Emrah S.

5.1K posts

Emrah S. banner
Emrah S.

Emrah S.

@serbestogluem

💚53💙 Peygamber Efendimiz'e(s.a.v) Ashabına, Ümmeti Muhammed'e Oğuzlardan Anadolu'ya Tüm Önderlerimize Recep Tayyip ERDOĞAN'a Selam Olsun

İstanbul, Türkiye Katılım Ocak 2018
4.7K Takip Edilen4.5K Takipçiler
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@eczozgurozel Başörtüsü düşmanı başörtüsü ile gitti
Türkçe
0
0
1
16
Özgür Özel
Özgür Özel@eczozgurozel·
Çağdaş bir Türkiye idealiyle; ömrünü kız çocuklarının eğitimine, kadın haklarına ve bilime adayan Türkan Saylan’ı vefatının 17. yılında saygı ve rahmetle anıyorum. Cumhuriyetin değerlerinden hiç ödün vermeden yürüttüğü mücadele mirasına, savunduğu değerlere ve kurucusu olduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne sahip çıkmayı sürdüreceğiz.
Özgür Özel tweet media
Türkçe
1.1K
2.5K
20K
293.7K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
Başı kapalı gençlerin okul kapılarında darp edildiği, eğitim hakkının gasp edildiği günlerden bugünlere… Geçmişi unutmadan bugünün kıymetini bilmek gerek. Allah emeği geçenlerden razı olsun. #19Mayıs mübarek olsun.
Emrah S. tweet media
Türkçe
0
0
0
26
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@muhammedetoyy Hangi itin oğlunun aklına gelmiş bu reklam. Hakaret yok itten evladı normal gören bunuda normal görür illa ki
Türkçe
1
0
0
104
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷
Dr. Muhammed Ersin Toy 🇹🇷@muhammedetoyy·
Köpek Çocuk Değildir: Köpek İnsan Değildir! Köpek annesi olunmaz. Köpek evlat yerine ikame edilmez. Anne-evlat ilişkisi, aile değerleri, anne sevgisi, evlat sevgisi ve aile hiyerarşisi hayvanlar âlemine terk edilemez. İnsan hayvanlaşamaz. Elbette hayvan sevilir. Hayvana merhamet edilir. Hayvan korunur. Ama hayvan çocuk değildir. Köpek insan değildir. Köpek annesi olunmaz. Sokakta köpek olmaz. Sokak köpeği olmaz. Bu sözleri artık her gün tekrarlamamız gerekiyor. 📌 Çünkü ciddi anlamda bir bilinç savaşı altındayız. Bugün küresel kapitalizm, tüketim kültürü ve modern etki endüstrileri; toplumların iç yapısını, aile ahlakını ve geleneksel ilişki biçimlerini dönüştürmek için her alanda yeni müdahale biçimleri üretmektedir. Şimdi de bu dönüşüm, hayvanlar üzerinden yürütülmektedir. Hayvanlar insanlaştırılarak insani değerlerin merkezine adeta bomba bırakılmaktadır. İnsanın hayvanla olan dengeli, merhametli ve tabii ilişkisi bozulmakta; bu ilişki aşırılığa taşınmakta; hayvan, hayvan olmaktan çıkarılıp insan gibi konumlandırılmaktadır. İlahi sistem bilinçli bir şekilde bozulmaktadır. Kadın, bir köpeğin annesi olabileceğine inandırılabilmektedir. Toplumsal, sembolik ve kutsal değerler akıl ve fıtrat dışı biçimde yeniden inşa edilmektedir. Böylece insanın varlıkla, hayatla, doğayla ve yaratılmışlarla kurduğu ölçülü ilişki de sarsılmaktadır. En başta insanın kendisiyle olan sahici ve fıtrî ilişkisi bozulmaktadır. Bu süreç yalnızca “hayvan sevgisinin artması” değildir. Burada insan fıtratına, aileye bakışa, annelik ve babalık fikrine, merhametin yönüne ve çocuk kavramına dönük çok daha derin bir anlam kaydırması vardır. Bunun en açık örneklerinden biri aşağıdaki reklam filmidir. 👇 Reklamda bir kadın köpeğe “oğlum” demekte; anne olmak için çocuk doğurmaya gerek olmadığı, kalpte sevmenin yeterli olduğu mesajı verilmektedir. Dahası bu mesaj, bütün toplumun buna inanacağı, bunu normal göreceği ve “annelik-evlatlık” gibi güçlü sembolik değerlerin hayvanlara da atfedilebileceği yönünde sorunlu bir kabul üretmektedir. Böylece insanın fıtratına, aileye bakışına, merhamet bilincine ve annelik kavramına yönelik yeni bir müdahale, reklam estetiği içinde normalleştirilmeye çalışılmaktadır. Oysa evcil hayvan sevgisi ile evcil hayvanın insanlaştırılması aynı şey değildir. Bir hayvana merhamet etmek, onu korumak, beslemek, ona eziyet etmemek ve onu Allah’ın yarattığı bir canlı olarak gözetmek insanî bir erdemdir. Fakat köpeği veya kediyi “çocuk”, sahibini “anne-baba”, evi de türler arası yeni bir aile formu olarak kodlamak bambaşka bir meseledir. Burada artık sıradan bir hayvan sevgisinden değil; aileyi, ebeveynliği, çocuk fikrini, merhametin yönünü ve insanın varoluş düzenini kökünden etkileyen ontolojik bir dönüşümden söz etmek gerekir. Bugün dünyada “pet humanization” denilen süreç tam da bunu ifade etmektedir. Evcil hayvan artık yalnızca evde bakılan bir canlı değildir; insanî özellikler atfedilen, aile üyesi gibi görülen, çocuk yerine konumlandırılan ve tüketim kültürü içinde sürekli yeniden anlamlandırılan bir varlığa dönüşmektedir. Aynı zamanda ticari bir değerdir. “Pet parent”, “fur baby”, “oğluşum”, “kızım”, “evladım” gibi ifadeler yalnızca sevimli hitaplar değildir. Bunlar, insan ile hayvan, çocuk ile evcil hayvan, ebeveynlik ile sahiplik arasındaki sınırları bulanıklaştıran yeni bir dil rejimidir. Çünkü her şey isimlendirmede, adlandırmada başlar. Çünkü aile, insanın en temel varoluş örüntüsüdür. İnsan aile içinde doğar, bakım görür, dil öğrenir, ahlak kazanır, mahremiyeti tanır, nesle bağlanır, sorumluluğu öğrenir ve geleceğe açılır. Aile hayattır. Aile yalnızca aynı evde yaşamak değildir; insanın kendisini biyolojik, ahlaki, toplumsal ve metafizik olarak kurduğu en temel yapıdır. Bu yapının merkezinde ise insan yavrusu, yani çocuk vardır. Köpeği veya kediyi “bebek” diye sahiplenmek, çocuğun yerine koymak, ona “oğluşum”, “kızım”, “evladım” demek ilk bakışta masum bir sevgi dili gibi görünebilir. Fakat dil yalnızca duyguyu ifade etmez; ilişkiyi de kurar. Hayvana “çocuk” denildiğinde, hayvan yalnızca sevilmiş olmaz; aile içindeki insanî rollerin içine yerleştirilmiş olur. Böylece “anne”, “baba”, “çocuk”, “yuva”, “bakım”, “sorumluluk” ve “aile” kavramları insan merkezli anlamlarından koparılarak türler arası esnek bir duygu alanına taşınır. Sosyal bilimlerde evcil hayvanların aileye dahil edilmesi üzerine yapılan çalışmalar da bu meselenin basit olmadığını göstermektedir. Bu literatürde hayvanların aile içindeki yeri bazen tamamlayıcı, bazen benzeştirici, bazen de ikame edici rollerle açıklanmaktadır. En can alıcı nokta burasıdır: Hayvan, yalnızca aileye eklenen bir canlı olmaktan çıkıp bazı ailevi rollerin yerine geçen yeni bir varlık konumuna taşınmaktadır. Bu nedenle evcil hayvanın aileye dahil edilmesi, “aile genişledi” denilerek geçiştirilemez. Burada aile üyeliğinin anlamı, ebeveynlik rolü, çocuk fikri ve bakım ahlakı yeniden tanımlanmaktadır. Çocuk, insan soyunun devamını temsil eder. İnsanın en büyük terbiyecilerinden biri de ebeveyn olabilmektir. Çocuk konuşacak, düşünecek, itiraz edecek, büyüyecek, sorumluluk alacak ve kendisini anne-babasından bağımsız bir özne olarak kuracaktır. Köpek veya kedi ise ne kadar sevilirse sevilsin, insan yavrusunun yerine geçemez. Böyle bir şey aslında hayal dahi edilemez. Fakat sevginin aşırılığı, insanın hem kendini hem de Allah’ı unutması, insanı ifrat ve tefrite sürükleyebilmektedir. Çocuk geleceğe açılan bir varlıktır. Evcil hayvan ise insanın kurduğu sınırlar içinde kalan bağımlı bir canlıdır. Hayvan hayvandır. İnsan insanın, aile ailenin, çocuk çocuğun yerindedir. Bu kıyas varoluşsal olarak tartışmaya açık değildir. Çocuk insanı dönüştürür, zorlar, terbiye eder, sorumlulukla yüzleştirir. Evcil hayvan ise çoğu zaman insanın duygusal ihtiyacını daha düşük taleplerle, daha yönetilebilir ve daha kontrollü bir ilişki içinde karşılar. Bu yüzden “pet parent” dili ebeveynliği yüceltmemektedir; aksine ebeveynliğin yükünü, bedelini ve nesiller arası sorumluluğunu azaltarak yeniden tanımlamaktadır. Çocuk yetiştirmenin dönüştürücü, zorlayıcı ve geleceğe açılan sorumluluğu yerine; daha kontrol edilebilir, daha az itiraz eden, daha çok duygusal tatmin sağlayan ve tüketimle yönetilebilen bir bakım nesnesi ikame edilmektedir. Mesele tam da budur: Reklam artık yalnızca ürün satmaz; ilişki biçimi satar. Bir reklam “anne olmak, anne gibi sevmekle başlar” dediğinde, anneliği biyolojik, ahlaki, toplumsal ve nesiller arası sorumluluk ilişkisinden çıkarıp daha genel, daha esnek ve daha tüketilebilir bir duygu kategorisine dönüştürmektedir. Bu dilde kadın çocuk doğurmak zorunda değildir; bir kedi veya köpek de onun “çocuğu” olabilir. Onu çocuğu gibi büyütebilir, onun için harcayabilir, onunla aile kurabilir, onun üzerinden annelik duygusunu yaşayabilir. Buradaki temel kırılma şudur: Merhamet ortadan kalkmaz; fakat yön değiştirir. Mayası ve fıtratı bozulur. İfrat ve tefrite gidilir. İnsanın insana, annenin çocuğa, ailenin nesle yönelen bakım, şefkat ve sorumluluk kapasitesi başka bir varlık kategorisine aktarılır. Empati, insani duygular ve bakım ahlakı, insan yavrusunun geleceğine değil, evcil hayvanın duygusal konforuna yöneltilir. Elbette hayvana merhamet etmek gerekir. Fakat hayvanı insan yavrusunun yerine koymak, merhametin tabii yönünü bozar. Hiçbir bebek bir köpeğin yerine geçemez. Hiçbir köpek de bir bebeğin yerine geçemez. Buradaki fıtrat bozumu, varoluşun dengesini bozar. Bu dönüşümün bir de ekonomik tarafı vardır. Evcil hayvanların insanlaştırılması yalnızca kültürel bir eğilim değildir; aynı zamanda devasa bir ticari sistemdir. Mama, veteriner, sigorta, oyuncak, kıyafet, bakım ürünleri, otel, kuaför, özel sağlık hizmetleri, akıllı takip cihazları ve premium ürünlerle küresel pet ekonomisi yüz milyarlarca dolarlık bir alana dönüşmüş durumdadır. Hayvan yalnızca hayvan olarak kaldığında ona yapılacak harcamanın sınırı bellidir. Fakat hayvan “evin çocuğu” hâline getirildiğinde harcamanın ahlaki sınırı ortadan kalkar. Çünkü artık mama yalnızca mama değildir; “iyi annelik”tir. Veteriner yalnızca sağlık hizmeti değildir; “sorumluluk”tur. Kıyafet yalnızca aksesuar değildir; “sevgi göstergesi”dir. Oyuncak yalnızca oyuncak değildir; “çocuğunu mutlu etme” aracıdır. Hayvan çocuklaştırıldıkça tüketim ahlakileştirilir; harcama sevginin kanıtına dönüştürülür. Böylece pet ekonomisi merhameti piyasalaştırır. İnsanî duygular tüketim sisteminin içine çekilir. Sevgi harcamaya, bakım satın almaya, annelik ürün tercihine ve marka sadakatine bağlanır. Üstelik evcil hayvanı insanlaştırmak yalnızca aileyi ve insan ilişkilerini bozmaz; hayvanın hayvan olarak varoluşunu da bozar. Çünkü hayvana insanî özellikler yüklemek, onun gerçek fizyolojik, davranışsal ve türsel ihtiyaçlarının yanlış anlaşılmasına yol açabilir. Köpeği çocuk gibi giydirmek, çocuk arabasında taşımak, doğum günü yapmak, insan gibi beslemek ve insan gibi duygulandırmak hayvan sevgisi değil; hayvanın türsel varoluşuna müdahaledir. Hayvanın hakkını gözetmek başka, hayvanı insanlaştırmak başkadır. Hayvanın hakkını gözetmek, onun türüne uygun ihtiyaçlarını, sınırlarını, doğasını ve refahını dikkate almaktır. Hayvanı insanlaştırmak ise onu insanın yalnızlığına, duygusal ihtiyacına, sosyal medya estetiğine ve tüketim arzusuna göre yeniden kurgulamaktır. Bu noktada açık konuşmak gerekir: bir daha tekrarlamak gerekiyor. Köpek çocuk değildir. Kedi evlat değildir. Evcil hayvan sahibi olmak ebeveynlik değildir. Köpek annesi olunmaz. Hayvana merhamet etmek insanîdir; fakat hayvanı çocuk yerine koymak insanî, ailevi ve ontolojik sınırları bozar. İslam’ın hayvanlara bakışı da tam bu dengeyi kurar: Hayvana zulmetme. Ona eziyet etme. Aç ve susuz bırakma. Fakat onu insanın yerine de koyma. Merhamet vardır. Ölçü vardır. Emanet bilinci vardır. Fakat türlerin, fıtratın ve yaratılış düzeninin birbirine karıştırılması yoktur. Oysa modern reklamcılık bu sınırı bilinçli ya da bilinçsiz biçimde aşındırmaktadır. “Anne olmak, anne gibi sevmekle başlar” gibi cümleler ilk bakışta duygusal ve kapsayıcı görünebilir. Fakat bu tür ifadeler, anneliği insan yavrusuyla kurulan derin varoluşsal bağdan koparıp genel bir sevgi hissine indirger. Oysa annelik yalnızca sevgi değildir. Annelik; beden, emek, doğum, bakım, fedakârlık, nesil, ahlak, gelecek ve sorumluluktur. Bir köpeği sevmekle bir çocuğa anne olmak aynı düzleme konulamaz. Bu yüzden itirazımız hayvan sevgisine değil, kavramların yerinden edilmesinedir. Hayvan sevilir; ama çocuklaştırılmaz. Hayvana merhamet edilir; ama insan yavrusunun yerine konulmaz. Evcil hayvana bakılır; ama bu bakım ebeveynlik diye adlandırılmaz. Aile, duygusal bağ kurulan her canlıyı içine alan belirsiz bir tüketim kategorisine indirgenemez. Sonuç olarak evcil hayvanların insanlaştırılması, insanın kendi fıtratına mayasına savaş açmasıdır. Bu dönüşüm aileyi, ebeveynliği, anneliği, çocuk fikrini, merhametin yönünü ve tüketim alışkanlıklarını aynı anda değiştirmektedir. Bu nedenle bugünkü mesele basit bir reklam tartışması değildir. Bu, ailenin ontolojik sınırlarının, anneliğin anlamının, çocuğun yerinin ve merhametin yönünün tartışmasıdır. İnsan ile hayvan arasındaki merhamet ilişkisi korunmalı; fakat ontolojik sınır kaybedilmemelidir. Çünkü sınır kaybolduğunda yalnızca aile değil, insanın varoluş düzeni de sarsılır. Köpek ve kedi sevilir, korunur, gözetilir; fakat hiçbir köpek çocuk değildir, hiçbir kedi evlat değildir, hiçbir evcil hayvan insan yavrusunun yerine geçemez. Son söz: Sokakta köpek de olmaz. Köpek çocuk da değildir. Köpek insan da değildir. Köpek annesi de olunmaz.
Türkçe
62
104
362
59.2K
abuzer
abuzer@abuzer951282·
@gusholderhaber Ecdadını sikeyim herkeste silah var ne yaptınız oğlum siz bu ülkeye Allah belanı versin akp
Türkçe
2
0
101
9.5K
Gusholder Haber Bülteni
Gusholder Haber Bülteni@gusholderhaber·
KÜFÜRLÜ | İstanbul’da bir büfede omuz teması nedeniyle çıkan tartışma, kısa sürede silahlı ve bıçaklı kavgaya dönüştü.
Türkçe
30
11
534
85.4K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
sızdırılan korku, şiddet ve manipülasyon içerikli reklamlar tam bir zehir tacirliği. 1 dakikaya 4 reklam sığdırıp çocukları buna mecbur bırakan bu baskıcı yapıya dur denilmeli! Vatandaşı ve çocukları hiçe sayan bu düzensizliğe acil müdahale bekliyoruz. 📢
Türkçe
0
0
1
76
Nasuh Bektaş
Nasuh Bektaş@nasuhbektas·
Türkiye’nin umudu …
Nasuh Bektaş tweet media
Türkçe
2.1K
569
7.8K
99K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@alimahir Tamam yormayın kafanızı tamam da secmeninizde akıl yok mu yapay zekaya sorarak gerçekleri öğrenir illaki
Türkçe
0
0
1
16
Ali Mahir Başarır
Ali Mahir Başarır@alimahir·
Ekmek 3,25 TL’den 20 TL’ye, damacana su 29 TL’den 153 TL’ye çıkmış! Ama siz Meclis’te hala halkın mutfağını değil, çalışma saatlerini konuşuyorsunuz. Emekli, işçi, polis, atanamayan öğretmen… Hiçbiri gündeminizde yok! Çalışma saatlerini bırakın, biraz da halkın gerçek sorunlarına çözüm üretin! Onu da yapamıyorsanız, o koltukları boşuna işgal etmeyin!
Türkçe
309
706
3.2K
45.7K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@tanjuozcanchp Ak Parti içinde de çürükler var ama genel olarak sağlam insanlardan seçiliyorlar hırsızlar genelde Ak partiden üye olamıyor.
Türkçe
0
0
1
25
Tanju ÖZCAN
Tanju ÖZCAN@tanjuozcanchp·
Soru şu: AKP üyesi bir belediye başkanı olsaydım, ben ve arkadaşlarım bugün tutuklanır mıydık?
Türkçe
2.4K
2.4K
26.9K
366.3K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@CHP_iletisim Koduğumun cehalet partisi başımızda olsaydı şimdi savaştaydık. Kim bize saldıracak diyen balıklar ürküyor diyen zavallılara ALLAH fırsat vermesin
Türkçe
0
0
1
134
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@tanjuozcanchp Biraz daha dur yanlış düşündüğünü de anlayacaksın
Türkçe
0
0
1
138
Tanju ÖZCAN
Tanju ÖZCAN@tanjuozcanchp·
Cezaevinde kaldığım süreçte uzun uzun düşünerek şu kanaate vardım: Bizi yönetenler ile benim inandığım aynı Allah değil! Zira benim Allah’ım; adaletli ve merhametli olmayı, israf etmemeyi, kul hakkı yememeyi emrediyor.
Türkçe
2.6K
4.7K
48.1K
881.7K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@kubrayigitbasi Gençlerin severek uğraştığı, çocukluk hayalleri olan modifiye ses sistemleri vs hakkında gençlerin mutlu olacağı düzenleme gelmezse ilk isim Ak Parti üyeliğimi iptal edeceğim. Reisimize en büyük zararı @Akparti vermektedir İNŞAALLAH bu işi düzeltirler.
Türkçe
0
0
0
35
Cumhurbaşkanlığı Aday Haber
Cumhurbaşkanlığı Aday Haber@imamogluhaberr·
Özgür Özel, Akın Gürlek'in mal varlığını açıkladı: Toplam: 452 MİLYON TL
Cumhurbaşkanlığı Aday Haber tweet media
Türkçe
817
4.2K
22.5K
705.2K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@mustafaciftcitr @HakanFidan Sayın Bakanım,çocukluğumuzdan beri kaliteli sese meraklı bir nesiliz. Eski araçların zayıf hoparlörleri bu kaliteyi vermez, insanlar bu yüzden ses sistemi kuruyor.Yüksek sesten kaza pek duyulmaz ama alkollü sürüş büyük tehlike. Asıl risklere odaklanılmalı.Alkol komple yasaklansın
Türkçe
0
0
0
115
Mustafa ÇİFTÇİ
Mustafa ÇİFTÇİ@mustafaciftcitr·
Dışişleri Bakanı Sayın @HakanFidan'a nazik ziyaretleri ve hayırlı olsun dilekleri için teşekkür ederim.
Mustafa ÇİFTÇİ tweet mediaMustafa ÇİFTÇİ tweet media
Türkçe
243
414
5K
123.2K
T.C. İçişleri Bakanlığı
T.C. İçişleri Bakanlığı@TC_icisleri·
İçişleri Bakanımız Sayın @mustafaciftcitr başkanlığında Bakanlığımızda gerçekleştirilen toplantıda, yaklaşan Ramazan Bayramı dolayısıyla ülke genelinde alınacak tedbirler kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Bakan Yardımcılarımızın ve Video Konferans Sistemi (VKS) üzerinden 81 il Valimizin katılımıyla yapılan toplantıda; vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde bir bayram geçirmesi amacıyla Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi verildi. Toplantıda ayrıca yaklaşan Nevruz Bayramı sürecine ilişkin hazırlıklar da ele alındı. Bayramların milletçe birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi güçlendirdiği bu müstesna günlerde, vatandaşlarımızın huzuru ve güvenliği için tüm birimlerimizle görevimizin başındayız. @turanbulent @kubrayigitbasi @valialicelik @mehmetcangirtr
Türkçe
138
196
689
53.5K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@TC_icisleri Ses sistemi milyonlarca araç sahibini ve esnafı etkiliyor. Yasal satılan ekipmanların bir anda sorun haline gelmesi büyük mağduriyet oluşturuyor. Gürültüye elbette karşıyız ama makul bir ölçü ve desibel sınırı getirilerek hem trafik güvenliği hem de vatandaşın emeği korunmalıdır.
Türkçe
0
0
2
1.1K
T.C. İçişleri Bakanlığı
T.C. İçişleri Bakanlığı@TC_icisleri·
27 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7574 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında, multimedya ve görüntü cihazlarına ilişkin olarak “sürücünün izleme ve kullanma alanı içinde kalan görüntü cihazlarını bulundurmak veya kullanmak” fiiline yönelik düzenleme yapılmıştır. Düzenlemeye ilişkin konunun taraflarının da görüşleri alınarak trafik güvenliğini etkilemeyecek şekilde, kanunun trafikte seyreden tüm araçlar bakımından tutarlı, açık, hakkaniyetli ve yeknesak biçimde uygulanabilmesini teminen gerekli yönetmelik düzenlemesi yapılıncaya kadar, anılan hükme ilişkin yaptırımların uygulanması durdurulmuştur. Bu kapsamda 27 Şubat 2026 tarihinden itibaren gerçekleşen cezai yaptırımların iptaline karar verilmiştir. Öte yandan; araçlara sonradan ilave edilen müzik sistemlerine yönelik denetimler 1 Nisan’a kadar rehberlik ve bilgilendirme amacıyla gerçekleştirilecek, bu tarihten itibaren ise ilgili kanun kapsamında denetimlere devam edilecektir. Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.
Türkçe
720
551
1.9K
585.6K
Serdar Arseven
Serdar Arseven@sarseven·
Mesaj yağıyor... "Benim multimedya ekranı yasak mı, değil mi?" diye soruyorlar... Fotolara bakıp cevap veriyorum kendimce. İçişleri Bakanlığı'nın en kısa sürede "ayrıntılı, görselli" açıklama yapmasında fayda var. @mustafaciftcitr
Türkçe
85
37
271
14.7K
Emrah S.
Emrah S.@serbestogluem·
@AlcayirCengiz Gençlerin duygularıyla oynuyorlar hayallerinin içine ettiler yazıklar olsun
Türkçe
0
0
1
20
Cengiz ALÇAYIR
Cengiz ALÇAYIR@AlcayirCengiz·
💢Ceza yemek istemiyorsanız sonradan taktırılmış ekran ve ses sistemlerini söktürün.!
Türkçe
77
41
291
23.9K