Altın Geyik 🌙🦌
413 posts

Altın Geyik 🌙🦌
@goldendeer24
Yarı zamanlı Blogger, tam zamanlı Genç Türk ✨️ Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası Hürriyettir...


Allowing Starlink into your country is equivalent to allowing 10,000 CIA agents into your country.

Soyguncu tüccar! "İTO Başkanı Şekib Avdagiç'in çiftçiye 17 bin liraya sattığı plastik traktör üstü gölgelik, Çin'den 2 bin 500 liraya alınabiliyor."

30 Euro limitinin kaldırılmasını yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. İş dünyası olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz ve yerli üretici ve üretimi himaye bakımından önemsediğimiz yurt dışından posta veya kargonun 30 Euro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki Cumhurbaşkanı Kararı’nı memnuniyetle karşılıyoruz. Bu süreçte yerli üretimin korunması ve adil rekabet ortamının güçlendirilmesine yönelik yaklaşımları dolayısıyla Ticaret Bakanlığımıza ve Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat'a teşekkür ederiz. AB’nin de 150 Euroluk gümrüksüz alışveriş muafiyetini kaldırmasının gündemde olduğunu biliyoruz. Resmi Gazete’de bugün yayınlanan kararı, bu yönüyle küresel ölçekte korumacı ticaret reflekslerini yansıtan ve uluslararası eğilimlerle eşgüdüm içinde değerlendirilmesi gereken bir adım olarak görüyoruz. Bu düzenleme, orta ve uzun vadede Türkiye’nin üretim kapasitesini, istihdamını ve ticari dengelerini güçlendirecek bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle markalaşma, ölçek ekonomisi, tasarım alanlarında atılacak yeni adımlar ve Türkiye’nin e-ihracatta dünya markası olması için devletin desteğiyle birlikte yerli üreticilerimizin atacağı adımlara odaklanmalıyız. Bu kararla birlikte yerli üreticilerimize tüketicimizin mağduriyet yaşamasını önlemede önemli sorumluluklar düşüyor. En başta üreticilerimiz ve markalarımız, üretimde kazanacağı maliyet avantajlarını tüketiciye daha çok yansıtmalıdır. Yerli üreticilerimizin fiyat-kalite dengesi tutturup, erişilebilir ürün gamını genişleterek, kararın amacının hasıl olması için tüm gücünü göstereceğine inanıyorum. @ticaret


Gördüğüm kadarıyla insanlar "30 euro limitinin kaldırılması" konusundan şikâyetçi. Ancak kimse "biz TÜRK MİLLETİ olarak bunu istemiyoruz, Cumhurbaşkanı Kararına karşı Danıştay'da iptal davası açalım", demiyor. Birlik olun, toplayın kabaca 150 bin TL'yi, açalım davayı. 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 10813), 07/01/2026 (Çarşamba) tarihli ve 33130 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. (Yürürlüğe gireceği tarih: 06/02/2026) Kaynak: resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/0… 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7/1 ile 7/4. maddeleri uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde 60 günlük dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. ("uygulama işlemi" bu aşamada konu dışı) 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24/1-a) maddesi uyarınca "Cumhurbaşkanı kararlarına" karşı açılacak davalarda ilk derece mahkemesi olarak Danıştay görevli. Bu "karar", Resmi Gazete'de yayımlandı, yani, "ilanı gereken düzenleyici işlem"lerden ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalardan. Bu durumda 60 günlük dava süresinin 1/60. günü 08/01/2026 (Perşembe) tarihinde başladı. 60 günlük dava süresinin 60/60. günü 08/03/2026 (Pazar) tarihinde, son günün tatil gününe denk gelmesi sebebiyle de 2577 sayılı İYUK 8/2. madde uyarınca 61/60. günü 09/03/2026 (Pazartesi) gün bitiminde sona erecek. Peki neden 150 bin TL sorusunun cevabı: Açılan davanın "reddedilmesi" durumunda, 2025-2026 AAÜT uyarınca Danıştay'da ilk derece görülen duruşmasız davalar için 40.000,00 TL, duruşmalı davalar için 65.000,00 TL (karşı) vekalet ücreti (yani davalı idareye davacı tarafından ödenecek olan ücret) + tüm dava masrafları (Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru ücreti de dahil), en az 18 bin TL (muhtemelen toplam maksimum 30 bin TL) + Danıştay'ın bu dosyayı sürüncemede bırakması olasılığı, "dilekçe ret", "ehliyet ret" vb. kararlar ile geciktirmesi ihtimalleri de düşünülerek, davanın esasına girilmesi ve davanın reddedilmesi durumunda (karşı) vekalet ücretinin ve harç/masrafların zamlanmış olacağı hesabı ile kabaca 150~bin TL. Davanın esasına girilerek dava konusu işlemin "iptal" edilmesi durumunda elbette bu masraflar davalı idareye yüklenecek. Ancak dava açarken olumsuz senaryo üzerinden hesaplama yapılması faydalıdır, böylece ileride "aaa ben bilmiyordum" durumları ve "hesap dışı" zararlar ortaya çıkmaz. Not: Konu ile ilgili paylaşım yaptığı görülen ve ilgili olabilecekleri değerlendirilen hesaplar etiketlenmiştir. @HMYGrubu, @haskologlu, @donanimhaber, @bjorn_ironsidd, @ByAlmera, @veliagbaba, @bgyetherr, @gundemio, @eokayakca, @Piyasa_Haber, @__serkankaya, @av_06_yaziklar, @kkaank, @kursadbucak, @mervesebnem, @Halep_31, @drcetiner, @SekibAvdagic, @emrahbilaloglu_, @kemankes2121, @baturchenko, @BirolYmm, @ozanyucer, @fatiheryilmaz0, @sedat_ates, @darkwebhaber, @Gamsizm, @DrTasbas, @SonerSahinSMMM, @mesutcevik, @gokhansonmez, @Nabukadnezarll, @fkadev, @baristerkoglu, @OzlemGurses, @timursoykan, @ismailsaymaz, @ismailari_, @kemalciftci0608, @MKemalGoze, @birincimucahit, @tokcem, @barolar







1 kişinin keyfiyle yurt dışı alışveriş hakkımızın engellenmesine müsade etmiyoruz! Gümrük muafiyetinin kaldırılmasına tepki olarak hazırladığımız CİMER metni ilk yanıtta. Kopyalayıp gönderin. İlk yanıtta (YAYALIM)+++


#SONDAKİKA | Sonunda bir parti harekete geçti! Hürriyet Partisi, yurt dışı alışverişlerinde uygulanan 30€ sınırının kaldırılmasıyla artık tümden imkansız hale getiren karara karşı dava açıyor: “Söz konusu karar vatandaşların mülkiyet hakkına ölçüsüz şekilde müdahale etmektedir. Aynı zamanda bu karar, eşitlik ilkesini ihlal etmektedir.”




YURT DIŞINDAN ALIŞVERİŞİ İMKANSIZ HALE GETİREN CUMHURBAŞKANI KARARI’NA DAVA AÇIYORUZ. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile daha önce 30 Euro’ya indirilen gümrük muafiyeti tümüyle kaldırılmıştır. Bu kararla vatandaşların yurt dışından çevrim içi alışveriş yapması fiilen imkansız hale getirilmiştir. Bu şekilde Türkiye bir kapalı ekonomi haline getirilmektedir. Söz konusu karar vatandaşların mülkiyet hakkına ölçüsüz şekilde müdahale etmektedir. Aynı zamanda bu karar, eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Yurt dışından çevrim içi alışverişin fiilen imkansız hale getirilmesi, cari açığın azaltılması amacıyla açıklanamaz. Bu karar bir avuç ithalatçının vatandaşların sırtından fahiş kârlar elde edilmesi için alınmıştır. Bu karar Türkiye’deki girişimcilik ve üretim faaliyetlerine çok ciddi zarar verecektir. Türkiye’de bulunmayan, AR-GE faaliyetleri ve girişimcilik için gerekli olan ürünler girişimciler tarafından tedarik edilemeyecektir. Hürriyet Partisi olarak Anayasa’ya aykırı ve ulusumuzun menfaatleri aleyhine verilmiş söz konusu karara karşı Danıştay nezdinde dava açacağımızı tüm yurttaşlarımıza duyuruyoruz! Gençlerin kurduğu Hürriyet Partisi, çok kısıtlı olanaklarıyla da olsa hakkı savunulmayan, çıkarları temsil edilmeyen yurttaşların hakkını savunmaya ve onların sesi olmaya devam edecek.




19 Mart'ta ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını yüzlerce polisle gözaltına alan iktidara karşı, iktidara geri adım attırmak ya da en azından onun saldırılarını durdurmak için iki tane kart vardı: 1- Ekonomik boykot 2- Sokak eylemleri Her ikisi de CHP'nin değil, gençlerin başlattığı faaliyetlerdi. CHP yönetimi sokak eylemlerini itinayla, profesyonel şekilde sönümlendirdi. Ekonomik boykot iktidarın canını esas yakabilecek faaliyetti. Fakat CHP ile birlikte ülke çapında yalnızca 1 gün yapıldı, sonrasında rafa kaldırıldı. Tüm gücüyle size saldıran bir istibdat rejimi karşısınızda elinizde iki kart var ve ikisini de kullanmıyorsunuz. Bunu beceriksizlikle açıklamak mümkün değil.


Türkiye’de katilleri titreten, çözülmez denilen cinayetleri leblebi çekirdek gibi çözen o kadını tanıyorsunuz: Müge Anlı. Peki, ekran önünde Demir Leydi olan bu kadının, kameralar kapandığında hayatının, çözdüğü dosyalardan bile daha karmaşık olduğunu biliyor musunuz? İşte o Yasak Aşk manşetlerinin arkasındaki gerçek kaos ve yükseliş hikayesi: Müge Anlı’yı farklı kılan şey; özel hayatını bir devlet sırrı gibi saklamasıdır. Kızı Lidya’yı yıllarca kimse görmedi. Evi nerede, ne yer, ne içer bilinmez. Çünkü geçmişte öyle bir magazin cehennemi yaşadı ki, yemin etti: Bir daha asla malzeme olmayacağım. Müge Anlı’nın kariyerinin başında, gazeteci Burhan Akdağ ile yaptığı evlilik ve sonrasındaki boşanma süreci tam bir meydan savaşıydı. Karşılıklı suçlamalar, velayet kavgaları, şiddet iddiaları... Müge Anlı o dönem mağdur kadın rolünü değil, savaşçı rolünü seçti. Boşanma sürecinde yıpratılmaya çalışıldı ama o, Beni işimle vurun diyerek kendini stüdyoya kapattı. Dobralığı, bana maval okumayın tavrı ve o meşhur bakışları aslında bu hayat mücadelesinin bir eseriydi. Yaralarını sakladı, sadece başarıyı gösterdi. Ve Türkiye'nin en güvenilen ismi oldu. Yıllar sonra... Herkes onun işle evli olduğunu sanırken, canlı yayında bombayı patlattı. İstanbul Asayiş Şube Müdürü Şinasi Yüzbaşıoğlu ile evleneceğini duyurdu. Düşünsenize; Türkiye'nin en büyük dedektifi, devletin üst düzey bir polisiyle evleniyordu. Power Couple (Güçlü Çift) tanımının vücut bulmuş hali. Bu evlilik neden bu kadar olay oldu. Çünkü Müge Anlı, düğününden tek bir kare bile basına sızdırmadı. Gelinliği nasıldı? Kimler vardı? Bilmiyoruz. İnsanların Yasak Aşk veya Olaylı Evlilik diye tık almaya çalıştığı şey aslında bu GİZEM. Milletin yatak odasını ortaya döken kadın, kendi kapısını sıkı sıkı kilitledi. İnternetteki olaylar silsilesi başlıklarına aldanmayın. Buradaki asıl olay; güçlü bir kadının, mutluluğunu nazar değer korkusuyla veya profesyonellik gereği fanusun içinde yaşamasıdır. Eski eşinin zaman zaman yaptığı çıkışlar bile bu yeni kaleyi yıkmaya yetmedi. Müge Anlı, özel hayatım benim kırmızı çizgimdir raconunu çoktan kesti. Sonuç olarak Müge Anlı bize şunu öğretti: Başarı, en büyük intikamdır. Ve gerçek güç; herkes senin hakkında konuşurken, senin susup sadece işini yapmandır. O manşetler atılmaya devam edecek ama o yine reyting rekorları kıracak.












