Mehmet Çek@mehmetcek06
SOKAK KÖPEKLERİ MESELESİNDE YANLIŞ KERE YANLIŞ / TEK SORUMLU BELEDİYELERDİR.
Bu sorun öyle yada böyle ama belli ki büyük bir beceriksizlikle, bu sorun da el bebek, gül bebek büyütülerek toplumsal bir vaka haline getirildi ve artık ortada nur topu gibi bir `Sokak Köpekleri Terörü` sorunumuz var. Her gün onlarca insan ve evcil hayvan sokak köpeklerinin saldırısına maruz kalıyor. Son 2 yılda yaklaşık 100 kişinin ölümüne sebep olmuşlar.
İnsanlar sokakta yürüyemez olmuş, çocuklar parçalanıyor. Travmalı, hayvan düşmanı bir nesil yetişmekte oluşu da cabası.
Ve sorunun çözümü için şimdi buralarda bir yerde harekete geçilmediği taktirde bir kaç yıl içinde bütün ülkeyi saracak kuduz vakaları, karantinalarla memleketin zombi filmi setine dönüp doğrudan bir itlaf yasası çıkarılmak zorunda kalınacağını görmek lazım.
Diğer yandan bir tarafta samimi hayvan severlerin bilinç eksikliği, sokakta zavallı hayvan üzerinden `modernlik` kasan şehir kokonaları, mama lobilerince organize bir kesim diğer tarafta `Hayvan mı insan mı?` gibi ilkel kıyaslar..
Köpekler sevimli ve insana en yakın hayvan. Ancak hayvanseverlerin idrak edemediği sokaklar kimsesiz insanlar için olduğu kadar kimsesiz Hayvanlar içinde yaşanır değildir. Dolayısıyla sokakta kalmış köpekler üzerinden hayvanseverlik kasmak akıl karı değil.
İnsanlar gibi hayvanların da 2 temel sorununu çözmek gerek : barınma ve yiyecek
Bir çarpıtmayı düzeltelim; bu zavallı hayvanlar sokaklarda eğlenmiyor! çok ağır koşullarda açlık, susuzluk, hastalık, soğuk, insan ve araç kaynaklı tehlikelere karşı hayatta kalma mücadelesi veriyorlar.
Bu güzellemesi yapılacak bir şey olabilir mi?
Sokakta köpek olmaz. Dünyanın hiç bir yerinde sokakta başıboş sağa sola hırlayan, çocuklara, arabalara saldıran köpek çeteleri göremezsiniz. Demek ki bir şekilde çözülmüş, çözülebiliyor. 60`li yıllarda bu sorunu yaşayan Almanya ve Hollanda örnekleri incelenebilir.
Çözüm yanıbaşımızda duruyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaklardır" sözü reçetedir.
Türkiye`de sahipsiz köpekler sorunu, Başıboş köpek sayısının yüksekliği ve çoğalma hızının kontrol edilebilir sınırların üzerine çıkması, kısırlaştırılıp alındıkları ortama yeniden bırakılma eşiğini geçmiştir. Artık bu çözüm, çözüm değildir. Belediyeler tarafından alınıp, kısırlaştırılıp, barındırılmaları ve beslenmeleri gerekmektedir.
Belkide 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda daha anlaşılır kılınması açısından bir düzenlemeye ihtiyaç var.
Hala anlamadılarsa bu meselenin belediyelerin sorumluluğunda olduğunun altı bir defa daha net çizilmeli.
TEK SORUMLU BELEDİYELERDİR
Belediyeler başıboş sokak köpeklerinin Toplanması, Kısırlaştırılması ve Barındırılması` hususunda tek sorumluluk sahibidirler.
Ve belediyelerin koca bir ülkeyi, milleti sokak köpekleri terörü karşısında kendi kaderleriyle baş başa bırakıp azgın ve taşere bir azınlığın yönlendirmesiyle hareket etmesi kabul edilir değil.
AK Parti adına Cumhurbaşkanı Erdoğan "AK Parti’nin yönettiği belediyeler, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissettikleri iller ve ilçeler olmalıdır. Belediye başkanlarımızdan, sokaklarımızı güvenli hale getirmelerini bekliyorum" derken
CHP Genel Başkan Yardımcısı, CHP’li belediyeler adına konuşarak sokak köpeklerini toplamayacaklarını net bir şekilde ifade etti.
Olay belediyelerde ve belediyelere hakim iki partinin yaklaşımı ise farklı.
Bence bundan sonrası hükümette.
Nasıl ki sigorta prim borçlarını ödemeyen belediyeler şimdilerde SGK’nın önünde sıraya dizildiler? aynı işlem; sokaktaki her bir köpek için belirlenen barınak bedeli olan 71 bin 965 lira para cezası olarak belediyelerin ödeneğinden doğrudan kesilsin.
Kaybedecek zaman yok.
Bazı ülkeler, sokak köpekleri nedeniyle Türkiye'ye seyahat uyarısı yayınlıyorsa, bu sorunun daha fazla otelenecek hali kalmamış demektir.
Diğer yandan bu mesele manipülasyona açık politik bir malzeme haline gelebilme potansiyeline de sahip olduğundan kötü niyetli birilerinin bu köpeklerin bilinçli şekilde sokağa bırakmaları gibi provokatif girişimlere de şahitlik edebiliriz.