Depresyon, toplum tarafından ancak kişi intihar ettiğinde hastalık olarak görülüyor. Kişi acı çekerken, bu sadece nazlanma, tembellik ve nankörlük olarak nitelendiriliyor.
Yeni doğanımız için aşırı derecede eski moda bir kız ismi arıyorum. Büyükannenin ismi gibi düşün.
Çok eski ve nadir. Önerileriniz var mı acilen lütfenn?
“Fark ettiniz mi? En sadık kadınlar maddi şeyler istemiyor. Ne lüks hediyeler, ne pahalı sürprizler… O sadece senin zamanını ister. İlgini, merakını, bir çift güzel sözü… Yanında olduğunu hissettiren küçük çabaları. Günün en yorgun anında gelen ‘nasılsın’ mesajını… Kendisi sormadan açılan bir telefonu, küçük bir ‘iyi ki varsın’ı…”
Kadınları hafife almayın
Onlar uzun süre matem tutar sanmayın
Onlar her zaman Anka kuşu gibi küllerinden doğar ❤️
Buda kendini bırakmış yaşlandım bittim diyen kadınlarımıza gelsin .
The fearful eyes of babies, children and women you have harmed will penetrate into your souls and tear you apart.
You will be destroyed. You are the clowns of extinction!!!
#epstein#Epsteindosyaları #epsteinfiles
@sahaf___@TC_icisleri Hadi okuduğunuzu anlamıyorsunuz da dinlediğinizden anlayın artık
@OzlemGurses kimin kuyruğuna bastı merak ediyorum
Sürekli hedef gösterilmeye çalışılıyor
@yenisafakwriter@mkulunk Bu alıntıları ve düşünceleri okuyunca sana daha çok saygı duyuyoruz. İyi ki seni tanımışız iyi ki bu topluma kendini tanıtmışsın ve düşünce, bilgi birikimlerini aktarmışsın. Mekanın cennet olsun @ILBERORTAYLIGSU
MİLLETİ VE TARİHİNİ “TARİHE GÖMEN” ADAM!
Bir cenazenin arkasından uluorta konuşmayı edeben doğru bulmadım ve konuşmadım şimdiye kadar.
Ama bu cenaze, cenazesi çoktan kaldırılması gereken bir “yalan tarih”in mimarlarından birinin cenazesi olunca susmak vebaldir, diyerek usturuplu bir dille birkaç hayatî tespitte bulunmayı bir vatan, millet borcu ve büyük bir mesuliyet olarak addediyorum.
“GÖREVLİ” BİR ADAMDI
Önce hakkını teslim edelim: Osmanlı ile Sultan Abdülhamid Han -ve hatta Sultan Vahdettin- hakkındaki bazı ezberleri yıkmıştı.
Eğer bu minval üzere gitseydi, bu milletin boynuna geçirilen prangaların kırılmasına çok büyük katkılarda bulunabilirdi. Aksine o prangaların daha boğucu ve sarsılmaz bir şekilde milletin ve çocuklarının boynuna dolanmasına hizmet etmeyi tercih etti ve mezara çok büyük bir veballe gitti.
Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı.
İsteseydi, dik durabilseydi, yalan üzerine inşa edilen ve dayatılan tarihi yerle bir edecek tarihî bir misyon üstlenebilir ve tarihe kahraman olarak geçerdi. Ama o bu dünyada ucuz kahramanlığı ve alkışlanmayı tercih etti. Kendisi gibi Kırımlı ama pek çok bakımdan büyük tarihçi olan ve milletin boynuna dolanan tapınakçı prangaları güçlendiren Halil İnalcık’ı ucuz kahramanlık konusunda fersah fersah geçen, bu toprakların çocuklarını ve tarihini “tarihe gömen” bir adam olarak mezara gitti.
UCUZ KAHRAMAN
Osmanlı tarihinin insanlık tarihindeki öncü ve benzersiz rolünü çok iyi biliyordu ama o sessiz kalmayı, yaşarken bu ülkenin altını oyan, tarihî rolünü bitiren yalan tarihin propagandisti olmayı ve pespaye, döküntü propagandistleri tarafından alkışlanmayı ve daha vahimi de Osmanlı’nın insanlığın önünü açacak benzersiz ilkelerinin dünyaya anlatılması gibi yüce bir görevi üstlenmek yerine Osmanlı’yı Üçüncü Roma ilan etme primitifliği ve “aşağılık kompleksi” sergileyerek Osmanlı’nın dünyaya, insanca yaşanacak yegâne medeniyet modelini sunacak muazzam bir medeniyet tecrübesi ürettiğini anlatma imkânını elinin tersiyle itmeyi tercih etti!
Bazı Batılı vicdanlı tarihçiler bile, “gel ey Osmanlı!” diye yazılar ve kitaplar yazarken o Osmanlı’yı bir kez daha “tarihe gömme”yi tercih etmekten tedirgin olmadı!
Hiçbir büyük tarihçi böylesine ürpertici bir tercihte bulunamazdı.
İsteseydi, Osmanlı medeniyetinin ne denli aşılamaz ve insanlığın önünü açacak temellere ve ruha sahip, bütün dünyayı yeniden silkeleyip kendine getirecek adalet, hakkaniyet ve merhamet ilkeleri üzerinden yükselen benzersiz bir medeniyet tecrübesi olduğunu hem ülkemizin çocuklarına hem de bütün dünyaya çok çarpıcı bir dille anlatabilirdi.
Ama bu fazla prim yapmayabilirdi, fazla para kazandırmayabilirdi. O yüzden o işin en kolayını, en kârlı olanını tercih etti ve resmî tarihin yalanlarını deşifre ederek kahraman olarak anılma imkânını kaybetti ve mezara hesabını veremeyeceği kadar ağır bir veballe gitti. Bir milletin boynuna geçirilen prangaları kırabilecek bir donanıma ve etki gücüne sahip bir adam konumuna ulaşmıştı çünkü.
O yüzden sırtında hesabını veremeyececeği kadar “tarihin ağır yükü”yle vefat etti gitti bu dünyadan. Artık adı tarihe, bu milletin boynuna geçirilen prangalara kıracak bir imkâna sahipken, o işin kolayını ve en ucuz olanını tercih ederek insanlığın önünü açacak ufka ve derinliğe, ruha ve zenginliğe sahip bu milleti ve tarihini tarihe gömen bir adam olarak geçecek.
FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ!
Şehid Esad Coşan Hocamızın cenazesinin Fatih Camii’nin haziresine gömülmesini reddeden yetkililerin İlber Ortaylı’nın cenazesinin oraya gömülmesine onay vermesini protesto ediyorum.
Fatih Camii haziresi millete aittir ve bu milletin altını oyan monşerlere, masonik-baronik çetelere hizmet eden bir adamın cenazesinin oraya gömülmesi oradaki bütün büyük insanların aziz ruhlarını da rencide edecektir.
Bu karardan derhal vazgeçilmelidir!
🔴 Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
Milli Heredot'umuzu kaybettik.
İlber Ortaylı hocamız, kültürel alanda ülkemizin son 30 yılına damgasını vuran kişilerden biriydi. 1999’dan itibaren Osmanlı ile Türk toplumunun önemli bir kısmını tanıştırdı.
Kendi geçmişi olmasına rağmen Osmanlı’ya olumsuz bakan kesimlerde bu negatif duyguyu kırdı. Osmanlı’ya olumlu bakan, ancak yeterince bilgi sahibi olmayan kesimlerin ise kendi geçmişi hakkında bilgilenmesini sağladı. Tarihe olan ilgi ve alakayı artırdı.
Türkiye’de çok örneği olmayan Amerikalılar’ın ‘public intellectual’ dediği aydın tipiydi. Bu terim uzmanlık alanındaki bilgisiyle toplumsal, siyasi ve kültürel meselelerde halkı bilgilendiren, görüş bildiren ve kamuoyu oluşturan akademik veya entelektüel kişileri ifade eder. Yani toplumsal bir aydındı.
Gerçek bir entelektüel olan İlber hocanın söylemleri ve fikirleri tartışıldı, ancak toplumun büyük bir kesimine kendine güven ve tarihi ile barışık olma fırsatı verdi.
@realDonaldTrump He fearful eyes of babies, children and women you have harmed will penetrate into your souls and tear you apart.
You will be destroyed. You Are the Clowns of Extinction
#epstein#pedophile
Rusya’yı ezeriz, Amerika’yı düzeriz, İsrail’i düdükleriz Nameleriyle Savaş Çığırtkanlığı Yapanlar iyi okuyun
Bu gördüğünüz tesis Rusların Proton Nükleer Füze Üretim Merkezi…
Her 4 füze bir uydu fırlatıcısına bağlanarak uzay boşluğuna gönderiliyor ve orada sabitleniyor…
Kuzey kutbundaki denemelerde her nükleer füzenin düştüğü bölgedeki 100 kilometrekarelik alana yaklaşık 3.000 derecelik bir ısı yaydığı görüldü.
Bu Nükleer Proton Füzelerinden sadece Rusya’da yok, Amerika, İngiltere, İsrail, Çin ve Japonya’nın da var.
Hindistan ve Kuzey Kore’de göndermek üzere…
Örneğin İsrail’in S-10 Füzeleri koordinatlar verilip Türkiye’nin başkentine gönderildiğinde önce atmosfere girmesi bekleniyor,
sonra arkasındaki itiş gücünü sağlayan ateşleyici aparat ayrılıyor ve elektrikli motoruyla hedefine gidiyor.
Bu sayede ısıya duyarlı havada imha eden anti-füze hava savunma sistemleri nükleer füzeyi görmüyor, yalıtkan alaşımlı dış kaplaması sayesinde ise radarda tespit edilemiyor…
Bu füzelerden 4 tanesi Türkiye’yi haritadan silmek için yeterli!
Bakın sadece şu gördüğünüz alanda bile bu Nükleer Proton Füzelerinden 10 tane var… Yeni dünya savaşı artık yüz sene öncesinde olduğu gibi topla, tankla, tüfekle yada askerle olmayacak.
Çanakkale’de olduğu gibi iman gücü de bir işe yaramayacak!
Bakın bir buçuk milyar nüfuslu İslam ülkelerinin tam ortasında yer alan ve her 7,5milyonluk İsrail’e neden dokunamadığımızı anlıyor musunuz şimdi?…
Çünkü o küçücük İsrail farklı kategorilerde tam 51 defa Nobel Bilim Ödülü almıştır,
peki ya islam ülkeleri? sıfır 0,00!..
Hadi dobra dobra konuşalım,
Bizde Tubitak’ın Bilim Dalındaki Birincilik Ödülünü İmam Hatiplilerin hazırladığı
”Kapağı açılınca içinde ışık yanan ekmek sepeti projesi” kazandı,
şimdi biz bu kafayla bu adamlara kafa tutabilir miyiz arkadaşlar?
İşte yeni bir dünya savaşında, siz tekbir getirene kadar nereden geldiğini dahi göremeyeceğiniz bu füzeler kafanıza yiyor olacaksınız.
Ve bu savaşları dinsel eğitim alan ülkeler değil, bilimsel eğitim alan ülkeler kazanacak.
Bundan zerre kadar şüpheniz olmasın.
YARADAN ,
kâinatta bulunan canlı cansız ne varsa bütün evreni matematik, fizik, kimya ve biyoloji bilimi ile yaratmış, düzenlemiş ve yönetiyor.
Dünyayı da bu temel bilimlerde güçlü olan ülkeler yönetiyor.
DÜNYAYI YÖNETMEK İSTİYORSAN YAPACAĞIN TEK Şey.
👇👇👇👇
Matematik hayattır.
Matematik akıl, zekâ ve mantıktır.
Matematik felsefedir.
Matematik imandır.
Çünkü aklı olmayanın dini olmaz.
Gelişmişliğin ölçüsü matematik ve fen liseleridir.
Çünkü bilgisayar, yapay zekâ ve geleceğin dünyası matematik ve algoritmadır.
Kalkınmanın, ileri gitmenin, zengin olmanın bir tek ölçüsü vardır.
Bilgi, bilim ve teknoloji üretmek, üretmeyen her ülke sömürgedir.
Son olarak,
Bilimden uzak durduğun sürece
Seni ne devrimciliğin, ne solculuğun,
ne Müslümanlığın, ne Türklüğün,
nede milliyetçiliğin kurtarır.
Hollywood star Leonardo DiCaprio has scrubbed his social media as millions of users are demanding his arrest for eating child meat.
In the past 24 hrs, users flooded DiCaprio’s posts with slogans like “Arrest the cannibal,” “70 lbs of children’s flesh?” and strings of “PDF” pizza emojis.
thepeoplesvoice.tv/leonardo-dicap…