Greece until not a single Turk or Jew remained. Greece is guilty of genocide !!!
Ipek Budak tweet media
English
44
31
240
10.1K