Cihad Aytaç

1.1K posts

Cihad Aytaç

Cihad Aytaç

@cihadaytac

Ankara Katılım Mayıs 2011
117 Takip Edilen237 Takipçiler
Cihad Aytaç retweetledi
Türker KILIÇ
Türker KILIÇ@turkerkilic·
Evren Bir Enformasyon Ağı mı? Wolfram Fiziği, Connectome ve Bağlantısallık Bilimi Son yıllarda fizik, biyoloji ve nörobilim arasında dikkat çekici bir kavramsal yakınlaşma ortaya çıkıyor. Bu yakınlaşmanın merkezinde ise giderek güçlenen bir fikir bulunuyor: gerçekliğin temel örgütlenme biçimi “bağlantılar”dır. Stephen Wolfram’ın arXiv’de yayımladığı kapsamlı çalışması A Class of Models with the Potential to Represent Fundamental Physics, bu düşünceyi fizik alanına taşıyan en radikal girişimlerden biri. Wolfram’a göre evrenin temelinde parçacıklar ya da sürekli alanlar değil, düğümler ve bağlantılardan oluşan dinamik bir ağ bulunur. Wolfram’ın önerdiği modelde evren, çok basit kuralların sürekli uygulanmasıyla evrilen bir hiper-graf olarak düşünülür. Bu grafın düğümleri varlıkları veya olayları temsil ederken, bağlantılar onların ilişkilerini ifade eder. Bu ağın sürekli yeniden yazılması ise zamanı oluşturur. Başka bir deyişle zaman, evrenin hesaplama sürecidir; uzay ise bu sürecin belirli bir anda sahip olduğu bağlantı mimarisidir. Bu yaklaşımın en çarpıcı yönlerinden biri, klasik fizik kavramlarının “emergent” yani ortaya çıkan özellikler olarak yorumlanmasıdır. Görelilik teorisindeki uzay-zaman geometrisi veya kuantum mekaniğindeki çoklu olasılık yolları, bu ağın evriminden doğan yapılar olarak açıklanabilir. Wolfram’ın “causal graph” ve “multiway system” kavramları, evrenin aslında dev bir hesaplama ağı gibi çalıştığını ileri sürer. Bu noktada Bağlantısallık Bilimi (Connectivity Science) perspektifi son derece önemli bir yorum imkânı sunar. Çünkü bağlantısallık yaklaşımına göre karmaşık sistemlerin özünü oluşturan şey tek tek elemanlar değil, onların kurduğu ilişkiler ağıdır. Bir hücreyi canlı yapan moleküllerin varlığı değil; onların kurduğu düzenli bilgi ilişkileridir. Aynı şekilde bir toplumu toplum yapan bireylerin sayısı değil; aralarındaki bağlantı mimarisidir. Wolfram’ın önerdiği fizik modeli de tam olarak bu noktada Bağlantısallık Bilimi ile buluşur: evren bir “ilişkiler ağı” olarak düşünülebilir. Bu fikir, nörobilimde çok iyi bildiğimiz bir yapıyla şaşırtıcı derecede benzerlik taşır: connectome, yani beynin bağlantı haritası. İnsan beyni yaklaşık 86 milyar nöron ve yüzlerce trilyon sinaptik bağlantıdan oluşur. Ancak beynin işlevi tek tek nöronların özelliklerinden değil, bu devasa ağın bağlantı topolojisinden doğar. Algı, bilinç, hafıza ve düşünce, bu bağlantı mimarisinin dinamik aktivitesinin sonucudur. Yani beyin, temelde bilgi işleyen bir bağlantı ağıdır. Bu açıdan bakıldığında Wolfram’ın evren modeli ile connectome arasında güçlü bir analoji ortaya çıkar. Her iki sistemde de: •temel birimler düğümlerden oluşur •anlam ve işlev bağlantılardan doğar •karmaşık davranış basit kurallardan ortaya çıkar •sistemin gerçek doğası ilişkiler mimarisidir. Bu benzerlik, yaşamın doğasına ilişkin daha derin bir fikri de güçlendirir: yaşamın temel yapı taşı maddedir değil, bilgidir. Daha doğrusu, bilginin bağlantılar aracılığıyla örgütlenmesidir. Beyin ağlarında bilgi sinaptik bağlantılar üzerinden akarken, biyolojik organizmalarda genetik ve biyokimyasal ağlar aracılığıyla dolaşır. Ekosistemlerde türler arasındaki ilişkiler ağları yaşamın sürekliliğini sağlar. Hatta galaksilerin dağılımına baktığımızda bile “kozmik ağ” olarak adlandırılan dev bağlantı yapıları görürüz. Bu nedenle giderek daha güçlü şekilde ortaya çıkan görüş şudur: evrenin mimarisi ağdır, yaşamın özü ise bağlantıdır. Wolfram’ın fizik programı henüz tamamlanmış bir teori değildir ve pek çok fizikçi tarafından tartışılmaktadır. Ancak ortaya koyduğu temel fikir son derece önemlidir: doğayı anlamak için parçacıkları değil, bağlantıları anlamamız gerekir. Bu bakış açısı nörobilimden kozmolojiye kadar geniş bir düşünsel dönüşümün işaretidir. Eğer evren gerçekten hesaplama yapan bir ağ ise, beyin de bu evrenin içinde ortaya çıkmış en karmaşık bağlantı sistemlerinden biridir.
Türker KILIÇ tweet media
Türkçe
5
15
76
3.3K
Ufuk Gedikoglu
Ufuk Gedikoglu@ufuk_gedikoglu·
@cihadaytac @drkaanyl @turkerkilic 1960 yılından beri bu konuda çalışılıyor pek çok araştırmada ve bilim kurgu filminde geçer. Henüz bilemediğimiz anlayamadığımız tonla şey var. Bilinç nedir nasıl çalışır bilemiyoruz. Bu kitap Türkçeye çevrilmiş okumanızı tavsiye ederim:
Ufuk Gedikoglu tweet media
Türkçe
2
0
1
53
Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu
Bilim insanları bir meyve sineğinin beynindeki bağlantıları tek tek haritaladı. Sonra bu bağlantı düzenini alıp bilgisayarda çalışan bir modele dönüştürdüler. Yani bir AI’ı sıfırdan eğitmek yerine, doğrudan biyolojik beynin wiring mantığını kullandılar. En çarpıcı taraf şu: Bu sistem, davranışı sadece o bağlantı mimarisinden tahmin edebiliyor. Ama önemli düzeltme: Bu bir “brain upload” değil. Yani: • gerçek beynin birebir dijital kopyası değil • tüm biyolojik süreçleri simüle etmiyor • bilinç, farkındalık ya da öznel deneyim üretmiyor Yine de çok büyük bir gelişme. Çünkü şunu gösteriyor: Belki de davranışın bir kısmı sadece öğrenilmez. Baştan devrenin yapısına gömülüdür. Bu da AI için çok büyük bir fikir: Zekâ sadece training ile oluşan bir şey olmayabilir. Bazen bağlantı yapısının kendisi de algoritmadır. Bilim insanları bir sineği bilgisayara “yüklemedi.” Ama beynin bağlantı haritasının tek başına bile ne kadar güçlü olduğunu göstermiş oldular.
Prof. Dr. Kaan Yılancıoğlu tweet media
Türkçe
9
34
195
30.1K
Ufuk Gedikoglu
Ufuk Gedikoglu@ufuk_gedikoglu·
@drkaanyl Hocam bunlar mümkün değil. Herkim çıkardıysa halkla dalga geçiyorlar.
Türkçe
1
0
0
788
Cihad Aytaç retweetledi
Türker KILIÇ
Türker KILIÇ@turkerkilic·
AUTOPOIESIS: Bilgi işleyen her sistem (embriyonal kalp hücreleri) er geç zeka üretir ve ait olduğu bütün içinde işlevi farklılaşır. EMERGENCE: Farklılaşan hücrelerin oluşturduğu bütün (kalp) onu oluşturan parçaların değişimi eşiğe ulaşıldığında önceden olmayan yeni bir biyolojik anlam yaratır ve kalp atmaya başlar. EMBRİYONAL HÜCRELERDEN KALBİN OLUŞUMU, TIRTILIN KELEBEK OLUŞTURMASI BENZER BAĞLANTISALLIK MATEMATİĞİNE GÖRE İŞLER👇 Tırtıl ile dönüştüğü kelebeğin genetik yapısı aynı. Kelebeğe dönüşen tırtıl aslında genleri arasında yeni bir #bağlantısallık geliştirir. Bu dönüşümde en zor aşama tırtılın önce ‘kendisini sindirmesi’ gerekliliğidir. Düşünceler de böyle, hep ‘içine doğduğumuz’, dönüşümü ‘tutar’
Türker KILIÇ tweet media
Türkçe
0
12
76
2.8K
Cihad Aytaç retweetledi
Sadık Usta
Sadık Usta@Sadik0707·
Uygarlığın ölçüsü, kıyafet, bilim ve teknoloji değildir! Uygarlığın tek ölçüsü adalet ve vicdandır! Adalet ve vicdanınız yoksa, bilim ve teknolojiniz bir canavara dönüşür. Adalet ve vicdanınız yoksa, dininiz bir aldatma aracına dönüşür. Adalet ve vicdanınız yoksa, ideolojiniz bir yalana dönüşür. Adalet ve vicdanınız yoksa, içinde yüzdüğünüz refah, bir soygun düzenine dönüşür. Adalet ve vicdanınız yoksa, ikiyüzlülük, aldatma, hile, şiddet ve barbarlık tanrınıza ve ibadetinize dönüşür… Adalet ve vicdanınız yoksa, kalbiniz, beyniniz ve mideniz kurtlanmış bir ete dönüşür...
Sadık Usta tweet media
Türkçe
25
227
864
13.1K
Cihad Aytaç
Cihad Aytaç@cihadaytac·
@Sertac_Oztrk İçindeki kaosu saklamak için düzen arzulayan diyebilir miyiz hocam?
Türkçe
0
0
0
36
Sertaç Öztürk
Sertaç Öztürk@Sertac_Oztrk·
İnsan düzen arayışında olan ama içten içe kaos arzulayan bir canlıdır.
Türkçe
3
3
33
2.2K
Kadirhan Öztürk
Kadirhan Öztürk@kadirhanozturk·
Grafik 1 2P+2C rezervler, Venezuela'nın proved+probable rezerv dünyada açık ara birinci. Burası ok. Yatırım eksikliği ve yaptırımlar nedeniyle üretimde ise açık ara sonuncu. Venezuela petrolünü dünyaya açarsan, Ortadoğu'da istediğin haritayı çizsen dahi petrol fiyatlarını enflasyonu zıplatmayacak seviyelerde kontrol edebilirsin. Yok ben economic boom istiyorum dersen, petrolü optimal seviyeye indirerek enflasyonu ve faizleri sert düşürebilirsin. Böyle bir büyük avantaj için, evinden almayı bırak SMS kodu dahi istemeden paket servis yaparlar adamı. Ek olarak düşük petrol fiyatlarından en büyük zararı elbette Rusya ve İran görür.
Kadirhan Öztürk tweet mediaKadirhan Öztürk tweet media
Türkçe
9
10
201
16.8K
Cihad Aytaç
Cihad Aytaç@cihadaytac·
Hepimiz 13,5 milyar yıllık hikayeyi an’da seyrediyoruz.
Türkçe
0
0
0
16
captainblack 𝕏
captainblack 𝕏@captainblack566·
Matematiğin özünde ne yatıyor?
captainblack 𝕏 tweet media
Türkçe
101
11
212
17.6K
Cihad Aytaç retweetledi
Türker KILIÇ
Türker KILIÇ@turkerkilic·
DÜNYA ÖLÇÜSÜNDE BAŞARILI OLANLAR, ERKEN DÖNEMLERDEN İTİBAREN BAŞARI GÖSTERENLERDEN DEĞİL, FARKLI DİSİPLİNLERDE DEMLENEREK GELENLERDEN ÇIKIYOR👇 Erkenden başarı gösteren dikey zihinlerdense, yavaşça gelişen küresel zihinler uzun dönemde daha yüksek başarılar elde ediyorlar Yazarlar; bilim, müzik, spor ve satranç gibi farklı alanlarda dünya çapında başarıya ulaşmış 34 binden fazla yetişkin üst düzey performans sahibine ait verileri inceleyerek, yeteneğin kökenine ve gelişim dinamiklerine dair ortak örüntüler ortaya koymaktadır. Çalışmanın temel bulgularından biri, genç yaşta olağanüstü performans gösteren bireylerle yetişkinlikte dünya çapında zirveye ulaşan bireylerin büyük ölçüde aynı kişiler olmamasıdır. Örneğin, genç yaşta dünyanın en iyi satranç oyuncuları arasında yer alan bireylerin yaklaşık %90’ı, yetişkinlikte aynı düzeyde yer almamaktadır. Benzer biçimde, üstün akademik başarı gösteren lise öğrencileri ile ileride en üst düzey bilim insanları olan kişiler de büyük oranda farklıdır. İkinci önemli bulgu, erken dönemde yüksek performans göstermenin, yetişkinlikte en üst düzey başarıyla genellikle ters ilişkili olmasıdır. Nobel ödüllü bilim insanları, dünya çapında müzisyenler, sporcular ve satranç ustalarının çoğu, çocukluk ve gençlik yıllarında akranlarının gerisinde performans sergilemiştir. Üçüncü olarak, erken başarıyı öngören faktörlerle yetişkinlikte dünya çapında başarıyı öngören faktörlerin farklı olduğu gösterilmektedir. Genç yaşta öne çıkan performans; yoğun tek-alan odaklı çalışma, az disiplinlerarası deneyim ve hızlı erken ilerleme ile ilişkilidir. Buna karşılık, yetişkinlikte dünya çapında başarı; daha sınırlı tek-alan çalışması, geniş disiplinlerarası deneyim ve yavaş ama kademeli gelişim ile ilişkilidir. Makale, bu bulgular ışığında yetenek gelişiminin evrensel ilkelere dayandığını savunmakta ve erken uzmanlaşmayı merkeze alan elit eğitim ve yetenek seçme sistemlerinin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu yaklaşım, bilimden sanata ve spora kadar birçok alanda insan potansiyelinin daha sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde geliştirilmesine katkı sunabilir.
Türker KILIÇ tweet media
Türkçe
18
158
818
124.7K
Cihad Aytaç retweetledi
Fatih Bora Ekim
Fatih Bora Ekim@fbekim·
Günlerdir kokain ve zenginler ile ünlülerin uyuşturucu meselesini konuşuyoruz... Oysa bir kaç gündür Malatya'dayım ve gördüğüm "gerçek" uyuşturucu problemi zenginlerin ve ünlülerin kokain sorunu değil, tabana yayılmış "metamfetamin" ve "sentetik uyuşturucuların" yaygın kullanımıdır. Sokaklar metamfetamin kullanmış "serseriler" ile dolu. Şehir pimi çekilmiş bomba gibi! Kimin kime ne zaman saldıracağı belli değil! Konuştuğum herkes Malatya'da depremden sonra durumun iyice felaket boyuta geldiğini söylüyor. Bir çok şehirde de metamfetamin ve sentetik uyuşturucular aynı şekilde sadece kullananları etkilemiyor, toplumda ciddi asayiş problemlerine de yol açıyor! Ülkenin esas uyuşturucu sorunu işte budur gördüğüm kadarıyla.
Fatih Bora Ekim tweet media
Türkçe
10
52
251
29.1K
Cihad Aytaç retweetledi
ayşe acar
ayşe acar@ayseacar_·
yapay zeka bir fail değildir. asıl failin gizlenmesi politik bir karardır. Anadolu Aydınlanma vakfında yaptığım “yapay zeka ve ideoloji” başlıklı konuşmadan kısacık bir bölüm.
Türkçe
0
1
10
617
Cihad Aytaç retweetledi
ayşe acar
ayşe acar@ayseacar_·
Yapay zeka bir fail değildir, asıl faili gizleyen bir araçtır. Cumhuriyet Gazetesi pazar ekinde yeni yazım: yapay zeka ve ideoloji cumhuriyet.com.tr/cumhuriyet-paz…
Türkçe
0
3
12
1.2K