Kerem Sedef

4.4K posts

Kerem Sedef banner
Kerem Sedef

Kerem Sedef

@keremsedef

Rise & Shine

Katılım Kasım 2008
109 Takip Edilen17.7K Takipçiler
Boşuna Tıklama
Boşuna Tıklama@bosunatiklama·
Yüzerek Yunanistan'a gitmeye çalışan 5 düzensiz göçmen Kuşadası açıklarında yakalandı.
Türkçe
80
2
209
154.5K
Armand Hamouth
Armand Hamouth@AreMond2·
This Man apparently speaking for MAGA says the 2nd Revolutionary War started this Wednesday just two days ago. What is your response to this overly aggressive violent rhetoric?
English
660
102
300
106.9K
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
@ilkehatipoglu Abi aklına gelenlerin hepsi. Saç kurutma makinasının ne kadar değişik şekillerde kullanılabildiğini ben Mac’lerde gördüm.
Türkçe
1
0
1
66
İlke Hatipoğlu
İlke Hatipoğlu@ilkehatipoglu·
Şu duyurulara sebeo olan ne yaşandı acaba
İlke Hatipoğlu tweet media
Türkçe
1
0
5
601
☔
@Whotfismick·
your 3rd emoji will be ur response
☔ tweet media
English
35.1K
3.2K
145.2K
51.6M
Delinindelisii 🐼
Delinindelisii 🐼@delinindelisi0·
Gif bölümüne tıklayıp yaşınızı arama kısmına yazıp yoruma bırakalım ben başlıyorum.
GIF
Ankara, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
760
21
1.5K
2.7M
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
@agtkurye Sürekli yalan söylemek bir yenilik değil. Kendinizi yüceltmeyin boşuna. Beceriksiz bir firmasınız!
Türkçe
1
0
1
95
AGT Kurye
AGT Kurye@agtkurye·
Rekabetçi olmak için sürekli olarak yenilik yapmak, işletmelerin değişen pazar koşullarına ayak uydurmasını ve öne çıkmasını sağlar. Bu nedenle, rekabet avantajını sürdürmek ve başarılı olmak için yenilik yapmak gereklidir.
AGT Kurye tweet media
Türkçe
7
0
0
591
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
@agtkurye Dünyanın en beceriksiz ve yalancı şirketi olarak mı? 😂 aynı gün tek yapabildiğiniz şey yalan söylemek!
Türkçe
1
0
1
98
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
Bir de yalancı bir firma!!!adreste olmadığım için teslim edemediklerini yazmışlar. Öğlen müşteri hizmetleri ile konuşup adresimi doğruladığım ve tüm gün beklememe rağmen. @agtkurye .Sizin de böyle itibar kaybettiren firmalarla çalışmamanız dileği ile Amazon !!!
Türkçe
2
0
0
1.6K
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
@AmazonHelp Buraya yazayım da belki birileri görür. Arkadaşlarınızın tek yaptığı özür dilemek. Bir çözüm bulmaya uğraşmadılar bile!!!!
Türkçe
0
0
0
27
Amazon Help
Amazon Help@AmazonHelp·
@keremsedef Teslimat sürecinde yaşanan bu tatsız deneyimden dolayı üzgünüz, Kerem. Bu durumu hemen müşteri hizmetleri ekibindeki arkadaşlarımıza bildirme şansın oldu mu? Senden ricamız, bizi Twitter DM üzerinden bilgilendirebilir misin? -Yasin twitter.com/messages/compo…
Türkçe
1
0
0
40
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
Prime üyeliğinin hiç bir şey ifade etmediği, bütün gün evde bekletilip sonra kafasına göre iptal eden @agtkurye firması ile çalışan Amazon Türkiye’yi tebrik ediyorum. Ancak bu kadar iş bilinmez!
Türkçe
2
0
2
1.3K
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
Verdiniz yetkiyi, gördünüz mü etkiyi?!?!?!!!!
Türkçe
0
0
5
910
AliG
AliG@0xAlig·
@fkadev Ben secime kadar turkiyeden tamamen siyrilmistim bu ara yine cok karsima cikar oldu diye yaziyorum, yakinda yine full koparim.
Türkçe
1
0
2
387
fatih kadir akın
fatih kadir akın@fkadev·
Yurtdışına taşınan Türklerden taşındığı yere Twitter’da falan adapte olan tanıdıklarınız var mı? Yani buradan komple sıyrılmış olacak, tivitleri, Twitter’da mentionlaştığı insanlar dahi yaşadığı yerdeki circle’ı olacak vs. (Ben birkaç kişi biliyorum ama aşırı azınlıkta).
Türkçe
44
2
63
52.1K
Kerem Sedef retweetledi
Robin Brooks
Robin Brooks@robin_j_brooks·
You can be forgiven for being cynical about Turkey. Now that the election has passed, Turkish Lira is allowed to weaken rapidly. Foreign investors look at this and do only one thing: cut Turkey from their portfolios permanently. Turkey follows Argentina into financial autarky...
Robin Brooks tweet media
English
171
746
3.6K
1.6M
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
Uzun ama okuyun!!!!
Aykut Erdoğdu@aykuterdogdu

DEVLETİN GENEL DURUMU… Bundan bir ay önce Genel Başkanımız Kemal Bey beni çağırdı. “Seçimi kazanmamız halinde neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Ankara’ya geç ve bütün kurumlardan uzmanları çağır. Bir heyet kur ve devletimizin durumunu, ilk ve ivedi işleri ve hasar tespitini çıkar” diye talimat verdi. Ankara’da üç hafta süren çalışmalarımız sonucunda vahim bir tabloyla karşılaştık. Normalde bu çalışmanın sonuçlarını kesinlikle paylaşmayacaktık. Çünkü sonuçlar ürkütücüydü. Elden geldiğince sessiz sedasız halletmeye çalışacaktık. Ancak geldiğimiz aşamada yaptığımız çalışmanın bazı sonuçlarını paylaşmak zorunda hissediyorum. Çalışmamızın sonuçlarının tamamını devletimizin ve milletimizin bekası için paylaşmayacağım. Bu çalışmamızın çoğunu açık kaynaklarla yaptık. Bu yazdıklarımın öneminin ve benim ve çalışma arkadaşlarım adıma yarattığı tehlikenin farkındayım. Sadece şunu hatırlatayım bizim genlerimizde Kuvay-i Milliye var. Ve biz bu ruhla gurur duyuyoruz. Bedel ödemek istemeyiz. Ama ödenecek bir bedel varsa da korkup kaçmayız. 15 TEMMUZ SONRASI… 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi sonrası FETÖ’den boşalan kadroları dolduracak nitelikli kadroları olmadığı için Milliyetçi ve Atatürkçü kadrolarla çalışmak zorunda kalmışlar. Ancak bu kadrolara asla güvenmedikleri için herbir kuruma aileden gördükleri tarikat ve cemaatlerden personel yerleştirmişler. Mahrem işlerini yerleştirdikleri bu personel eliyle yürütüyorlar. Bu personel aynı zamanda hiç güvenmedikleri ama çalışmaya mecbur oldukları Milliyetçi ve Atatürkçü personeli sürekli izliyor. Şu an devletimizin en mahrem bilgileri bu tarikatların elinde. En güçlü ekip HAKYOLCULAR. Devlet adamlarını en çok rahatsız edense atanan “küçük prensler” MİLLİ GÜVENLİK… Bu konuda yaptığımız çalışmanın bütün sonuçlarını paylaşamam. Ancak şu kadarını söyleyeyim. Genel Kurmay Başkanlığımız, MİT Müsteşarlığımız ve Emniyet Genel Müdürlüğümüz’de her kademede el üstünde tutmamız gereken kahramanlar var. Bu kahramanlar siyasi baskılara direnerek ellerinden geldiğince görevlerini yapmaya çalışıyorlar. Zaten devletin güvenliğini bu kadrolar sağlıyor. Devletin düşürüldüğü durumdan çok rahatsızlar. Her fırsatta bu durumu en üst makamlara iletiyorlar. Polisimiz ve askerimiz sürekli bir soruşturma baskısı altında. Maalesef personel arasında ailevi sorunlar, geçim sıkıntısı, borçluluk, psikolojik sorunlar ve intiharlar çok yaygın. Milli güvenliğimizi yakın tehdit altına sokan riskler var. Bu riskleri azaltacak diplomasi zayıf kalıyor. Özellikle ekonomimizin iyice güçsüz düşmesini ve devletimizin daha da çürümesini bekleyen odaklar var. En zayıf anımızda en olmaz taleplerle karşımıza çıkacaklar. Durumun farkındayız. Ve sürekli takipçisi olacağız. Bu konuda son söz bizim Mehmetçiğimizin kanını satın alacak para daha basılmadı. Biz vekalet savaşlarının lejyoneri olacak Millet değiliz. MALİYE… Maliye tarafında çok fazla sorun yok. Vergi toplanma konusunda alt yapı kurulmuş. Ancak vergi ödemeyen imtiyazlı şirketler var. Bunlara göz yumulması, vergi inceleme raporları sonuçlarının uygulanmaması, uzlaşma komisyonlarında bazı grupların vergilerinin silinmesi konusunda teknokratlarda büyük rahatsızlık var. MASAK tamamı ile kör edilmiş. Uzmanlar çalıştırılmıyor. MASAK’ın izleme yetkisi sadece siyasi işler için kullanıyor. HAZİNE… Hazine’de tablo çok ağır. Kadrolar tarumar edilmiş. Bakan Yardımcıları işleri birkaç devşirme danışman ile götürüyor. Teknik kadrolar işlere karıştırılmıyor. Hazine’de gelir yönünden sorun yok vergi gelirleri gayet iyi. Ancak giderlerde, borçlarda ve koşullu yükümlülüklerde korkunç bir artış var. Seçim dolayısıyla Hazine boşaltılmış. Yıllık bütçede öngörülen açığın neredeyse tamamı harcanmış. Sadece BOTAŞ’ın birikmiş görev zararı 300 milyar liranın üzerinde. EYT’den gelecek yük yaklaşık 200 milyar. KKM pimi çekilmiş el bombası gibi bekliyor. Deprem için en az 600 milyar lira ek kaynağa ihtiyacımız var. Gelirlerin çoğu garanti ödemelerine gidiyor. Hazinenin nakit parası var gibi görünüyor. Ancak bu mevduat kamu bankalarından çekilemiyor. Çünkü kamu bankaları kara deliğe dönmüş. Hazine parayı çekse faizler zıplıyor. Kamu bankaları ile ilgili detayları yazamıyorum. Şu kadarını söyleyeyim. Kurda veya faizde bir hareket olursa (ki olmak zorunda) yandık. Hem de ne yandık. Mevcut bütçe ile Eylül başını görmemiz mümkün değil. En az 1,5 trilyon liralık ek bütçe gerekiyor. Hepiniz ek vergilere hazırlıklı olun. Özel bankalar kendilerini KGF ve KKM ile bir miktar garanti altına almışlar. Ancak yaşanacak bir kur veya faiz şoku hazinenin kapısına birkaç tane kurtarılacak banka bırakabilir. Bankalarla ilgili son sözüm takipteki kredi rakamının doğru olmadığı. Bundan daha fazlasını söylememe Bankalar Kanunu engel teşkil ediyor. MERKEZ BANKASI… En ağır tablo Merkez Bankasında. Döviz rezervlerimiz -70 milyar dolara kadar inmiş. Üstelik 100 milyar doların üzerinde KKM olmasına rağmen bu rakama ulaşılmış. Şu an zorunlu ithalatımızı karşılayacak kadar dahi dövizimiz kalmamış durumda. Dış ticaret açığımız tarihin en yüksek seviyesinde bir yıl içinde 200 milyar dolar finansman bulmak zorundayız. CDS tarihin en yüksek seviyesinde. Yani tefeci faiziyle borçlanıyoruz. Buna rağmen döviz bulamıyoruz. Şu an döviz satışı ve altın ithalatı fiilen durmuş durumda. Çünkü döviz yok. Merkez Bankası teknik olarak iflas etmiş görüntüsü veriyor. Her an dış borç ödeme krizine girebiliriz. KRİZ DEĞİL İFLAS… Devletin kalanı ile ilgili bir şey yazmaya gerek görmüyorum. Devletimizin kolonları çürütülmüş. Sütunları kesilmiş. 6-9 ay içerisinde yaşanacak deprem ile ekonomimiz yıkılacak. Erdoğan ve ekibi Milletimizi bu enkazın altında bırakacak. Deprem ne kadar şiddetli yıkım ne kadar büyük olursa baskı ve yıldırma o kadar yüksek olacak. Ama aç bir Milleti hiçbir güç bastıramaz. Bu yüzden Erdoğan kazansa dahi 5 yıl ülkeyi taşıyamayacak ve erken seçim yapılacak. KURTULUŞ VAR ANCAK BEDELİ AĞIR Şimdi soracaksınız. Nasıl kurtuluruz? Sözü eğip bükmeden söyleyeyim. Kurtuluşun bedeli var ve bu bedeli hep beraber ödeyeceğiz. Sorun kimin ne kadar bedel ödeyeceği. Bu dönem çalıp çırpanlar mı bu bedeli ödeyecek yoksa fakirlikten kırılan Milletimiz mi? Şimdi anlıyor musunuz neden 418 milyar doların peşine düştüğümüzü. Çünkü başka çaremiz yoktu. Peki bu para tahsil edilebilir mi? Çok zor. Ama elimizden geleni yapacağız. Ne kadar kurtarabilirsek. Gelelim diğer meseleye mecbur ek vergi alacağız. Azdan az, çoktan çok vergi alacağız. Yoksa milyonlarca depremzede kışa evsiz barksız girecek. Bunu göze alamayız. Ayrıca ekmek gibi su gibi dövize muhtacız. Mecbur dışarıdan kaynak getireceğiz. Başka yolu yok. Türkiye ekonomisini hali pür melali budur. Şimdi anlıyor musunuz Mehmet Şimşek neden görevi kabul etmiyor. ERDOĞAN BUYURSUN KAZANSIN… Bütün kalbimle söylüyorum. Erdoğan içten içe Kılıçdaroğlu’na oy verip enkazı üzerine yıkmayı istiyordur. Ama yapamıyor. Birgün dahi iktidarı devredemiyor. Sebebini siz biliyorsunuz. Bu koşullar altında ikinci tura gidiyoruz. Biz bedelini bile bile bu seçimi kazanmak için çırpınıyoruz. Ateşe uçan kelebekler gibi… Karar Yüce Türk Milletinin…

Türkçe
0
0
0
609
Kerem Sedef retweetledi
Aykut Erdoğdu
Aykut Erdoğdu@aykuterdogdu·
İKİNCİ TUR… Hepiniz çok öfkelisiniz. Bir CHP Yetkilisi bulmak ve hesap sormak istiyorsunuz. Bu duyguyu anlıyor ve haklı buluyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim. Ben şu an itibariyle sade bir CHP üyesiyim. Milletvekili ve yönetici değilim. Üstelik onlarca davadan yargılanıyorum. Hiç önemli değil. Haklıyım ve bu davaları vicdanlarda kazanacağım. Oyların çalınması meselesine gelince. Bu tartışmayı şimdilik dondurmalı ve hemen ikinci tura hazırlanmalıyız. Erdoğan, birinci turda zaferini ilan ettirebilirdi. Ancak yüzde 50 oyu kendine yediremedi. Çünkü Milletin diğer yarısı karşısındayken önümüzde ki zor dönemi atlamayacağını biliyor. Özellikle uluslararası meşruiyeti için çok daha yüksek bir oy arzuluyor. Şimdi partizan ön yargıları bir tarafa bırakalım. Erdoğan’a aradığı bu geniş yetkiyi vermeli miyiz? Bu soruyu birlikte cevaplandıralım. Öncelikle “DEVLETİMİZİN BEKASINI” düşünelim. Devletimizin bu halinden memnun musunuz? Ben değilim. İki bin yıllık devlet geleneğimiz yerle yeksan oldu. Ordu komutanlarımızdan, yüksek yargıçlarımıza devletimizin yetkilileri bir ailenin emrine verildi. Emniyet Müdürlerimiz, MİT Başkanlarımız veliaht prensler önünde eziliyor. Daire başkanlarımız bit pazarından ceket alıyor. Uzmanlarımız yeteneksiz torpillilerin emrinde inliyor. Şu an Bilal Erdoğan’ın talimatını yerine getirmeyecek bir tek devlet yetkilimiz var mı? Devletimiz çürütüldü ve yıkılmaya gidiyor. İkinci olarak “GÖÇMEN” meselesini düşünelim. Ülkemizin sınırları kevgire döndü ve yurdumuz ağzına kadar göçmen doldu. Bu göçmenler hem demografik hem ekonomik hem de güvenlik riski yaratmıyor mu? Bu göçmenler içinde radikal eğilimliler yok mu? Elbette var. Erdoğan bu göçmenleri geri gönderebilir mi? Göndermez. Gönderemez. Peki ne olacak? Kendi ülkemizde azınlığa mı düşeceğiz? Parya mı olacağız? Bir diğer mesele “TERÖR SORUNU” Terörle mücadele gibi milli mesele siyasi propagandanın merkezine yerleşti. HDP’ye oy veren bütün Kürtler terörist ilan edildi. Elinizi vicdanınıza koyun. Terörle mücadelede bu yöntem doğru mu? Ulusal birliğimizi böyle mi sağlayacağız. Kürt kökenli yurttaşlarımız kendini nasıl hissedecek diye hiç düşündünüz mü? Bu kör ayrımcılık PKK’nın ekmeğine yağ sürmek anlamına gelmiyor mu? Oysa PKK ile sonuna kadar mücadele edilirken, Kürt kökeni yurttaşlarımızı incitmemek gerekiyordu. Ancak bu strateji ile terörün beli kırılabilirdi. Yapılmadı. Yapılmayacak. Ülkemiz derin bir ayrışmanın eşiğine getirildi. Milli güvenliğimiz ve ulusal birliğimiz büyük tehdit altında. Bir diğer meselemiz “ADALET”. Ülkemizde muhaliflere “düşman hukuku” uygulanıyor. AK Parti ve Erdoğan’a oy vermeyenlere başka Erdoğan destekçilerine başka hukuk uygulanıyor. Bu sürdürülebilir mi? Milyonlarca insan bu adaletsizliğe ne kadar dayanabilir? Son mesele “EKONOMİ” Şunu bilin ülkemiz iflas etti. Öyle böyle değil, tarihte görülmemiş derinlikte ve şiddette bir iflas bu. Olacakları anlatayım. Enflasyon durmayacak. Fiyatlar sürekli artmaya devam edecek. Bu fiyat artışları karşısında maaşlara zam yapılacak. Zam yapıldıkça enflasyon azmaya devam edecek. Sorun burada bitmiyor. Ülkemizin yaşamak için dövize ihtiyacı var. Ve döviz rezervleri tükendi. Sıfır döviz rezervimiz olması için 70 milyar dolar gerekiyor. Yakında kambiyo kontrolü başlayacak. İthalat yapamaz hale geleceğiz. Faizlerin ve kurun derhal yükselmesi gerekiyor. Faiz ve kur yükseldiği an iflaslar peşi sıra gelecek. İşsizlik çığ gibi yayılacak. Kiralar ödenemez hale gelecek. Orta sınıf yoksullaşacak, yoksullar aç kalacak. Hırsızlık, gasp, fuhuş gibi adli suçlar artacak. Ve en sonunda şiddetli bir sosyal patlama olacak. Depremi, yolsuzlukları, bütçenin durumunu yazmıyorum bile. ŞİMDİ BAŞA DÖNELİM… NE YAPMALI? Oturup ağlayacak değiliz. Önümüzde on gün var. Memleketimizin durumunu Milletimize anlatacağız. Tekrar sandıklara koşacağız. Oyumuzun başında bekleyeceğiz. Önümüzde sadece bir seçim yok. Bu güzel ülkenin geleceği var. Seçimi kazandığımızda dertlerimiz bitmeyecek. Mücadele devam edecek. Seçimi kaybedersek çekip gitmeyeceğiz. Evet hayat çok daha zor olacak. Ama mücadele bitmeyecek. Umut bitmeyecek. Bu ülkeyi bize emanet eden ATAMIZA layık olacağız. Kurduğu Cumhuriyeti Kurtaracağız. Hadi ayağa kalkın. Kalkın ayağa.
Türkçe
2.4K
4K
20.9K
4.7M
Kerem Sedef
Kerem Sedef@keremsedef·
İkinci Kurtuluş Savaşı silahla, çarpışarak olmayacak. İrade ve inançla olacak. Yobaz, adaletsiz, çarpık, hırsız, mutsuz bu düzenden kurtulmak için 28 Mayıs’ta üstümüze düşeni yapmamız gerekiyor. Vazgeçmek, küsmek yok. #28MayıstaOyVer
Türkçe
0
0
5
404