

79 yaşındaki Melek İpek’i ve 8 yıldır hapis yatan oğlu Cafer Tekin İpek’i cezaevinde ziyaret ettim. Melek Hanım’ın oğlu bildiği başbakanlar, bakanlar, belediye başkanları ve milletvekillerinden biri değildim. Eşim de, Melek Hanım’ın kızı saydığı, öz kızına kardeş bildiği devlet eşrafının eşleri arasında değildi. Ayrıca Cafer Tekin Akın’ın “arkadaşlarım” diye saydığı, “yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi” dediği, şu anda devleti ve Ak Parti’yi yönetenler arasında da bulunmuyordum. Eskiden “Melek Anne” diye eline sarılanların bugün köşe bucak kaçtığı bu kişinin kim olduğunu merak ediyordum. Etrafına huzur veren bir aura hemen hissediliyordu. Korkunç bir adaletsizliğe mahkûm edilmiş 79 yaşındaki bir kadının hem iktidara hem muhalefete yönelik yaralı kalbinden dökülen cümleleri işittikten sonra fazla bir şey söylemek gelmiyor içimden. Herkesi vicdanıyla başbaşa bırakıyorum. serbestiyet.com/featured/b-189…







