ufuk uzun

638 posts

ufuk uzun banner
ufuk uzun

ufuk uzun

@ufuzun

İstanbul, Türkiye Katılım Mayıs 2010
210 Takip Edilen53 Takipçiler
CNN TÜRK
CNN TÜRK@cnnturk·
📌 Saldırganın babasının ifadesi CNN TÜRK'te: Oğlumun psikolojik sorunları vardı 🔗 buff.ly/zSlh7Ny
Türkçe
205
67
2.1K
108.4K
ufuk uzun retweetledi
Ahmet Rasim Küçükusta
Ahmet Rasim Küçükusta@drahmetrasim·
Avukat Suzanne Chin, 2009’da Hong Kong’da kalp krizi geçirip komaya giriyor ve “beyin ölümü” teşhisi konuyor. Yoğun bakımda 3 gün sonra komadan uyanıyor, 1 haftada tamamen iyileşip taburcu edilyor. Hâlâ Singapur’da avukatlık yapıyor, eşi ve 2 çocuğuyla normal hayatına devam ediyor. Buna “global ischemic penumbra (GIP)” deniyor. Beyin kan akışı %20-50 aralığına indiğinde beyin “kapatma moduna” geçip testlerde beyin ölümü gibi görünüyor ama doku henüz ölmüyor. Kan akışı düzelirse geri dönüşümlü olabiliyor. Ne yazık ki beyin ölümü teşhisi konduğunda çoğu zaman destek hemen kesilebiliyor veya organ bağışı yapılabiliyor.
Ahmet Rasim Küçükusta tweet media
Türkçe
43
569
2.1K
105.4K
Bu Tag Neden Var
Bu Tag Neden Var@taghaberleri·
İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan Tayland Kargo Gemisini vurdu.
Türkçe
5
1
101
30.8K
ufuk uzun retweetledi
ASELSAN
ASELSAN@aselsan·
Sevdamız Türkiye. ASELSAN
Türkçe
125
1.4K
16.1K
4.1M
ufuk uzun retweetledi
Bu Tag Neden Var
Bu Tag Neden Var@taghaberleri·
İstanbul Pendik’te otopark kavgasında 11 yaşındaki kızının gözleri önünde öldürülen Hüseyin Teke son yolculuğuna uğurlandı, eşi yaşananları gözyaşlarıyla anlattı: "Eşimi orada defalarca bir sürü kurşunla öldürdü. Kalbinden, kolundan her yerinden vurarak öldürdü. Eşim yere düşerek bir daha hiç kalkmadı. Benim iki çocuğumun katili ölsün istiyorum. Kızım çok kötü. Babası kapıyı açmayın dedi; tartışmayla psikolojileri bozulmasın diye. Kızım kapının dürbününden babasının vurulduğunu her şeyi görmüş."
Bu Tag Neden Var@taghaberleri

İstanbul Pendik'te oto galericilik yapan Seyfettin B., iş yerindeki fazla araçları yaşadığı binanın otoparkına park etti. Seyfettin B., otoparkta yer bulamadığı için kendisine tepki gösteren bina sakini Hüseyin Teke'yi 11 yaşındaki kızının yanında silahla vurarak öldürdü.

Türkçe
7
5
88
84.5K
ufuk uzun retweetledi
Shining Science
Shining Science@ShiningScience·
Experts warn that nose hair removal could pose a serious risk to your brain health. Grooming habits often seem like a minor part of daily hygiene, but plucking nose hair carries a small yet significant risk that most people overlook. The internal lining of the nose sits within what medical professionals call the danger triangle of the face. This specific region contains a complex network of veins that lead directly to the brain. When a hair is forcefully removed, it creates a microscopic wound in the follicle, providing an entry point for bacteria to infiltrate the bloodstream and potentially cause localized infections. While rare, these infections can escalate into life-threatening conditions such as cavernous sinus thrombosis, a blood clot that can lead to neurological damage. Because the blood vessels in this area lack the valves found elsewhere in the body, bacteria can travel toward the cranial cavity with relative ease. To mitigate this risk, dermatologists and general practitioners recommend using electric trimmers or safety scissors to manage nasal hair growth rather than plucking, ensuring you stay groomed without compromising your safety. source: American Academy of Otolaryngology–Head and Neck Surgery. (2022). Understanding Facial Anatomy and Infection Risks. Clinical Practice Guidelines.
Shining Science tweet media
English
6
44
155
12.1K
ufuk uzun
ufuk uzun@ufuzun·
@drahmetrasim Hocam kime inanacağınızı şaşırdık. Ne yapacağız biz😇
Türkçe
0
0
0
27
Ahmet Rasim Küçükusta
Ahmet Rasim Küçükusta@drahmetrasim·
Kafein, anaerobik performansı ve kas dayanıklılığını artırıyor → daha iyi antrenman → dolaylı olarak daha fazla yağ yakımı. ☕️ Sabah kahveleri benden.
Ahmet Rasim Küçükusta tweet media
Türkçe
5
5
101
5.3K
ufuk uzun retweetledi
Next Science
Next Science@NextScience·
⚠️ SHOCKING DISCOVERY: Plastic Found in 90% of Prostate Tumors Scientists have uncovered something that sounds like science fiction—but it’s real. In a recent study, microplastics were found in 90% of prostate cancer tumors, and at levels 2.5 times higher than in healthy tissue nearby. These tiny particles, invisible to the naked eye, are now showing up inside human organs, not just oceans and rivers. What does this mean? Experts caution that we don’t yet know if these plastics cause cancer, but the fact that tumors seem to trap more of them than healthy tissue raises alarming questions. Could everyday exposure to plastic be silently affecting our bodies? Could these invisible invaders be a hidden part of why some cancers develop? The truth is, researchers are only just beginning to explore this mystery. Each tumor tells a story, and now plastic is part of the plot. The implications are huge—and terrifying. One thing is clear: the age of “out of sight, out of mind” when it comes to plastic is over. Source: SciTechDaily. (2026). 90% of prostate cancer tumors contained microplastics.
Next Science tweet media
English
8
74
169
33.4K
ufuk uzun retweetledi
Bu Tag Neden Var
Bu Tag Neden Var@taghaberleri·
Lübnanlı bir çellist, İsrail’in yoğun bombardımanına uğrayan Beyrut’un güneyindeki enkazların arasında enstrüman çaldı.
Türkçe
2
7
63
14.1K
ufuk uzun retweetledi
İnal Aydınoğlu
İnal Aydınoğlu@inalaydinoglu·
Sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir Ramazan Bayramı geçirmenizi dilerim. Bayramın; kalplerinize umut, sofralarınıza bereket, hayatınıza güzellikler getirmesi dileğiyle… İyi bayramlar! ✨ İnal Aydınoğlu
İnal Aydınoğlu tweet media
İstanbul, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
1
2
64
ufuk uzun
ufuk uzun@ufuzun·
@abdullahciftcib Bu sözcü sürekli lafı eveleyip geveleyip, başkanlarının çok güzel şeyler yaptığını söylüyordu.
Türkçe
0
0
0
103
Abdullah Çiftçi
Abdullah Çiftçi@abdullahciftcib·
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump'ın, halen NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı konusunda adım atıp sorumluluk almalarını beklediğini söyledi.
Abdullah Çiftçi tweet media
Türkçe
34
52
478
18K
Ali Cağatay
Ali Cağatay@AliCaatay·
Youtube’a başlangıç yaptık. İlk videomuz yayında. Haftada en az 1 kez guncel bir olayı ele alacağız. Videoları 20 dk civarında hatta daha kısa tutmaya çalışacağım, malum herkesin vakti değerli. İşte ilk yayın⬇️ ABD’nin Rüyası Kabusa Dönüyor | Ali Çağatay youtu.be/3p66WqZRpCs?si… @YouTube aracılığıyla
YouTube video
YouTube
Türkçe
32
24
316
30.1K
ufuk uzun
ufuk uzun@ufuzun·
@Ferhatarslandr Hocam. Ağabeyim, 1971 doğumlu.Kendisine ms teşhisi konulmuştu.İlk şikayetleri diş ağrısı idi.Bu sebeple diş bile çektirdi.Nevralji olduğu söylendi.Şimdiki durum, yürüme zorluğu, ilaç tedavisi.Takibi Dokuz Eylülde yapılıyor.Lyme, dan şüphelenmeli miyiz?
Türkçe
2
0
0
630
Doç. Dr. Ferhat Arslan
Doç. Dr. Ferhat Arslan@Ferhatarslandr·
Lyme hastalığı neden bazı insanlarda “geçip gitmez” gibi görünür? Bella Hadid’in yıllardır dönem dönem tedavi gördüğünü söylemesi, toplumda çok önemli bir gerçeği yeniden görünür kıldı: Lyme hastalığı her zaman “ısırıldım, antibiyotik aldım, tamamen kapandı” kadar basit ilerlemez. Bazı hastalarda erken ve uygun tedaviye rağmen aylar süren yorgunluk, kas-eklem ağrıları, uyku bozukluğu, zihinsel bulanıklık ve performans düşüşü devam edebilir. CDC de bugün, Lyme sonrası bazı kişilerde uzamış semptomların görülebildiğini açıkça kabul etmektedir. Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır: uzayan semptom ile vücutta hâlâ aktif ve kontrolsüz enfeksiyon bulunması aynı şey değildir. Bilimsel olarak üç ayrı durum birbirine karıştırılmamalıdır. Birincisi, yeniden enfekte olmak mümkündür; kişi tedaviyle düzelmişken başka bir kene teması sonrası yeniden Lyme olabilir. İkincisi, bazı hastalarda objektif bulgularla gösterilebilen tedavi başarısızlığı ya da organ tutulumunun sürmesi söz konusu olabilir; örneğin artrit, nörolojik bulgu veya başka somut klinik kanıtlar varsa yeniden değerlendirme gerekir. Üçüncüsü ise en çok tartışılan alan olan, tedavi sonrası devam eden ama her zaman aktif enfeksiyonla açıklanamayan kalıcı semptom kümesidir. Kılavuzlar bu nedenle, sırf yorgunluk, ağrı veya “brain fog” sürüyor diye, objektif yeniden enfeksiyon kanıtı olmadan sonsuz ya da tekrarlayan antibiyotik kürlerini rutin olarak önermemektedir. Peki ne yapılmalı? Önce soğukkanlı ve sistematik gidilmelidir. Devam eden yakınmalar varsa, “her şey Lyme’dır” kolaycılığı da, “Lyme geçtiyse sorun bitti” ihmali de yanlıştır. Yeniden enfeksiyon ihtimali, eşlik eden koinfeksiyonlar, otoimmün süreçler, fibromiyalji benzeri ağrı tabloları, tiroid hastalıkları, anemi, uyku bozukluğu, depresyon-anksiyete spektrumu, ilaç yan etkileri ve başka nörolojik/romatolojik nedenler birlikte düşünülmelidir. Lyme hastalığı bazen tedaviyle tamamen kapanır, bazen yeniden bulaşır, bazen de enfeksiyon geçse bile etkileri uzun süre devam eder. Bu yüzden konu ne küçümsenmelidir ne de bilim dışı kesinliklerle anlatılmalıdır. Gerçek olan şudur: bazı hastalar yıllarca inişli çıkışlı bir seyir yaşayabilir; bunun ciddiye alınması gerekir. Ama aynı derecede gerçek olan başka bir şey de vardır: her uzamış belirti aktif bakteri varlığı anlamına gelmez ve her kötü hissetme hâli yeni antibiyotik gerektirmez. Doğru yaklaşım; kanıta dayalı tıp, dikkatli ayırıcı tanı ve hastanın semptom yükünü ciddiye alan uzun soluklu izlemdir
Türkçe
4
26
207
14.6K
ufuk uzun
ufuk uzun@ufuzun·
Çarpıcı…
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet

ABD kongresi araştırma merkezi Kongre’ye Basra Körfezi ve Hürmüz’de yaşanan kriz ile ilgili yeni bir değerlendirme raporu sundu. Bu rapor, sahadaki gerçeği saklamıyor. Açık açık yazıyor: Hürmüz’de üstünlük İran’da. Hegseth, Rubio ve Trump’ın anlattığı ile sahadaki gerçekler aynı değil. Trump böyle bir raporu operasyon öncesi bütün açıklığıyla görseydi, bu harekâtı başlatmaz, 15 Mart günü yaptığı basın toplantısında “Şok olduk… kimse İran’ın Körfez’e vuracağını düşünmedi.” demezdi. Kongre araştırma merkezi raporu gerçekçi. Özetle şunları söylüyor: -İran denizi kontrol etmiyor ama kullandırmıyor. -ABD donanması güçlü ama coğrafya İran’ın yanında. -Hürmüz artık bir geçiş hattı değil, küresel sistemin boğazına dayanmış bir jeopolitik silahtır. Diğer yandan bölgeye Japonya’dan sevk edilen 31. Deniz Piyade Sefer Görev Grubunda (MEU) bulunan USS Tripoli amfibi hücum gemisi ile iki ayrı LPD (Doklu çıkarma gemisi)nde bulunan 3000’e yakın deniz piyade ve on civarında F 35 B Savaş uçağı bu denklemi değiştirmez. Bu birlikler amfibi harekât içindir. Hürmüz gibi dar, doygun alan yasaklama ortamında belirleyici olamaz. Her ne kadar USS Tripoli başlangıçta kıç tarafındaki havuz kısmından vazgeçililip 15’e yakın F 35 B taşımak üzere dizayn edilmiş olsa da, bu o sularda ona bir avantaj sağlamaz. Bazı Amerikan kaynakları bu geminin Kharg adasından ziyade boğazı içeriden kontrol eden büyük Tunb, küçük Tunb ve Abu Musa adalarını ele geçirmek üzere kullanacağını söylese de gerek bu harekat tarzı gerekse Kharg Adası’na yönelik bir harekât askeri bir seçenek değil, siyasi ve stratejik bir intihardır. Mayın tarama ve avlamanın zorluğu ise izahtan vareste. Sanki 111 yıl önce Gelibolu yarımadasına çıkarılan ANZAK ve İngiliz deniz piyadelerinin felaketle biten kaderleri bu kez Amerikan askeri için tekrar edecek gibi görünüyor. Yine bazı kaynaklar USS Tripoli’nin uçak gemisinden çok daha ucuz olduğunu( 3,5 milyar dolar) o nedenle kaybının göze alınarak hürmüz boğazına 100 mil yaklaştırılılabileceğini ve üzerindeki F35 uçaklarına bölgede daha uzun süre tutabileceğini belirtiyorlar. Ancak bu kaynaklar Zagros Dağları’nın örtüsü altındaki Hürmüz Boğazının 100 mil içerisine girecek kıymetli platformun ne kadar süre yara almadan bölgede kalabilecegini tartışmıyor. İşte kongre araştırma raporu tam da böyle bir konjonktürde önümüze geliyor Özetle rapor verilerine göre, ABD güçlü olabilir ama Hürmüz’te güç tek başına sonuç üretmiyor. Coğrafya ve savaşın karakteri oyunu değiştiriyor. İran denizi kazanmak zorunda değil. Sadece kullandırmaması yeterli. Ve bugün yaptığı tam olarak bu. Bu yüzden mesele güç değil, erişim meselesi. news.usni.org/2026/03/13/rep…

Türkçe
0
0
0
12
Emmanuel Macron
Emmanuel Macron@EmmanuelMacron·
I have just spoken with Iranian President Massoud Pezeshkian. I called on him to put an immediate end to the unacceptable attacks Iran is carrying out against countries in the region, whether directly or through proxies, including in Lebanon and Iraq. I reminded him that France is acting within a strictly defensive framework aimed at protecting its interests, its regional partners, and freedom of navigation, and that it is unacceptable for our country to be targeted. The unchecked escalation we are witnessing is plunging the entire region into chaos, with major consequences today and for the years to come. The people of Iran, like those across the region, are paying the price. Only a new political and security framework can ensure peace and security for all. Such a framework must guarantee that Iran never acquires nuclear weapons, while also addressing the threats posed by its ballistic missile programme and its destabilising activities regionally and internationally. Freedom of navigation in the Strait of Hormuz must be restored as soon as possible. I also urged the Iranian President to allow Cécile Kohler and Jacques Paris to return safely to France as soon as possible. Their ordeal has gone on for far too long, and they belong with their loved ones.
English
23.3K
3.2K
22.2K
7.9M