Peter Bruce

46.4K posts

Peter Bruce banner
Peter Bruce

Peter Bruce

@Bruceps

Columnist/Fumbling podcaster https://t.co/m0mK76x4iv Fmr Editor, Business Day & Financial Mail, Joburg. Ex Madrid, Bonn Corr & UK News Editor @FT🇿🇦🇺🇦

Johannesburg, South Africa Katılım Mart 2009
1.5K Takip Edilen112.1K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Peter Bruce
Peter Bruce@Bruceps·
The whole problem with the world is that fools and fanatics are always certain of themselves, but wiser people so full of doubts — Bertrand Russell
English
154
329
953
0
Peter Bruce
Peter Bruce@Bruceps·
This might be clearer on the Yen and the long-term consequences of low interest rates...
Penguin X@ThePenguinBTC

Herkes Japonya'nın faiz kararına bakıyor. Asıl hamle dün yapıldı. Nikkei dün bir haber paylaştı. Japonya döviz piyasasına müdahale etti, piyasada dolar satıp yen aldı. Aynı haberde ikinci bir bilgi vardı. New York Fed rate check yaptı. Haberin bütün ağırlığı o iki kelimede. Rate check şu demek. Fed büyük bankaları arar, o anda dolar yen kuru için alım ve satım fiyatlarını sorar. Görünüşte sıradan bir soru. Ama bu soru piyasada sadece bir durumda sorulur. Müdahaleden hemen önce. Bu yüzden rate check nadiren yapılır. Yapıldığı an piyasa şunu okur. Karar alındı, müdahale geliyor. Peki bu kararı kim aldı? ABD'de döviz müdahalesine Fed karar vermez. Karar Hazine Bakanlığı'nın. Nikkei de talimatın oradan geldiğini yazdı. Yani dün yen için düğmeye basan isim Scott Bessent. Bessent bir merkez bankasının kur savunmasında ne yaşandığını herkesten iyi bilen adam. 1992'ye gidelim. Bessent o yıl 30 yaşındaydı, George Soros'un Londra ekibinde çalışıyordu. İngiltere o dönem pound'un belli bir seviyenin altına düşmesine izin vermemek zorundaydı. Avrupa'daki kur anlaşması bunu şart koşuyordu. Soros'un ekibi bu seviyenin tutulamayacağını gördü ve pound'un düşeceğine oynadı. İngiltere direndi. Rezervini harcayıp piyasadan pound topladı, faizi aynı gün içinde iki kez artırdı. Yetmedi. Akşam saatlerinde pes etti ve pound bir günde %15 değer kaybetti. O gün tarihe Kara Çarşamba diye geçti. Soros'un fonu o işlemden 1 milyar dolara yakın kazandı. Bessent bir merkez bankasının nasıl yenildiğini kazanan tarafta durup izledi. Bugün aynı adam ABD Hazine Bakanı ve döviz müdahalesi yetkisi doğrudan onda. Birkaç ay önce de Japonya'ya gitti. Ziyaret o gün rutin bir temas gibi göründü, dün rate check haberiyle birlikte başka bir anlam kazandı. 1992'de fon parasıyla oynuyordu, bugün devlet kasasıyla oynuyor. Daha önemlisi, savunduğu şey Japonya değil. Peki neyi savunuyor? Önce Japonya'nın nerede sıkıştığına bakalım. Japonya dünyanın en borçlu ülkesi. Kamu borcu kendi ekonomisinin 2,5 katından fazla. Bu oranda başka bir gelişmiş ülke yok. Borcun tamamı 30 yıllık sıfıra yakın faiz döneminde birikti. Şöyle düşünün. Geliriniz sabit, borcunuz çok büyük. Faiz bir puan artınca ödemeniz sizi bitiriyor. Bu yüzden faizin yükselmesini dünyada en çok siz istemezsiniz. Ama faizi düşük tuttukça paranız değer kaybediyor, dışarıdan aldığınız her şey pahalanıyor. Japonya tükettiği enerjinin neredeyse tamamını dışarıdan alıyor ve faturayı dolarla ödüyor. Yen düştükçe o fatura büyüyor, fatura büyüdükçe fiyatlar artıyor, fiyatlar arttıkça faiz artırma baskısı büyüyor. Faizi artırırsa kendi borcunun altında kalır. Artırmazsa yen erimeye devam eder. Bugün faizi sabit tutması bu yüzden bir tercih değil, mecburiyet. Peki artırsaydı ne olurdu? Japonya'dan ucuza borçlanıp dünyaya yatıran fonlar var. Bu paranın büyüklüğü trilyonlarla ölçülüyor ve gittiği yerlerin başında ABD tahvilleri geliyor. Faiz arttığı gün o borcun maliyeti artar. Fonlar pozisyonu taşıyamaz, kapatmak zorunda kalır. Kapatmak için de ellerindekini satarlar. Aynı anda ikinci bir hareket başlar. Japonya'nın kendi tahvili cazip hale gelince Japon parası eve döner. Japonya dünyada en çok ABD tahvili tutan ülke. Yaklaşık 1,2 trilyon dolar. Dolaylı kanallar eklendiğinde rakam daha yüksek. ABD ise bu yıl vadesi gelen yaklaşık 10 trilyon dolarlık borcu yenilemek zorunda. Eski tahviller ödenecek, yerine yenisi satılacak. İki rakamın aynı yıla denk gelmesi bütün meseleyi kuruyor. Tahvil çıkarmak bir satış işidir. Malı ortaya koyarsınız, alıcı beklersiniz. Alıcı çoksa iyi fiyata satarsınız, düşük faizle borçlanırsınız. Alıcı azsa fiyatı alıcı belirler. ABD 10 trilyonluk satış yılında en büyük alıcısını kaybetmeyi göze alamaz. Üstelik o alıcı aynı gün karşı tarafa geçip satıcı olur. ABD'nin toplam borcu 39 trilyon dolar, faiz ödemesi yılda 1 trilyonun üzerinde. Toplanan her 4 dolarlık verginin 1 doları sadece faize gidiyor. Bu tabloda her 100 baz puanlık ek getiri yıllık faiz yüküne yaklaşık 400 milyar dolar ekliyor. Bessent'in dün koruduğu şey buydu. Japonya bu yükü yalnız taşıyamıyor. Piyasaya daha önce birkaç kez girdi, her seferinde milyarlarca dolar harcadı. Yen birkaç gün toparlandı, sonra aynı yere döndü. Müdahale kuru değiştiriyor, faiz farkını yerinde bırakıyor. Fark kapanmadan sonuç değişmiyor. ABD de Japonya'nın yalnız kalmasını istemiyor. Çünkü Japonya sıkışıp ani bir hamle yaparsa faturası en sert şekilde ABD'nin tahvil piyasasında çıkar. Dün yen'i bu yüzden iki ülke birden savundu. Geri çekilip tabloya bakın. Bir merkez bankası kendi parasını savunuyor. Yanında, o parayı savunmakla hiçbir görevi olmayan bir ülke duruyor. 34 yıl önce bir merkez bankasının yenilmesinden kazanan adam, dün başka bir merkez bankası yenilmesin diye emir verdi. İkisini de aynı sebeple yaptı. Kendi tarafı için. Bir ülkenin faiz kararı normalde kendi meselesidir. Kendi enflasyonuna bakar, kendi işsizliğine bakar, kararını verir. Borç yeterince büyüdüğünde o karar başkasının meselesi olur. Alacaklının sıkışması borçlunun faturası haline gelir ve iki taraf ayrı ayrı karar veremez. Japonya bugün faizi sabit tuttu. Bu kararı yalnız vermedi.

English
0
0
1
2.2K
Peter Bruce retweetledi
Penguin X
Penguin X@ThePenguinBTC·
Herkes Japonya'nın faiz kararına bakıyor. Asıl hamle dün yapıldı. Nikkei dün bir haber paylaştı. Japonya döviz piyasasına müdahale etti, piyasada dolar satıp yen aldı. Aynı haberde ikinci bir bilgi vardı. New York Fed rate check yaptı. Haberin bütün ağırlığı o iki kelimede. Rate check şu demek. Fed büyük bankaları arar, o anda dolar yen kuru için alım ve satım fiyatlarını sorar. Görünüşte sıradan bir soru. Ama bu soru piyasada sadece bir durumda sorulur. Müdahaleden hemen önce. Bu yüzden rate check nadiren yapılır. Yapıldığı an piyasa şunu okur. Karar alındı, müdahale geliyor. Peki bu kararı kim aldı? ABD'de döviz müdahalesine Fed karar vermez. Karar Hazine Bakanlığı'nın. Nikkei de talimatın oradan geldiğini yazdı. Yani dün yen için düğmeye basan isim Scott Bessent. Bessent bir merkez bankasının kur savunmasında ne yaşandığını herkesten iyi bilen adam. 1992'ye gidelim. Bessent o yıl 30 yaşındaydı, George Soros'un Londra ekibinde çalışıyordu. İngiltere o dönem pound'un belli bir seviyenin altına düşmesine izin vermemek zorundaydı. Avrupa'daki kur anlaşması bunu şart koşuyordu. Soros'un ekibi bu seviyenin tutulamayacağını gördü ve pound'un düşeceğine oynadı. İngiltere direndi. Rezervini harcayıp piyasadan pound topladı, faizi aynı gün içinde iki kez artırdı. Yetmedi. Akşam saatlerinde pes etti ve pound bir günde %15 değer kaybetti. O gün tarihe Kara Çarşamba diye geçti. Soros'un fonu o işlemden 1 milyar dolara yakın kazandı. Bessent bir merkez bankasının nasıl yenildiğini kazanan tarafta durup izledi. Bugün aynı adam ABD Hazine Bakanı ve döviz müdahalesi yetkisi doğrudan onda. Birkaç ay önce de Japonya'ya gitti. Ziyaret o gün rutin bir temas gibi göründü, dün rate check haberiyle birlikte başka bir anlam kazandı. 1992'de fon parasıyla oynuyordu, bugün devlet kasasıyla oynuyor. Daha önemlisi, savunduğu şey Japonya değil. Peki neyi savunuyor? Önce Japonya'nın nerede sıkıştığına bakalım. Japonya dünyanın en borçlu ülkesi. Kamu borcu kendi ekonomisinin 2,5 katından fazla. Bu oranda başka bir gelişmiş ülke yok. Borcun tamamı 30 yıllık sıfıra yakın faiz döneminde birikti. Şöyle düşünün. Geliriniz sabit, borcunuz çok büyük. Faiz bir puan artınca ödemeniz sizi bitiriyor. Bu yüzden faizin yükselmesini dünyada en çok siz istemezsiniz. Ama faizi düşük tuttukça paranız değer kaybediyor, dışarıdan aldığınız her şey pahalanıyor. Japonya tükettiği enerjinin neredeyse tamamını dışarıdan alıyor ve faturayı dolarla ödüyor. Yen düştükçe o fatura büyüyor, fatura büyüdükçe fiyatlar artıyor, fiyatlar arttıkça faiz artırma baskısı büyüyor. Faizi artırırsa kendi borcunun altında kalır. Artırmazsa yen erimeye devam eder. Bugün faizi sabit tutması bu yüzden bir tercih değil, mecburiyet. Peki artırsaydı ne olurdu? Japonya'dan ucuza borçlanıp dünyaya yatıran fonlar var. Bu paranın büyüklüğü trilyonlarla ölçülüyor ve gittiği yerlerin başında ABD tahvilleri geliyor. Faiz arttığı gün o borcun maliyeti artar. Fonlar pozisyonu taşıyamaz, kapatmak zorunda kalır. Kapatmak için de ellerindekini satarlar. Aynı anda ikinci bir hareket başlar. Japonya'nın kendi tahvili cazip hale gelince Japon parası eve döner. Japonya dünyada en çok ABD tahvili tutan ülke. Yaklaşık 1,2 trilyon dolar. Dolaylı kanallar eklendiğinde rakam daha yüksek. ABD ise bu yıl vadesi gelen yaklaşık 10 trilyon dolarlık borcu yenilemek zorunda. Eski tahviller ödenecek, yerine yenisi satılacak. İki rakamın aynı yıla denk gelmesi bütün meseleyi kuruyor. Tahvil çıkarmak bir satış işidir. Malı ortaya koyarsınız, alıcı beklersiniz. Alıcı çoksa iyi fiyata satarsınız, düşük faizle borçlanırsınız. Alıcı azsa fiyatı alıcı belirler. ABD 10 trilyonluk satış yılında en büyük alıcısını kaybetmeyi göze alamaz. Üstelik o alıcı aynı gün karşı tarafa geçip satıcı olur. ABD'nin toplam borcu 39 trilyon dolar, faiz ödemesi yılda 1 trilyonun üzerinde. Toplanan her 4 dolarlık verginin 1 doları sadece faize gidiyor. Bu tabloda her 100 baz puanlık ek getiri yıllık faiz yüküne yaklaşık 400 milyar dolar ekliyor. Bessent'in dün koruduğu şey buydu. Japonya bu yükü yalnız taşıyamıyor. Piyasaya daha önce birkaç kez girdi, her seferinde milyarlarca dolar harcadı. Yen birkaç gün toparlandı, sonra aynı yere döndü. Müdahale kuru değiştiriyor, faiz farkını yerinde bırakıyor. Fark kapanmadan sonuç değişmiyor. ABD de Japonya'nın yalnız kalmasını istemiyor. Çünkü Japonya sıkışıp ani bir hamle yaparsa faturası en sert şekilde ABD'nin tahvil piyasasında çıkar. Dün yen'i bu yüzden iki ülke birden savundu. Geri çekilip tabloya bakın. Bir merkez bankası kendi parasını savunuyor. Yanında, o parayı savunmakla hiçbir görevi olmayan bir ülke duruyor. 34 yıl önce bir merkez bankasının yenilmesinden kazanan adam, dün başka bir merkez bankası yenilmesin diye emir verdi. İkisini de aynı sebeple yaptı. Kendi tarafı için. Bir ülkenin faiz kararı normalde kendi meselesidir. Kendi enflasyonuna bakar, kendi işsizliğine bakar, kararını verir. Borç yeterince büyüdüğünde o karar başkasının meselesi olur. Alacaklının sıkışması borçlunun faturası haline gelir ve iki taraf ayrı ayrı karar veremez. Japonya bugün faizi sabit tuttu. Bu kararı yalnız vermedi.
Penguin X tweet mediaPenguin X tweet media
Türkçe
35
287
1K
160.6K
Peter Bruce retweetledi
Mteto Nyati
Mteto Nyati@mteton·
In South Africa we have watched a quiet but relentless slide into lawlessness. Jumping traffic lights has become commonplace. Driving under the influence is often treated lightly. Pedestrians cross roads with little regard for the danger. Informal settlements spring up overnight on any open piece of land. Illegal electricity connections are no longer treated as serious offences - they are simply accepted as part of daily life. Informal traders claim pavements and intersections as their own. Prisoners somehow manage to keep smartphones. Driving without a licence is widespread. One could go on forever. The point is simple: there has been a clear breakdown in law and order. On the surface, the relaxation of rules is understandable. For decades, harsh and often humiliating laws targeted black South Africans in particular. So society swung from one extreme to the other, from rigid control to an “anything goes” environment. In many ways this chaos is presented as freedom, the freedom that was denied to the majority for so long. We even open our borders to illegal immigration with the argument: “They took us in when we were running from the apartheid police.” A noble memory, but a problematic policy. I once listened to a Minister of Correctional Services speaking about prisoners. The minister spoke much like a principal talking about learners, our collective duty to help them reach their full potential. The fact that some of these individuals were rapists, hardened killers and career criminals seemed to fade behind the focus on rehabilitation. We appear to have confused ordinary criminals with the political prisoners of the past. In our emphasis on ubuntu there is often little room left for the discipline that law and order require. It is as if, as a nation, we struggle to hold both compassion and consequences together. This confused state is not progressive. It is setting us backwards. I know of no country that has ever become successful on a foundation of chaos. We urgently need to strike the right balance, one that honours our painful history without using it as a permanent excuse to abandon the very rules that keep a society from falling apart. #ProudlySA
English
148
429
1.3K
38.7K
Peter Bruce retweetledi
Lee Roach
Lee Roach@leevalueroach·
Japan is the canary. Nobody is listening. For thirty years Japan ran the largest monetary experiment in human history. Zero rates. Yield curve control. A central bank that ended up owning roughly half its own government bond market. The theory was that a sovereign borrowing in its own currency faces no real constraint. For three decades the theory held, and every trader who bet against it got carried out on a stretcher. They called it the widowmaker. The widowmaker is collecting now. Debt above 200% of GDP. The 10 year JGB touched 2.91% last week, the highest in thirty years. The policy rate sits at 1%, a level last seen in 1995. Debt servicing in the fiscal 2026 budget hit 31.3 trillion yen, roughly a quarter of the entire national budget, and the Ministry of Finance now assumes a 3% bond rate, the highest assumption since 1997. Social security and interest payments together consume close to 60% of all government spending. Six of every ten yen Tokyo spends now goes to promises made in the past. The remaining four have to cover defense, education, infrastructure, and everything else a modern state is supposed to do. The yen sits at 163, a 40 year low. Japan burned roughly 11.7 trillion yen defending it and bought a few weeks of relief. This is the trap they built for themselves. Hike enough to defend the currency and the interest bill detonates. Hold rates to protect the fiscal position and the currency keeps bleeding out. Japan imports 90% of its energy and 60% of its calories, so every tick of depreciation lands directly on the grocery bill. Now the part almost nobody models correctly. Hyperinflation is a distraction. Four percent for fifteen years cuts purchasing power roughly in half, and it arrives so slowly that no single year ever registers as a crisis. There are no wheelbarrow photographs from a 4% decade. There is a retiree in 2041 who did everything right and is poor anyway. The Japanese saver pays for this twice. Thirty years of zero rates already moved wealth quietly out of household balance sheets and into the state's. Now the debt those zero rates financed gets inflated away in real terms while consumption taxes climb and benefits get quietly trimmed. A bond issued at 0.2% rolls at 3%, and the gap comes out of somebody's standard of living. Extraction, spread thin enough that nobody can point to the day it happened. Now look west. US publicly held debt is at 99% of GDP, the highest since 1946, and the CBO baseline puts it at 120% by 2036. Net interest runs from about 1 trillion this year to 2.1 trillion by 2036. The number that should keep you up: the primary deficit, excluding interest, actually declines over that window, from 2.6% of GDP to 2.1%. The entire deterioration is interest compounding on itself. CBO's own baseline has the average rate on the debt crossing above the growth rate around 2031, the threshold where the arithmetic stops correcting itself and starts feeding itself. The 30 year is at its highest since 2007. The Fed just held with three members dissenting in favor of a hike. And Japan, sitting on 1.19 trillion of Treasuries as the largest foreign holder, sold nearly 30 billion in the first quarter alone. When domestic bonds pay 2.8% with no currency risk attached, Japanese insurers have no reason to own American paper. The most reliable marginal bidder in the world is packing up and going home. Central planning dies slowly. It ends as a grinding transfer from everyone who saved to everyone who borrowed, administered by people who will call it stability the entire time it is happening. Japan is fifteen years ahead of us on this road. Everything happening to them is a broadcast from our own future, running in real time, with the sound turned off.
Lee Roach tweet media
English
138
613
2.5K
241.3K
Hidden History
Hidden History@HiddenHistoryYT·
Admiral Bruce Fraser and another officer watching HMS Duke of York entering Sydney Harbour, Australia, 29 July 1945
Hidden History tweet media
English
4
31
387
9K
Peter Bruce retweetledi
Mteto Nyati
Mteto Nyati@mteton·
Numbers don’t lie. This winter the Eskom Generation team is flying. Energy Availability Factor is approaching 80% - exactly where it should be. A sincere and well-deserved acknowledgement to every person in Generation. Your discipline, hard work and focus are showing clearly in the data and are being felt across the country. We see you. Keep going. #Eskom
Mteto Nyati tweet media
English
85
134
448
21.2K
Peter Bruce retweetledi
Bureau of African Affairs
Bureau of African Affairs@AsstSecStateAF·
Assistant Secretary Garcia met with Solidarity Movement representatives Jaco Kleynhans and Werner Human. They discussed issues affecting the Afrikaner community and opportunities to improve rural safety throughout South Africa, as highlighted by President Trump's Executive Order on South Africa.
Bureau of African Affairs tweet media
English
23
38
150
22.5K
Peter Bruce retweetledi
Bureau of African Affairs
Bureau of African Affairs@AsstSecStateAF·
Assistant Secretary Garcia met with South African Ambassador Roelf Meyer today to discuss issues of concern in the U.S.-South Africa bilateral relationship. The United States looks forward to a continued, candid and constructive dialogue with South Africa.
Bureau of African Affairs tweet media
English
23
34
93
16.5K
Peter Bruce retweetledi
Geordin Hill-Lewis
Geordin Hill-Lewis@geordinhl·
One of the best gun busts Cape Town Law Enforcement has ever made! 🚨👏👏 Following a tip-off, @CityofCT officers searched a vehicle in Crossroads and seized AK-47 rifles, over 300 rounds of ammunition, balaclavas and fake licence plates ❌ SAPS need our help to fight crime, this is why we must build a Metro Police Detective Unit to take Cape Town forward for all 🇿🇦
Geordin Hill-Lewis tweet media
English
19
52
207
9.6K
Peter Bruce retweetledi
Massimo
Massimo@Rainmaker1973·
The amount of space 8 billion people would take if put close to each other [🎞️ MetaBallStudios]
English
72
335
1.6K
115.5K
Peter Bruce retweetledi
Cilliers Brink
Cilliers Brink@CilliersB·
We are not going to sit back while the Speaker rigs a democratic vote or while an ANC/ActionSA/EFF coalition captures Tshwane’s institutions. This is bigger than one court case. It’s about protecting the rule of law, stopping political interference, and ensuring public money is spent in the interests of residents, not politicians. 🗳️ On 4 November, you have the power to restore a DA government in Tshwane. Register today at check.da.org.za. #TakeBackYourCity #BackBrink
English
4
40
114
2.2K