BİLAL TELCİ🇹🇷

23.7K posts

BİLAL TELCİ🇹🇷 banner
BİLAL TELCİ🇹🇷

BİLAL TELCİ🇹🇷

@telcibilal

#ZionistCensorship SUSMA-UYUMA-KORKMA- DURMA-ÖZGÜR FİLİSTİN İÇİN KUDÜS İÇİN #KassamTugayları #BoykotaDevam #Hamas ☾☆🌹💓🌹☾☆🇹🇷 🇵🇸

türkiye Katılım Aralık 2010
942 Takip Edilen1.7K Takipçiler
BİLAL TELCİ🇹🇷 retweetledi
Seyda Feyzullah Konyevi
Seyda Feyzullah Konyevi@SeydaMFKonyevi·
“Biz tarikatların kökünü kazıyacağız.” diyenlerle beraber hareket eden bazı güruhlar var. Sapkınlıkları ve hırsları sebebiyle en büyük zararı tasavvuf ve tarikatlara veriyorlar. İşte tam da böyle zamanlarda anlıyorsun ki; “Biz tarikatların kökünü kazıyacağız" diyen İslam düşmanları tarikatlara böyle zarar verecekmiş...
Türkçe
63
192
425
6K
BİLAL TELCİ🇹🇷
BİLAL TELCİ🇹🇷@telcibilal·
buda benden . hemen yeni soruyu gönder nasılsa bakmayacaksın işine gelmiyor tabi gönder gelsin... Âlûsî’nin Gerçek Görüşü: Keramet Kabulü + Şiddetli EleştiriÂlûsî, evliyânın vefatından sonra da Allah’ın izniyle keramet verebileceğini kabul eder. Örneğin “işleri tedbîr edenler” âyetinin tefsirinde şöyle der: “Evet, Allah Teâlâ bazen dostlarından dilediklerine, ölmeden evvel olduğu gibi, öldükten sonra da dilediği kerâmeti verir… (Rûhu’l-Meânî, ilgili cilt) Bu, manevî bereket/feyz/himmet boyutudur. Nakşibendî ve Kadirî geleneğine saygılı bir âlim olarak bunu tasavvufî çerçevede tartışır.Ancak aynı âlim, aşırı ve şirk kokan uygulamaları sert şekilde eleştirir. Özellikle Rûhu’l-Meânî 11/24’te meşhur ikazı şöyledir: “Pek çok insan gördüm ki bunlar, ölmüş kimseler anılınca neşelenirler, onlardan medet umarlar, onlardan talepte bulunurlar… Yalnızca Allah Teâlâ anılınca ve tasarruf yetkisi sadece O’na ait olduğu söylenince de neşeleri kaçar, canları sıkılır.” Yani Âlûsî: Kerameti (Allah’ın izniyle) kabul eder. Ama avamın kabir başına gidip “bağımsız güç” gibi medet ummasını, ölüye “tasarruf” nisbet etmesini ve bu yüzden Allah’ın tek tasarrufunu unuttuğunu şirk kokan bir sapma olarak görür. Gerçekleşen şeyleri “velînin ruhu veya melek suretinde” açıklamaya çalışmayı da tehlikeli bulur. Manevî Tasarruf ile İdârî Yönetim KarıştırılamazÂlûsî’nin (veya Râzî’nin) bahsettiği şey dua, feyz, himmet ve keramet boyutudur. Bu, cemaatin zahirî sevk ve idaresi, emir alma, fetva sorma, hilafet onayı gibi idârî-fıkhî bir mesele değildir.Vefat etmiş bir kimseden: Fetva alınmaz, Cemaat yönetimi için talimat beklenmez, “Uyanıkken temessül edip emir veriyor” şeklinde amelî bir sistem kurulamaz. Amel defteri idarî olarak kapanmıştır. Bu, Ehl-i Sünnet’in temel prensibidir.Ehl-i Sünnet Usûlünde Temel Kuralİşârî tefsirle fıkıh ve akaid hükmü bina edilemez. İbn Abbas, Taberî, İbn Kesîr gibi otoriteler “melekler” derken kesinlik ifade eder. Râzî, Beydâvî ve Âlûsî’nin zikrettiği işârî ihtimaller ise kalbe feyz veren, maneviyat artıran yorumlardır. Bunlar bağlayıcı şer‘î hüccet değildir. Tefsir usûlünde işârî yorumlar, zahirî mânâya aykırı olamaz ve ondan hüküm çıkarmak için kullanılamaz. Bu, klasik usûl kitaplarında (özellikle tefsir ve fıkıh usûlünde) kabul edilen bir ilkedir. Râzî’nin Mefâtîhu’l-Gayb’ı ve Beydâvî’nin tefsiri de benzer şekilde çok sayıda görüş nakleder. Onlar da “ihtimal” olarak sunar; bunları “yaşayan mürşide gerek yok, vefat etmiş şeyh ruhaniyetle cemaati yönetir” gibi bir sisteme delil yapmazlar.İstismar ve ÇarpıtmaBazı kesimler: Âlûsî’nin zahirî “melekler” tezini görmezden gelir, İşârî yorumlarını ve keramet kabulünü cımbızlar, Eleştiri kısımlarını (11/24 ve benzeri yerleri) tamamen ihmal eder, Bunu “vefat etmiş şeyh emir veriyor, cemaati ruhaniyetle idare ediyor” şeklinde hezeyana dönüştürür. Bu, âlimlerin isimlerini kendi menfaatleri için istismar etmektir. Âlûsî’nin kendisi böyle bir iddiayı asla onaylamamıştır.Özet ve GerçekÂlûsî, mutedil bir âlimdir: Zahirî mânâyı (melekler) korur. İşârî yorumlara kapı açar (tasavvuf ehline hürmeten). Kerameti (Allah’ın izniyle) kabul eder. Fakat avamın kabir kültüründe şirk kokan aşırılıklarını sertçe reddeder. Manevî feyz/himmet ile idârî yönetim, emir-talimat alma arasındaki çizgiyi net çizer. Manevî tasarruf ≠ İdârî yönetim. Birincisi dua, bereket ve keramet boyutudur; ikincisi ise şer‘î delille sabit olan canlı mürşid/âlim/idareci mekanizmasıdır. Vefat etmiş birinden “cemaati yönetme onayı” veya “talimat” almak, usûl-i dîne aykırıdır.Bu ayrımı yapmayanlar, hem Âlûsî’yi hem Râzî’yi hem de klasik Ehl-i Sünnet usûlünü çarpıtmış olur. Gerçek ilim ehli bu ayrımı her zaman gözetmiştir.
Türkçe
0
0
0
18
İmâm-ı Sûyûti
İmâm-ı Sûyûti@Maturidi_·
Fikriciler Ve koneviciler sifilci arkadaşlar neden 1 ayet hadis 1 ulema fetava sunmak yerine aynı Vehhabiler gibi cübbeli hocanın videolarını kırpıyorlar?
Türkçe
7
1
8
501
BİLAL TELCİ🇹🇷 retweetledi
Cengiz Karagöz
Cengiz Karagöz@chkara1564341·
@Maturidi_ @telcibilal Razi de senin dediğin gibi yorumlamamış. Burada da yalan mu söyledin yoksa cahil misin?
Cengiz Karagöz tweet media
Türkçe
0
1
1
30
BİLAL TELCİ🇹🇷 retweetledi
BİLAL TELCİ🇹🇷
BİLAL TELCİ🇹🇷@telcibilal·
Nâziât Suresi 5. Ayetidir: Birileri çıkıp "Bizim vefat etmiş şeyhimiz kabrinden dünyayı yönetiyor, işleri tedbir ediyor (Mudebbirat-ı Emr)" diyorsa, bu iddia; İbn Abbas'a, İbn Kesîr'in aktardığı "Sahabe icmasına", Taberî ve Kurtubî gibi dev müfessirlerin nakillerine açıkça aykırıdır. Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın meleklere verdiği görevleri (tasarrufu), kendi vefat etmiş hocalarına veya şeyhlerine pay etmeye çalışmak Ehl-i Sünnet tefsir usulünde yeri olmayan, haddi aşan bir tevil ve batıl bir kıyastır. Mesele bu kadar açıktır. "فَالْمُدَبِّرَاتِ أَمْرًا" (Fe'l-müdebbirâti emrâ) "İşleri tedbir (ve idare) edenlere andolsun ki..." Ehl-i Sünnet’in omurgasını oluşturan klasik tefsir kaynaklarının (müfessirlerin cumhurunun) tamamı, bu ayette kastedilen "tedbir edenlerin" evliyalar, şeyhler veya ölüler değil; Allah'ın emriyle hareket eden "Melekler" olduğunda müttefiktir. İşte bu hakikati ispatlayan muteber tefsir kaynakları ve âlimlerin net beyanları: 1. Hafız İbn Kesîr (Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm) İbn Kesîr, tefsirinde bu ayeti açıklarken sahabe ve tabiinin görüşlerini sıralar ve meseleyi tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde noktalar: Nakli: "Hz. Ali, Mücahid, Ata, Ebu Salih, Hasan-ı Basri, Katade, Rebi bin Enes ve Süddi dediler ki: 'Fe'l-müdebbirâti emrâ' ayetindeki işleri tedbir edenler meleklerdir." İttifak (İcma) Vurgusu: İbn Kesîr bu isimleri saydıktan sonra çok net bir cümle kurar: "وَلَمْ يَخْتَلِفُوا فِي هَذَا" (Ve lem yahtelifû fî hâzâ / Onlar bu konuda hiçbir ihtilafa düşmemişlerdir). Yani ilk dönem İslam âlimlerinin tamamı bunun melekler olduğu konusunda hemfikirdir. 2. İmam Taberî (Câmiü'l-Beyân fî Tefsîri'l-Kur'ân) Rivayet tefsirinin en büyük otoritesi olan Taberî, hiçbir "ölü/veli" yorumuna yer vermeden doğrudan melekleri zikreder: Açıklaması: "Allah Teâlâ bu ayette, O'nun emriyle dünyadaki işleri (yağmur, rüzgâr, canların alınması, rızıkların dağıtılması vb.) idare etmekle görevlendirdiği meleklere yemin etmektedir." Taberî de İbn Abbas, Mücahid ve Katade'den gelen sahih rivayetleri kaynak göstererek bu görevlilerin melekler olduğunu kayda geçirir. 3. İmam Kurtubî (el-Câmi' li Ahkâmi'l-Kur'ân) Fıkhi tefsirin zirvesi olan Kurtubî, konuyu dil ve şeriat sınırları içinde çok net açıklar: Açıklaması: "İşleri tedbir edenler meleklerdir. Allah onlara göklerin ve yerin idaresinde bazı işleri havale etmiştir. Rüzgârları, yağmurları, ekinleri ve diğer işleri Allah'ın izni ve emriyle yürütürler." Kurtubî, İbn Abbas ve Hz. Ali'nin görüşünün bu olduğunu kesin olarak belirtir. 4. Fahreddin er-Râzî (Mefâtihu'l-Ğayb) Bugün bazı çevreler, Râzî'nin tefsirindeki "mücerred/kâmil ruhlar" (bedenden ayrılmış saf ruhlar) ile ilgili yaptığı felsefi mütalaaları cımbızlayarak "Râzî de ölülerin dünyayı yönettiğini söylüyor" derler. Bu, büyük bir ilmî sahtekârlıktır. Açıklaması: Râzî, ayetin tefsirine başlarken ilk ve en güçlü asıl görüşü açıkça yazar: "Cumhura (âlimlerin ezici çoğunluğuna) göre bunlardan maksat meleklerdir." Râzî'nin diğer ihtimalleri (yıldızlar, ruhlar vb.) zikretmesi, kelamcı/filozof kimliğiyle dönemin felsefi akımlarının iddialarını masaya yatırıp tartışmasından ibarettir. Ehl-i Sünnet'in ve Râzî'nin bağlayıcı asıl nakli "melekler"dir. 5. Sahabe ve Tabiin İmamları (İbn Abbas, Mücahid, Katade) Sahabenin en büyük müfessiri İbn Abbas (Tercümânü'l-Kur'an) ve onun rahleyi tedrisinden geçen Mücahid ile Katade'nin (rahimehumullah) tefsirlerinde "kabirdeki veliler idare eder" diye bir kavram geçmez. Katade (r.a) der ki: "Melekler işleri tedbir eder; Cebrail vahiy ve helak ile, Mikail yağmur ve rızık ile, Azrail ruhları kabzetmek ile, İsrafil Sûr ile görevlidir." Bütün nizam bu meleklerin, Allah'ın mutlak emrine itaat etmesiyle döner.
Türkçe
1
1
2
94
BİLAL TELCİ🇹🇷
BİLAL TELCİ🇹🇷@telcibilal·
@chkara1564341 @Maturidi_ BİRE EDEPSİZ SANA ANLATTIKLARIMIZI YADIKLARIMIZI DUVARA ANLATSAK YOLA GELİRDİ AMA .SENİN DERDİN GERÇEKLER DEĞİL HOCANI KURTAMA CABASI TIRMALAYIN TIRMALAYIN BATTIKÇA BATIYORSUNUZ HABERİNİZ YOK DAHA NE İLE UĞRAŞTIĞINIZIN FARKINDA BİLE DEĞİLSİNİZ...
Türkçe
0
0
0
16
BİLAL TELCİ🇹🇷
BİLAL TELCİ🇹🇷@telcibilal·
@NumanIbniSabit @muhittinodemis SENİN VE HOCANIN HEZEYANLARINI NİYE KABUL ETSİNLERKİ BAK AÇIK AÇIK SÖYLEMİŞ NE KASTI NE BİLMEMNESİ AĞIZDAN BİR ŞEY ÇIKTIMI O SENİ BAĞLAR ... OZAMAN ÇIKACAK BEN HATA YAPTIM YANLIŞ SÖYEDİM ÖZÜRDİLERİM DEYİP ASIL MAKSADINI AÇIKLIYACAK 40 TAKLA ATMAYACAK
Türkçe
0
0
0
28
Numan b. Sabit
Numan b. Sabit@NumanIbniSabit·
@muhittinodemis Peki şunu diyebiliyor musunuz… “Cübbeli hocanın “yönetim”den kastı evliyanın tasarrufu ise bunu kabul ediyoruz zaten.” diyor musunuz?
Türkçe
1
0
0
105
Muhittin Ödemiş
Muhittin Ödemiş@muhittinodemis·
Kimse kerameti inkâr etmiyor. Allah'tan korkun! Kimse Allah Teâlâ'nın meleklerle, şehitlerin ruhlarıyla veya evliya kullarının ruhlarıyla yardım ulaştırabileceğini inkâr etmiyor. Kimse salihlerin vefatlarından sonra da Allah'ın izniyle tasarruflarının bulunabileceğini inkâr etmiyor. Bunları anlata anlata dilimizde tüy bitti, kalemler tükendi, mürekkepler kurudu! Buna rağmen hâlâ hiç kimsenin reddetmediği bir şeyi reddediliyormuş gibi göstermeye çalışıyorsun. Asıl sorudan neden kaçıyorsun? Cevap vermen gereken mesele şudur: Allah Teâlâ Bedir'de meleklerle yardım etti. Peki bu yardım Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi gereksiz mi kıldı? Sahabeyi gereksiz mi kıldı? Kumandanı gereksiz mi kıldı? Orduyu gereksiz mi kıldı? Elbette kılmadı. Çünkü Allah'ın gaybî yardımı, Allah'ın koyduğu sebepleri ortadan kaldırmaz. Öyleyse Allah'ın bir kuluna evliyanın ruhaniyetiyle yardım etmesi de yaşayan mürşidi gereksiz kılmaz. Mesele bu kadar açıktır. Fakat ne zaman bu soru sorulsa, cevap vermek yerine keramet bahisleri açılıyor, evliyanın tasarrufundan söz ediliyor, ardından da kimsenin söylemediği sözler muhaliflere nispet edilerek tartışma başka mecralara çekiliyor. Bu ilmî bir cevap değil, meseleden kaçmaktır. Kimse "Allah evliya ruhlarıyla yardım etmez" demiyor. Kimse "evliyanın tasarrufu yoktur" demiyor. Kimse kerameti inkâr etmiyor. Tekrar söylüyorum! Soru şudur: Allah'ın evliyanın ruhlarıyla yardım etmesi, yaşayan mürşide olan ihtiyacı hangi delille ortadan kaldırıyor? Deliliniz varsa ortaya koyun. Yoksa kerameti inkâr ediyorlar, evliyanın tasarrufunu reddediyorlar diyerek konuyu sulandırmayın. Hak ile batılı birbirine karıştırmayın. İspat edilmesi gereken iddiayı, zaten kabul edilen hakikatlerin arkasına saklamayın. Çünkü bir orduya vefat etmiş bir komutanın ruhaniyetiyle yardım edilmesi yaşayan komutanı gereksiz kılmıyorsa, bir müride manevî yardım ulaşması da yaşayan mürşidi gereksiz kılmaz. Bütün tartışma bundan ibarettir. Bunun dışındaki sözler ise cevap değil; asıl soruya cevap vermemek için kurulan bir söz kalabalığı, bir mugalata ve meselenin üzerini örtme çabasından ibarettir.
Cübbeli Ahmet Hoca@c_ahmethoca

Mahmûd Efendi Hazretleri'mizin ölmüş evliyânın yardımının ve tasarrufunun devâmına dâir yaptığı bu konuşmayı paylaşan İsmailağa bugün tersini açıklıyorsa değişen biz miyiz onlar mıdır? Mahmûd Efendi Hazretleri'miz burada yıllar önce vefat etmiş ve Üveys (Veysel) el-Karanî Hazretleri'nin yanında gömülü olduğunu söyleyen bir zâtın bilfiil bedeniyle uçakta hâzır bulunduğunu ve atılacak yerleri târif ettiğini ve onun söylediği bütün yerlerin tam isâbet ettiğini, daha sonra da kimliğini soran pilota, "Ben falan kabirdeyim, gelip beni ziyâret edersin" dediğini açıkça beyân ediyor. Benim anlattığım bunlardan fazla nedir? Dolayısıyla bana yapılan itirâz ve muhâlefetler, bizzat Mahmûd Efendi Hazretleri'nin, Alî Hayder Efendi Babamız'ın ve silsilemizin itikādına yapılıyor. Ve bu video hâlen İsmailağa'nın sitesinde duruyor. Şimdi kendi sitesinde ne olduğundan bile haberi olmayan bir yönetimin elbette kendilerine tâbi olanları Mahmûd Efendi Hazretleri'nin yolundan saptıracakları îzâhtan vârestedir.

Türkçe
25
32
159
27K
BİLAL TELCİ🇹🇷 retweetledi
Huzurun Adresi
Huzurun Adresi@Huzurunadresi06·
Son noktayı koymuş mübarek Allah rahmeti ile muamele etsin Fazla söze gerek
Tevfik Şahin@Tevik279230

@eskisofiler 3 Şeyh efendi görmüş YARBAY Mehmet Rahmetullahi aleyh👇

Türkçe
0
5
10
222
BİLAL TELCİ🇹🇷 retweetledi
Huzurun Adresi
Huzurun Adresi@Huzurunadresi06·
“Marketlerde hâlâ Yahudi'nin ürünlerini satıyorlar, onlara para kazandırıyorlar. Allah yardım eder mi böyle bir durumda?” Seyda Feyzullah Konyevi hazretleri #GazzeyiUnutmayın #GazzeİçinHareketeGeç #GazzeİçinSesVer
Huzurun Adresi tweet media
Türkçe
0
4
15
130
BİLAL TELCİ🇹🇷
BİLAL TELCİ🇹🇷@telcibilal·
Bu şahsın ve benzer zihniyete sahip olanların neyi amaçladığını ve aslında ne istediğini İslam tarihi, fıkıh usulü ve insan psikolojisi açısından okuduğumuzda karşımıza şu çok net tablo çıkıyor: 1. Mutlak ve Sorgulanamaz Otorite Kurmak Eğer bir kişi cemaate çıkıp "Bu kararı ben aldım, burayı ben yöneteceğim" derse, etrafındaki diğer hocalar, ilim ehli veya ihvan ona itiraz edebilir; "Senin ilmin ne, liyakatin ne, icazetin nerede?" diye sorabilir. Ancak aynı kişi, "Ben kendi başıma iş yapmıyorum, vefat etmiş Efendi Hazretleri bizzat kabrinden benim elimle bu işleri yürütüyor, talimatı o veriyor" dediği an, kendisine yönelecek tüm okların ve eleştirilerin önünü kesmiş olur. Çünkü ona itiraz etmek, şeyhin kendisine itiraz etmekle eşdeğer hâle getirilir. Bu, kendi şahsi otoritesini meşrulaştırmak için vefat etmiş bir Allah dostunun manevi mirasını kalkan olarak kullanmaktır. 2. Postu, Gücü ve Makamı Başkasına Kaptırmamak Tasavvufun bin yıllık Ehl-i Sünnet geleneğinde mürşid vefat ettiğinde, silsile icazetli ve liyakatli "yaşayan" bir halife ile devam eder. Eğer ortada ittifak edilmiş liyakatli biri yoksa veya bu kişi o makamı sadece kendi elinde tutmak istiyorsa, "Yaşayan şeyhe gerek yok, şeyhimiz kabrinden bizi (yani benim üzerimden) yönetmeye devam ediyor" kurgusunu icat eder. İstenen ve amaçlanan tek şey şudur: "Bensiz adım atmayacaksınız, gücün tek merkezi benim." 3. "Eleştirilmezlik ve Hatasızlık" Zırhı Giyinmek İnsanoğlu hata yapar. Ancak bu taktiği uygulayan kişi, aldığı her yanlış kararı, tutarsızlığını ve işlediği kabahatleri örtbas etmek zorundadır. İşler sarpa sardığında veya fıkhi bir hata yaptığında "Ben yapmadım, bana böyle emir geldi, maneviyat böyle istedi, bunda bir sır var" diyerek kendi kusurlarını sözde ruhani bir kılıfın içine saklar. Aklını kiraya vermiş kitle de "Vardır hocamızın (veya şeyhimizin) bir bildiği" diyerek bu usulsüzlüğü yutar. Böylece kimseden hesap vermeden saltanat sürer. 4. Maddi ve Sosyal Güç Havuzunu Kontrol Etmek Ortada on binlerce insanın oluşturduğu bir yapı; devasa bir sosyal güç, itibar, vakıflar ve ciddi bir maddi havuz vardır. Cemaatin fıkıh usulünü takip edip başka bir gerçek mürşide yönelmesi veya dağılması, bu kişinin elindeki gücün, şatafatın ve "en yakın benim" itibarının sıfırlanması demektir. İnsanları etrafında tutabilmek için onlara sürekli bir gizem, sır ve temessül (ruhla görüşme) illüzyonu satmak zorundadır. Netice İtibarıyla; Bu adamın istediği şey hakikatin ortaya çıkması, Ehl-i Sünnet'in müdafaası veya ümmetin birliği değildir. İstediği şey; "kendisine kayıtsız şartsız itaat eden, fıkhı ve usulü rafa kaldırmış, sürekli rüyalarla ve gaipten gelen uydurma seslerle yönetilen, sorgulamayan bir kitle" yaratmaktır. Ehl-i Sünnet âlimlerinin net sınırlarla çizdiği şeffaf ve berrak dini reddedip; işi "temessül, gizli emirler, kabirden anlık yönetim" gibi batıni fırkalara benzeyen laflara boğmasının tek bir amacı vardır: Kendi şahsi krallığını, vefat etmiş bir velinin manevi gölgesine saklanarak ilan etmek. "Bu nasıl bir kafa?" Niyet gün gibi ortadadır; dinin vakarını kendi şahsi hegemonyasına alet etmektir.
Türkçe
3
7
15
463
BİLAL TELCİ🇹🇷 retweetledi
Yahya Sinvar
Yahya Sinvar@Yahya_Sinvar_·
🚨 Yıkım Politikası Sürüyor! İsrail işgal güçleri, El-Halil'in güneyindeki Yatta kasabasının doğusunda bulunan Agziweh bölgesinde Filistinlilere ait evleri yıkmaya devam ediyor. Görüntüler, ailelerin barınma hakkını hedef alan yıkım operasyonlarının sahadaki son halkasını gözler önüne seriyor. 📍 Bir halkın evleri yıkılırken, işgal adım adım genişletiliyor. 🇵🇸 #Filistin #Yatta #BatıŞeria
Türkçe
7
97
115
902
BİLAL TELCİ🇹🇷
BİLAL TELCİ🇹🇷@telcibilal·
Sizinle ortak noktaya gelen falan , siz geri vites yapıp çoğunluk ezici kahredici gücüne ve sağlı sollu cahil tokatlasina dayanamayıp kivi kıvır kivirarak yönetimden tasarrufa oradan bakalım nereye düşeceksiniz bekliyoruz , bakalım nasıl bir iftira ve fitne çıkaracaksınız yaziklarolsun size.
Türkçe
0
0
1
28
Numan b. Sabit
Numan b. Sabit@NumanIbniSabit·
Tasarruf sonucunda @c_ahmethoca رحمه الله ile ortak noktaya geldiler. Şimdi sıra ŞEYHLİK davalarından vazgeçmelerinde. Zira hiçbir delilleri yok..!
Muhittin Ödemiş@muhittinodemis

Kimse kerameti inkâr etmiyor. Allah'tan korkun! Kimse Allah Teâlâ'nın meleklerle, şehitlerin ruhlarıyla veya evliya kullarının ruhlarıyla yardım ulaştırabileceğini inkâr etmiyor. Kimse salihlerin vefatlarından sonra da Allah'ın izniyle tasarruflarının bulunabileceğini inkâr etmiyor. Bunları anlata anlata dilimizde tüy bitti, kalemler tükendi, mürekkepler kurudu! Buna rağmen hâlâ hiç kimsenin reddetmediği bir şeyi reddediliyormuş gibi göstermeye çalışıyorsun. Asıl sorudan neden kaçıyorsun? Cevap vermen gereken mesele şudur: Allah Teâlâ Bedir'de meleklerle yardım etti. Peki bu yardım Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi gereksiz mi kıldı? Sahabeyi gereksiz mi kıldı? Kumandanı gereksiz mi kıldı? Orduyu gereksiz mi kıldı? Elbette kılmadı. Çünkü Allah'ın gaybî yardımı, Allah'ın koyduğu sebepleri ortadan kaldırmaz. Öyleyse Allah'ın bir kuluna evliyanın ruhaniyetiyle yardım etmesi de yaşayan mürşidi gereksiz kılmaz. Mesele bu kadar açıktır. Fakat ne zaman bu soru sorulsa, cevap vermek yerine keramet bahisleri açılıyor, evliyanın tasarrufundan söz ediliyor, ardından da kimsenin söylemediği sözler muhaliflere nispet edilerek tartışma başka mecralara çekiliyor. Bu ilmî bir cevap değil, meseleden kaçmaktır. Kimse "Allah evliya ruhlarıyla yardım etmez" demiyor. Kimse "evliyanın tasarrufu yoktur" demiyor. Kimse kerameti inkâr etmiyor. Tekrar söylüyorum! Soru şudur: Allah'ın evliyanın ruhlarıyla yardım etmesi, yaşayan mürşide olan ihtiyacı hangi delille ortadan kaldırıyor? Deliliniz varsa ortaya koyun. Yoksa kerameti inkâr ediyorlar, evliyanın tasarrufunu reddediyorlar diyerek konuyu sulandırmayın. Hak ile batılı birbirine karıştırmayın. İspat edilmesi gereken iddiayı, zaten kabul edilen hakikatlerin arkasına saklamayın. Çünkü bir orduya vefat etmiş bir komutanın ruhaniyetiyle yardım edilmesi yaşayan komutanı gereksiz kılmıyorsa, bir müride manevî yardım ulaşması da yaşayan mürşidi gereksiz kılmaz. Bütün tartışma bundan ibarettir. Bunun dışındaki sözler ise cevap değil; asıl soruya cevap vermemek için kurulan bir söz kalabalığı, bir mugalata ve meselenin üzerini örtme çabasından ibarettir.

Türkçe
3
0
6
278
BİLAL TELCİ🇹🇷
BİLAL TELCİ🇹🇷@telcibilal·
@Sadrdansatra Burada yediğin heriflerin ahirette canına okuyacağını düşünüyorum akıl fukarası beyinsiz mahluk...
Türkçe
0
0
0
8
Sadırdan Satıra
Sadırdan Satıra@Sadrdansatra·
Edepsizlik böyle birşey. Yotuber hocaları bunlara kürsüde dedikodu, birçok hocaları itibarsızlaştırma vaazlarıyla yetiştirdiği için ,usül edepten mahrum kaldılar. Ayıp nedir,edep âdap nedir bilmezler. Konyevî hz.'nin nasıl ve nerde ilim tahsil ettiğini nerden bilsin. Onun ilmini tartabilmeniz için youtuber hocanız dahil 40 fırın ekmek yemeniz lazım.
mesalik-i Tasavvuf@Mesalikk

Feyzullah Konevinin yüzüne Kur’an-ı Kerim okuyamayacağını düşünüyorum. Zira kendisinin bir kaç videosunda elhamdulillah demek yerine elhamdurillah demesi dikkat çekiciydi.

Türkçe
3
2
28
1.1K