Av. Taceddin Yıldırım
816 posts

Av. Taceddin Yıldırım
@avukatty
Marmara Üniversitesi AB Hukuku - İstanbul Barosu - Muarız - Avukat - Parêzer -Arifbahçeli 💛💙


Gazi Yalçın Küçük için düzenlenen askeri tören



(Bir süredir şurada idim, ki oradayım, kalbi, imanı, duası, gayreti, sadece Gazze acısı ile yanan her gönlün söylediği her ağır şey, ama ne olursa olsun, ne kadar ağır olursa olsun, sadece sükut ile, hürmet ile karşılanmalıdır) Bugüne dek farklı cümlelerle bu şahsa dair bir şeyler yazmış idim, hepsi burda duruyor Bu konuşma ile, burası artık başka bir yer Alçak adam, diyor ki "size gidin savaşın demiyoruz, o yürek sizde yok" Bak, düşük herif Böyle dikotomi, mukayese yapılmaz ama Sen ve senin bu kirli söylevine aldananlar için yazayım "Mazlum Filistin halkının yanındayız" diyorsun ya Bak, mazlum Filistin halkı, o cânımız halkımız, yani kendimiz kadar halkımız, 80 bin şehit verdi, Batılı Lancet dergisine göre ise 470 bin insanımız şehit edildi Gazze'de Bak ahlaksız insan kişisi Suriye'de, her kaynağa göre, en az 1, 5 milyon insan katledildi Rusya, İran, ABD, Almanya, Fransa ile savaşan, şehit veren sadece, sadece ve sadece Türk ordusu vardı, alçak adam Ve öyle ki, neredeyse "halk" bile, kendi seçmeni bile "Suriyeli mazlum" yok olsun isterken, mazlumu, zalime teslim etmeyen Türkiye'ye, Türkiye liderliğine bunları söyleyemezsin şarlatan ağız Sen ki 14 yıl boyunca, kendi söylem tezgahına müşteri topladın sadece Her cümlende, her kelimende, Allah'ı, Kudüs'ü, mazlumu etkileşime ve kendi tezgahına malzeme etme Tahta adamlar, korkuluk adamlar gibi salladığın o el kol hareketlerindeki doğal mekanik kadar bile politik zekan yok, irfanın yok, aklın yok Ama Yeryüzü müslümanlarının yüzde 98'inin dua ettiği Türkiye liderliğine, Erdoğan'a Veyl olsun öyle mi Kene sizsiniz bay Yıldırım Haşere sizsiniz bay Yıldırım Sömürdüğün siyer anlatısı ile semirdin, bu fetullahçı teoloji duası ile, bu farisî diskurun, kirli ağzınla Gazzemize yeltenme, aziz şehitlerimizi istismar etme Düş yakasından Efendimizin Düş yakasından Gazzemizin






Yalçın Küçük, vefat etti. Allah rahmet eylesin. O, Türkiye'nin son düşünürüydü. Diğerleri nesnesiz, soyut düşüncenin sürtünmesiz uzayında, tarihten ve topraktan azade kavramlarla gezinirken, Yalçın Küçük Türkiye'nin somut, sarp ve çoğu zaman bitimsiz yollarında yürüdü. O, hep Türkiye'yi düşündü. Türkiye onun düşüncesinin hem nesnesi idi hem de öznesi. Türkiye üzerine ve Türkiye için tezler yazabilmesi bundan ötürüydü. Kemalizm'e yöneltilmiş en doğru ve güçlü eleştirileri o yazdı. Kemalizm'i ve Kemal'i sevgi dolu bir gözükaralıkla eleştirdi; keskin ve doğru bir eleştiri ancak sevgiyle yapılabilirdi çünkü ona göre. Türkiye’nin tek maksimalist ve dahi tek emperyalist düşünürüydü Yalçın Küçük. Fakat Kemalist maksimlerin/ilkelerin ötesini tarif edemedi. Tahayyül etti ama tasvir ve tarif edemedi; çünkü o nesil için ötesi hiçbir dilde yazılmamıştı. Bu dilsizlik, onun en büyük yalnızlığı idi. 1990'ların sonuna doğru yalnızlığı öyle derinleşti ki, yalnızlaştıkça Kemalizm'e mavi boncuk dağıttı. Eleştirilerini paranteze aldı; aldı almasına ama yine de Kemalistler için istenmeyen bir sadık dost oldu. AK Parti ve Erdoğan karşıtlığı belki politik doğrusu sayılabilirdi ama Erdoğan nefreti onun en büyük metodolojik hatasıydı. Bu nefret, onun düşüncesindeki berraklığı bulandıran koyu sıvı gibiydi. Nefreti, Erdoğan'ın değişimini ve Türkiye'nin değişecek koşullarını görmesine engel oldu. Bu nefret yüzünden, aştığını söylediği ve en doğru eleştirileri yönelttiği her şeye –Kemalizm’e, militer reflekslere, ulusalcı söyleme– geri döndü. Kendi itirafıdır: "Biz Kemalizm'i aşmıştık, AKP bizi yeniden Kemalist yaptı." Oysa suç "AKP"de değildi; bu, bir kuşağın kendi yetersizliğini başka bir aktöre yüklemesiydi. Türkiye, Kemalizm sonrasını düşünebilecek entelektüel ufka sahip değildi. "Sonrası" o nesil için mümkün değildi. Bu yüzden, gönülsüzce ve öfkeli bir halde Kemalizm’e geri döndü. (Kalanlar öfkeli Kemalizm-eleştirmeni olarak kaldılar sadece.) Geri döndükçe dört bir yanını beceriksiz, ham ve gösteriş meraklısı insanlar sardı. Ona bir şeyler söyletmek isteyen şovmen kaltabanlar öğrencisi imiş gibi davrandılar. Hâlbuki ondan hiçbir şey öğrenmediler. Onun kütüphanesine dahi sahip çıkmadılar. Kitaplarını Kadıköy’de bir kütüphanenin raflarına gelişigüzel dizdiler. Türkiye son düşünürünü kaybetti. Bu, aklı başında olanlar için bir yas sebebidir. Başımız sağ olsun.

Koltuk gitti.. Felaket oldu…







Birkaç yıl önce sosyal medya da fikir belirtemeyen sözde dindarlar bugün bu adamın mücadelesiyle kazandıkları cesaretle yine bu adama sallıyor 5 sene önce nerdeydiniz de bugün millete din satıyorsunuz @AltayCemMeric





🎯4 Ekim 2025’e kadar bekledik. ‘Menkıbe anlatarak Sünni kitle yapmasına’ göz yumduk çünkü ‘aktif propaganda görevi’ başlamamıştı, başlayınca ifşa ettik. İran’ın 5.kol faaliyet algoritmasını bilmeyenler inanamadılar. Geçtik. Sonunda kendini ifşa etti. Paylaşın, zehirleyemesin.



Sadece bir sorum var bu retoriğe @m_eminyildirim Suriye'de olan zalimlikleri geçmeden ve unutmadan; mezhebimize saldırıları paranteze almadan İran'a ABD-İsrail karşısında destek vermemizin bir yolu olmadığı kanaatinizin nedeni nedir? Bizi neye ikna etmeye çalışıyorsunuz?

Meslekteki ilk şokunuz?

