Ebû Abdullâh İbn Mende

2.2K posts

Ebû Abdullâh İbn Mende banner
Ebû Abdullâh İbn Mende

Ebû Abdullâh İbn Mende

@nabyeev

إن كان ذَنبي حُب مذهبِ أحمدٍ فَليَشهد الثقلان أّنّي حَنبلي

Azerbaijan Katılım Aralık 2023
372 Takip Edilen197 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Ebû Abdullâh İbn Mende
Ebû Abdullâh İbn Mende@nabyeev·
Hanbelî ve Selef Âlimlerinin Sıfat Metodolojisi. t.me/hanbeliler Günlerdir bu nakilleri toparlıyorum, umarım faydalı olur.
Türkçe
0
1
2
2.1K
Ebû Abdullâh İbn Mende
:)
رعد@RaadTheShepherd

The Ashʿāriyyah were known to conceal their deviant views from Sunni scholars. #ClassicalPureShafiiyyah Imam al-Sijzī (d. 444 AH) said: ❝Muḥammad ibn Ḥamzah al-Raḥbī al-Dāwūdī (d. 433 AH) related to me that when he was a young man studying some principles of jurisprudence under Muḥammad ibn al-Ṭayyib al-Bāqillānī (Abu Bakr al-Baqillāni, d. 403 AH), he once heard him teaching the issue of the Qur’an (i.e., the innovated Ashʿari position). He found what he heard so grave that he rejected it. He told me that news then came of the death of one of his relatives in Basra, and the scholars came to offer condolences. Among them he mentioned Abū Muḥammad al-Bāfī (a Shafiʿi scholar, d. 398 AH), Abū Ḥāmid al-Isfarāyīnī (the imam of the Shafiʿis, d. 406 AH) , and Abū ʿAbdullāh al-Jurjānī (one of Aṣḥāb al-Wujūh in the Shafiʿi Madhhab, d. 386 AH)—who were at that time leading jurists. He said: So I asked Abū Bakr [al-Bāqillānī], in their presence, about that issue, so that I might hear what these scholars would say upon hearing from him what I had heard. But he rebuked me and shouted, saying: “From whom did you hear this?! What is this issue?! And who taught it to you?!” So I contented myself with concealing from them what he had said in their absence.❞

QST
0
0
3
119
Zerka
Zerka@ylmzzms·
SEVİP DE KAVUŞAMAYANLARA İBN TEYMİYYE’DEN BİR TESELLİ: "Dünyada sevdiği bir kadınla evlenemeyen bir kimse, (normal şartlarda) ona vereceği mehri (bir fakire) tasadduk eder ve Allah’tan o kadını cennette kendisine eş olarak vermesini isterse, bu isteğinin gerçekleşmesi umulur."
Türkçe
11
6
112
11.8K
Ebû Abdullâh İbn Mende
@AzzamAzari @hanifmuminn Üzürlü sayasan, bu sözün Şeyxə aid olduğunu zənn etmişdim. Onun tələbəsi bu sözü demişdir. Ancaq yenədə nəticə dəyişmir, Qeyyim kitabında onun bu görüşə meyl etdiyini demək istəyib.
Ebû Abdullâh İbn Mende tweet media
Türkçe
0
0
0
27
Hanefi Ehli muhterem
Hanefi Ehli muhterem@hanifmuminn·
Eskiden bu durumu kabul etmezdim ama itiraf etmeliyim ki Hanbelilerin çoğu Allah subhanehu ve tealânın istivasını tefvid ediyor.
Azzam al-Azari@AzzamAzari

@SerhatErgnrie Biona Hanbeli yazmışsın ama hanbelilerin çoğu da istivaya tefvid ediyor. Bir kısmıysa uluvla aynı sıfat olarak kabul ediyor

Türkçe
1
0
6
916
Ebû Abdullâh İbn Mende
@AzzamAzari Bu şeylər təfvid əhli qatında təşbihdir. Qadı Əbu Yala isə o görüşündən dönüb, Təfvid əqidəsinə keçmişdir. Belə olmasaydı, İbn Cevzi ona rəddiyyə kitabında rəddiyyə verməzdi əxi. Saqqalın mənasını necə Allaha həvalə edirsən? Bu maraqlı gəldi. Keyfiyyət edilə bilər ancaq.
Türkçe
0
0
0
34
Azzam al-Azari
Azzam al-Azari@AzzamAzari·
Bir şeyin mənasını Allaha həvalə edirsənsə, Təfvid edirsənsə lyuboy hədisi qəbul edə bilərsən. Lap Qadı Əbu Yaladan da qabağa gedib deyirəm Allahın saqqalı var deyə hədis olsa onu da qəbul edə bilərəm çünkü saqqal nədir mənasını bilmədiyimi deyirəm. İbn Xuzeymə bunu deyir
Türkçe
2
0
1
322
Ebû Abdullâh İbn Mende
@aliosmanihanefi Ebu Hanifenin "İman" meselesinde bile, Selefin katında "şaz" bir görüş olarak bilinir. Ebu Hanifenin selef olmadığını demedim, bir tek Ebu Hanifemi selef? Diğerleri ne o zaman? Bu din, Ebu Hanife ile başlamadı.
Türkçe
0
0
2
70
Ebû Abdullâh İbn Mende retweetledi
Tâlib
Tâlib@TalibTRB·
EBUBEKİR SİFİL: BUHÂRÎ SELEFÎDİR* (Ebubekir Sifil vs. İmâm Buhârî) — E. Sifil bu videoda, Allâh'a ses nispet etmenin teşbih olduğunu, "Allâh'ın sesi var" ve "insanla karşılıklı olarak konuşur" diyenin teşbihe düşen bir Müşebbih olduğunu ve günümüzde bunu ancak Selefîler'in savunduğunu iler sürüyor. — Ayrıca sesin sadece insandaki ses organları ile meydana gelebileceğini iddia ediyor. Yani Allâh'ın ﷻ bu ses organları olmadan konuşamayacağını ve ancak bu organlar vasıtasıyla kendisinden konuşurken ses meydana gelebileceğini iddia ediyor. Gelin hep birlikte, İmâm Buhârî'nin bu hususta neler dediğini ve organ şartını aslında kimlerin ileri sürdüğünü görelim: 💠 İmâm Buhârî (rahimehullâh) şöyle demiştir: — «Abdullah bin Uneys şöyle demiştir: Peygamber ﷺ’i şöyle buyururken işittim: "Şüphesiz ki Allah, kıyamet günü kulları haşreder. Sonra onlara, hem uzaktakinin hem de yakındakinin aynı şekilde işiteceği bir sesle şöyle seslenir: 'Melik Benim, Deyyân Benim!'" وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أُنَيْسٍ، سَمِعْتُ النَّبِيَّ ﷺ يَقُولُ: «إِنَّ اللَّهَ يَحْشُرُ الْعِبَادَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيُنَادِيهِمْ بِصَوْتٍ يَسْمَعُهُ مَنْ بَعُدَ كَمَا يَسْمَعُهُ مَنْ قَرُبَ: أَنَا الْمَلِكُ وَأَنَا الدَّيَّانُ İbn Abbas ise şöyle demiştir: "Allah, Musa ile konuştuğunda (Allâh'ın) seslenişi semadaydı ve Allah da semadaydı."» وَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: «لَمَّا كَلَّمَ اللَّهُ مُوسَى كَانَ النِّدَاءُ فِي السَّمَاءِ، وَكَانَ اللَّهُ فِي السَّمَاءِ» (Buhârî, Halku Ef’âli’l-İbâd, 1/40) 💠 Yine İmam Buhârî (rahimehullâh) şöyle kaydeder: — «Şüphesiz Allah Azze ve Celle (kıyamet günü) öyle bir sesle seslenir ki; onu uzaktaki de tıpkı yakındaki gibi işitir. Bu (vasıf) ise, Allah Azze ve Celle’den başkası için söz konusu değildir. Ebû Abdillah (İmâm Buhârî devamla) şöyle dedi: — "İşte bunda; Allah’ın sesinin mahlukatın seslerine benzemediğine dair bir delil vardır. Çünkü Allah’ın -Celle Zikruhû- sesi, yakından nasıl işitiliyorsa uzaktan da öyle işitilir. Ayrıca melekler O’nun sesinden dolayı baygınlık geçirirler; halbuki melekler birbirlerine seslendiklerinde bayılmazlar. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: 'Öyleyse (bile bile) Allah’a denkler (endâd) koşmayın.' (Bakara Suresi, 22). Dolayısıyla Allah’ın sıfatı için ne bir eş (nidd), ne bir benzer (misl) vardır. O’nun sıfatlarından hiçbir şey mahlukatta bulunmaz (ve özdeş değildir)."» إِنَّ اللَّهَ يُنَادِي بِصَوْتٍ يَسْمَعُهُ مَنْ بَعُدَ كَمَا يَسْمَعُهُ مَنْ قَرُبَ، فَلَيْسَ هَذَا لِغَيْرِ اللَّهِ ذِكْرُهُ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ:» وَفِي هَذَا دَلِيلٌ أَنَّ صَوْتَ اللَّهِ لَا يُشْبِهُ أَصْوَاتَ الْخَلْقِ، لِأَنَّ صَوْتَ اللَّهِ جَلَّ ذِكْرُهُ يُسْمَعُ مِنْ بُعْدٍ كَمَا يُسْمَعُ مِنْ قُرْبِ، وَأَنَّ الْمَلَائِكَةَ يُصْعَقُونَ مِنْ صَوْتِهِ، فَإِذَا تَنَادَى الْمَلَائِكَةُ لَمْ يُصْعَقُوا، وَقَالَ: ﴿فَلَا تَجْعَلُوا لِلِّهِ أَنْدَادًا﴾ [البقرة: ٢٢] فَلَيْسَ لِصِفَةِ اللَّهِ نِدٌّ، وَلَا مِثْلٌ، وَلَا يوجدُ شَيْءٌ مِنْ صِفَاتِهِ فِي الْمَخْلُوقِينَ (Buhârî, Halku Ef'âli'l-İbâd, 98) 💠 İmam Buhârî (rahimehullâh) yine şöyle nakletmiştir: — «İlim ehlinden bazıları şöyle demiştir: "Asıl Müşebbihe Cehmiyye’dir! Çünkü onlar Rablerini bir puta, sağıra, görmeyen, konuşmayan ve yaratmayan bir dilsize benzetmişlerdir." — Cehmiyye yine şöyle demiştir: "Aynı şekilde O (Allah, hakikatte), konuşmaz ve bizzat Kendisini de görmez."» وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ: " إِنَّ الْجَهْمِيَّةَ هُمُ الْمُشَبِّهَةُ، لِأَنَّهُمْ شَبَّهُوا رَبَّهُمْ بِالصَّنَمِ، وَالْأَصَمِّ، وَالْأَبْكَمِ الَّذِي لَا يَسْمَعُ، وَلَا يُبْصِرُ، وَلَا يَتَكَلَّمُ، وَلَا يَخْلُقُ، وَقَالَتِ الْجَهْمِيَّةُ: وَكَذَلِكَ لَا يَتَكَلَّمُ، وَلَا يُبْصِرُ نَفْسَهُ (Buhârî, Halku Ef’âli’l-İbâd, 1/43) 💠 Sayısız ayette ve hadiste Allâh'ın seslenişine, konuşmasına ve sesine değinilmesine ve işaret edilmesine rağmen, yine hem kıyâmet günü ve cennette Allâh'ın kullarıyla konuşacağı sahîh kaynaklarda sarâhaten geçmesine rağmen E. Sifil bunların teşbih olduğunu söylüyor. Sadece tek bir örnek: 💠 [2581] - Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur: — «Sizden her bir kişi ile Kıyamet günü Rabbi mutlaka konuşacaktır; öyle ki Rabbi ile onun arasında (aracı) bir tercüman dahi bulunmayacaktır.» ما مِنْكُمْ من رَجُلٍ إلّا سَيُكلِّمُه رَبُّهُ يَوْمَ القِيامةِ ولَيْسَ بَيْنَهُ وبَيْنَهُ تَرجُمانٌ Ebû Îsâ (İmam et-Tirmizî) dedi ki: — Bu, hasen-sahih bir hadistir. هذا حديثٌ حَسَنٌ صحيحٌ [2582] - Bize Ebu’s-Sâib anlattı ve dedi ki: Vekî’ (bin Cerrâh) bir gün el-A’meş’ten bu hadisi bize anlattı. Vekî’ hadisi bitirince şöyle dedi: — «Burada Horasan halkından kim varsa, bu hadisi Horasan’da açıktan yaymayı ilahi bir mükâfat umarak görev edinsin!» حَدَّثَنا أبو السَّائبِ، حَدَّثَنا وَكِيعٌ يَوْمًا بهذا الحديثِ، عن الأعْمَشِ، فَلمَّا فرغَ وَكيعٌ من هذا الحديثِ قال: من كَانَ ها هُنا من أهْلِ خُراسانَ، فَلْيَحْتَسِبْ في إظْهارِ هذا الحديثِ بخُراسان Ebû Îsâ (İmam et-Tirmizî) dedi ki: — «(Vekî’ bunu şundan söylemiştir); çünkü Cehmiyye, Allah Azze ve Celle’nin (kullarıyla karşılıklı mukabele şeklindeki) konuşmasını inkâr etmektedir.» قال أبو عيسى: لأن الجهْميَّةَ يُنكِرون كلامَ الله عز وجل Ebû Îsâ (İmam et-Tirmizî) dedi ki: — Bu, hasen-sahih bir hadistir. هذا حديث حسنٌ صحيحٌ (Sunen et-Tirmizî, No: 2581-2582) 💠💠💠 ORGAN ŞARTI KONUSU ⤵️ 💠 İbnu Batta el-Ukberî [ö. 387] şöyle demiştir: «O habis ve mel’un Cehmi; (Kelâm sıfatına dair) tüm bu (ayet ve hadisleri) inkâr etmiş oldu, reddetti ve bile bile görmezden geldi. Dedi ki: "Allah asla konuşmamıştır ve konuşmaz!" O, Rabbinin; tıpkı Cahiliye devri insanlarının taptığı; işitmeyen, görmeyen, konuşmayan, ne faydası ne de zararı dokunan o sağır, dilsiz, donuk ve cansız taşlar (putlar) gibi olduğunu iddia etti. O (Cehmi), tüm bunlarla beraber; Allah’ı konuşan, işiten ve gören insanoğluna benzemekten (teşbihten) tenzih edip yüceltmek istediğini savunur. Şöyle der: "Konuşma ancak bir iç boşluk, dil, dudaklar, boğaz ve küçük dilden oluşan bir (organ) ile mümkündür (Allah için ise bu caiz değildir)." Böylece Allah’tan "kudret" sıfatını nefyedip (yok saymış) oldular. Zira onlar; Allah’ın (insani) konuşma aletleri olmadan konuşmaya güç yetiremeyeceğini iddia ettiler. Dediler ki: "Allah bir şey var etti ve o şey onun adına kendisini ifade etti, ya da bir ses yarattı ve o kelâmı Musa’ya (o dış mahalde) işittirdi."» فَأَنْكَرَ الْجَهْمِيُّ الْخَبِيثُ الْمَلْعُونُ هَذَا كُلَّهُ، وَرَدَّهُ وَجَحَدَ بِهِ، وَقَالَ: إِنَّ اللَّهَ مَا تَكَلَّمَ قَطُّ وَلَا يَتَكَلَّمُ، وَزَعَمَ أَنَّ رَبَّهُ كَالْحِجَارَةِ الصُّمِّ الْبُكْمِ الْجَمَادِ الْخُرْسِ الَّتِي كَانَتْ تَعْبُدُهَا الْجَاهِلِيَّةُ، لَا تَسْمَعُ، وَلَا تُبْصِرُ، وَلَا تَنْطِقُ، وَلَا تَنْفَعُ، وَلَا تَضُرُّ، وَهُوَ مَعَ هَذَا يَزْعُمُ أَنَّهُ يُرِيدُ أَنْ يُنَزِّهَ اللَّهَ وَيَرْفَعَهُ عَنِ التَّشْبِيهِ بِبَنِي آدَمَ يَتَكَلَّمُونَ وَيَسْمَعُونَ وَيُبْصِرُونَ، وَيَقُولُ: إِنَّ الْكَلَامَ لَا يَجُوزُ أَنْ يَكُونَ إِلَّا مِنْ جَوْفٍ بِلِسَانٍ وَشَفَتَيْنِ وَحَلْقٍ وَلَهَوَاتً، فَيَنْفُونَ عَنِ اللَّهِ الْقُدْرَةَ، وَيَزْعُمُونَ أَنَّهُ لَا يَقْدِرُ أَنْ يَتَكَلَّمَ إِلَّا بِآلَاتِ الْكَلَامِ، وَقَالُوا: إِنَّ اللَّهَ كَوَّنَ شَيْئًا فَعَبَّرَ عَنْهُ، وَخَلَقَ صَوْتًا، فَأَسْمَعَ مُوسَى ذَلِكَ الْكَلَامَ (el-İbânetu’l-Kubrâ, 6/301) Yani Allâh'ı sözde tenzih edelim derken, aslında kendi kalıplarına sıkıştırıp, sadece bu organlarla konuşabilecek konuma düşürdüler, onu sınırladılar ve kudretine bir had biçtiler. Madem akıl ehliler, hiç akıllarına, Allâh'ın bu organlara sahip olmadan da konuşabileceği ve sesinin olabileceği gelmedi mi? Allâh'ın kudretini insan kudretine indirip, insana kıyas edip, sesin imkanını insan organına hapseden bir anlayış mı Allâh'ın noksanlıklardan tenzih edecek? Asıl teşbih ve hakaret bu değil midir? Aranızda akıl ve rüşd sahibi bir adam yok mu? *Zımnen
Türkçe
0
9
65
5.5K
Ebû Abdullâh İbn Mende
@aliosmanihanefi İşinize geldiğinde selefden ibare yapmak için, Zehebi'yi kullanırsınız, işinize gelmediğinde kenara'mı atıyorsunuz? Zehebi, Ehli Sünnetin sözlerini açıklıyor. Allah ıslah etsin!
Türkçe
1
0
1
101
ahmet balki
ahmet balki@mirkitapa·
Eğer Allah'ın konuşması insan sesi anlamında kullanıyorsanız bu düpedüz Allah'ı insana benzetme ve insanı ilahlaştırma. Yok eğer Allah, Kelamını insan sesi vasıtasıyla bildirdi manasında kullanıyorsan mesele yok. Kur'an'da bu şekilde zaten. Selefilik x.com/nabyeev/status…
Ebû Abdullâh İbn Mende@nabyeev

Abdullah ibn Ahmed şöyle demiştir: ​"Babama, 'Allah Musa (aleyhisselam) ile ses vasıtasıyla konuşmadı' diyenler hakkındaki fikrini sordum. O bana şöyle cevap verdi: 'Allah, Musa ile sesini işittirerek konuşmuştur.

Türkçe
2
0
0
97
Ebû Abdullâh İbn Mende
Onlar (Cehmiyye) kulların tilaveti ile okunan (Kur'an'ı) birbirinden ayırmadılar. Halk-u Efâli'l İbâd,74
Türkçe
0
0
3
59
Ebû Abdullâh İbn Mende
Bize ulaşan hadisler budur ve biz onları bize geldiği gibi rivayet ederiz.'" (İbn Ebî Ya'lâ, Tabakâtü'l-Henâbile, c. 1, s. 185)
Türkçe
0
0
7
211
Ebû Abdullâh İbn Mende
@adnanb01 Hocam, Sefferinin bu sözleri bir dönem için geçerli ola bilir. İlk dönrmlerde ne okuyorlardı ona bakmamız lazım.
Türkçe
0
0
0
36